Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar

Peugeot'da ikinci bahar

Türk tüketicisinin bir zamanlar Yahudi Mercedes'i adını taktığı Peugeot, Türkiye'de hedef büyüttü. Kıraça Grubu'yla ortak kurulan dağıtım şirketi 2003'de 50 bin adetlik satış hedefliyor
Haber ResmiİSTANBUL - Peugeot'nun Türk tüketicisiyle tanışması 1970'li yıllara uzanıyor. O dönem kalitesinin yanı sıra fiyatının da uygunluğu nedeniyle Yahudi Mercedes'i olarak da tanımlanan marka, (ki bugün de İsrail Peu-geot'nun en güçlü olduğu pazarlardan) ithal otomobillerin bir elin parmağını geçmediği günlerde beğeni toplamıştı.
504 modelinin yanı sıra spor tipiyle bugünün 106 ve 206'sının temelini oluşturan 205'ler dönemin popüler Peugeot modelleriydi. Peugeot, uzun yıllar Türkiye'deki satışlarını merkezden yürüttü. Bu da Peugeot tutkunlarında hep satış sonrasında problem yaşarmıyım endişesi yarattı. Bu durum neredeyse her kentte Peugeot'dan anlayan efsanevi ustaların doğmasına neden oldu.

2000 hedefi 25 bin adet
Aradan yıllar geçti ve Peugeot'da ikinci bahar başladı. Peugeot uluslararası genişleme politikasına paralel olarak Türkiye'de yüzde 40'ı İnan Kıraç'ın sahibi olduğu Kıraça Grubu'nun, yüzde 60'ı ise Automobiles Peugeot'nun olan, Peugeot Otomo- tiv Pazarlama'yı (POP) kurdu. POP'un hedefi 70 bayiden oluşan bir pazarlama ve dağıtım ağı oluşturmak. Şirket 2000 yılında 25 bin otomobil satmayı planlıyor. 2003 yılında ise bu rakamın 50 bine çıkması bekleniyor.
50 bin adetlik satışla Peugeot'nun Türkiye otomobil pazarında yüzde 8 pay alması hedefleniyor. Bu şirketin hedefinin Türkiye'de toplam pazarın 600 binlere çıkması olduğu anlamına geliyor ki, bu da Fransızla- rın Türk otomobil pazarına güvendiğini gösteriyor. Çünkü 1993'lerdeki başarılı performansın ardından 1 milyon adetlik satışlara ulaşacağını düşünen sektör araya giren krizlerle sarsılmış ve 1999'u 300 binlere ulaşan rakamla kapatmıştı.
Automobiles Genel Müdürü Frederic Saint-Geours Türkiye'deki yeniden yapılanmayla kritik bir viraj aldıklarını söylüyor. Saint-Geours, "Türkiye bizim için stratejik bir pazar. Son beş yılda Türkiye'deki satışlarımız 5 binden 15 bin 600'e çıktı. Ancak toplam pazarın yüzde 4'üne karşılık gelen bu rakamı da yeterli görmüyoruz. Amacımız Türkiye'de daha etkin ve kalıcı olmak. Pazara her yıl stratejik yeni bir model sunacağız. 2000'de Peugeot 607 piyasa- ya çıkacak" dedi. Binek otomobil satışında Peugeot'nun dünya çapında altıncı, Batı Avrupa'da ise ikinci olduğuna da işaret eden Saint-Geours, "Batı Avrupa dışındaki geliş- me politikamız için Türkiye kritik öne- me sahip. Bu gelişim yeni modellerimizle desteklenecek. Ayrıca Türkiye'nin uyguladığı ekonomik programın başarılı olacağına da inanıyoruz" açıklamasını yaptı. Kıraça Grubu Başkanı İnan Kıraç da Peugeot'nun özellikle 106 ve 206 modellerinin Türkiye'ye uygunluğunu vurgulayarak "10 bin 206 alabilsek 10 binini de satardık. Türkiye'de A ve B tipi otomobillere ihtiyaç var" dedi.

140 ülkenin aslanı
Peugeot'nun binek ve ticari araçları dünyanın 140 ülkesinde 10 bin satış noktasında tüketicilere ulaşıyor. Otomobil pazarının tanınmış markalarından Citroen ile Peugeot için kardeş denilebilir. Çünkü PSA Peugeot Citroen isimli şirket bu iki markanın üreticisi. Peugeot 1999 yılında dünyada 142 bin 700 adet 106, 550 bin 900 adet 206, 331 bin 800 adet 306, 252 bin 800 adet de 406 sattı. Ticari araç satılarında 97 bin 800 adetle Partner en yüksek satışa ulaştı. (Radikal)


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.