ABD'den dengeli raporABD Dışişleri Bakanlığı'nın hazırladığı Türkiye 1999 raporunda birçok insan hakları ihlalinin sürdüğü vurgulandı. Raporda Ecevit hükümetinin olumlu adımlar attığının da altı çizildi ANKARA - ABD Dışişleri Bakanlığı Kongre'ye sunmak üzere hazırladığı insan hakları raporlarını dün açıkladı. Türkiye için hazırlanan raporda 1999'da insan hakları ihlallerinin sürdüğü, ancak Ecevit hükümetinin olumlu adımlar attığı vurgulandı.
Raporda, her yıl olduğu gibi yargısız infaz, işkence ve kötü muamele, kayıplar, gözaltılar, adil yargı, özel yaşama saygı, basın ve ifade özgürlüğü, örgütlenme ve din özgürlüğü, siyasi haklar gibi konular üzerinde duruldu. Üst düzey bir ABD'li diplomatın 'dengeli' olarak nitelediği raporda özetle şu görüşlere yer verildi:MGK ve ordunun yeri: MGK eşit sayıda asker ve sivilden oluşan güçlü bir anayasal kuruluştur. MGK, orduyu laikliği koruyan anayasal 'güç' olarak tanımlamakta, hükümeti, radikal İslam tehdidini doğru algılayıp ona yaşama şansı tanımama konusunda teşvik etmekte ve İslamcı medyayı devletin temmellerini yıkmak için çaba göstermekle suçlamaktadır. Ordu ise hükümet politikaları üstündeki katı ama dolaylı etkisini kullanmayı sürdürüyor. Ecevit farkı Ecevit hükümetinin başlattığı değişikler insan hakları alanında gelişmelere öncülük etti. Bu değişiklikler çerçevesinde, DGM'lerden askeri yargıç çekildi, işkence yapan ve işkenceyi saklayan kamu görevlilerine verilen cezalar artırıldı, savcıya gözaltı merkezlerinde ani incelemeler yapma hakkı verildi, siyasi parti kapatma zorlaştırıldı, basın yoluyla işlenen suçların cezaları üç yıl ertelendi, güvenlik güçleri de dahil olmak üzere memurların yargılanma süreciyle ilgili değişiklik yapıldı. Herkes basın yayın organlarına rahatlıkla ulaşabiliyor. Gazeteciler yöneticileri eleştirebiliyor.
PKK'yla mücadelede kat edilen mesafe sayesinde Kürt sorunu daha güçlü bir şekilde konuşulmaya başlandı. İnsan haklarından sorumlu Devlet Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı yasal değişikliklerin hayata geçirilmesi için çalışmalarını hızlandırdı. Güvenlik güçleri insan hakları konusunda eğitilmeye başlandı. Güneydoğuda bazı kısıtlamalara son verildi. Van'da İHD bürosu yeniden açıldı. İhlaller sürüyor Bazı şarkı ve şarkıcılar yasak olmakla birlikte Kürtçe şarkıların kaydedilmesi ve insanların bunlara rahatlıkla ulaşması mümkün. Kürtçe yayınlar da yasal. Kürtler düğün gibi kültürel etkinliklerini yerine getirebildikleri gibi günlük yaşamda Kürtçe konuşabiliyorlar.
Ciddi insan hakkı ihlalleri sürmektedir. Yargısız infazlar, siyasi kayıplar ve işkencede ölümler hâlâ rapor ediliyor. Kolluk kuvvetleri işkence ve infaz yaptıklarında nadiren ve hafif cezalara çarptırılıyor. Bu durum işkenceyle mücadeledeki en büyük engeldir. Metin Göktepe, Manisalı gençler ve Ulucanlar'da 10 hükümlünün öldürülmesi davaları buna örnektir.
Cezaevi koşulları hâlâ zayıftır. Polis ve jandarma keyfi gözaltılara ve alıkoymalara başvurmayı sürdürüyor. Devlet vatandaşların
özel haklarını ihlal ediyor. İfade özgürlüğünün ve basının önündeki sınırlar ciddi bir problem olarak kalmıştır. RTÜK televizyon ve radyo kapatmaya devam etti. Yetkililer bazı yayın organlarını yasakladığı gibi gazete ofislerini basarak sansür uygulamıştır. Güvenlik güçleri defalarca gazetecileri dövmüştür. Polis ve mahkemeler, 1982 Anayasası'nın bazı maddelerini kullanarak ifade özgürlüğünü kısıtlıyorlar. 1999 sonuna kadar 18 gazeteci cezaevindeydi. Polis ve jandarma dernek ve toplulukların özgürlüklerini hâlâ kısıtlıyor ve göstericilere kötü muamele ediliyor.
Aile içi şiddet ve kadınlara yönelik ayrımcılık devam ediyor. Çocuk emeği sömürülüyor. İşçi haklarında kısıtlamalar var. Kürtler inkâr ediliyor Güneydoğu hâlâ ciddi bir sorun. OHAL bazı olumsuzluklara neden oluyor. Bölgedeki yargısız infazlardan birçoğu çözülmedi. Polis ve jandarma sivillere işkence yaptı. 560 bin kişi hâlâ köylerine dönemedi. Diyarbakır'daki İHD ve bazı sivil toplum örgütlerinin bürolarının kapatıldığına dikkat çekildi. Kürtler dillerini konuşabildiği, Kürtçe şarkıların kaydedildiği kasetlere rahatlıkla ulaşabildiği ve kültürel faaliyetlerini yerine getirebildikleri halde, yönetim kürtlerin varlığını inkâr etmektedir. Kürtçe yayınlar yasal, ama polis bazı gazetelerin dağıtımını yasaklıyor. Kürtçe radyo ve TV yasak, ama bir askeri üsten yayın yaptığı sanılan Kürtçe bir kanal bulunmaktadır." Hizbullah desteklendi Raporun Hizbullah ile ilgili kısmında bazı insan hakları kuruluşlarının "Devlet PKK'ya karşı kullanmak amacıyla Hizbullah'a silah desteği de dahil olmak üzere destek sağlamıştır" iddialarına yer verildi. Bu iddianın ABD'ye ait olmadığı ve sivil toplum örgütleri tarafından ortaya atıldığı özellikle ima edildi. 'Fuhuş merkezi' Raporda ilk kez kadın ticaretine de geniş yer ayrıldı. Türkiye'nin kadın ve genç kız ticaretinin bölgesel merkezi haline geldiği vurgulanırken, "Türkiye ana geçiş ve varış noktası olmuştur" ifadeleri yer aldı. Kadınların Arnavutluk, Moldova, Bulgaristan, Romanya ve Ukrayna'dan geldiğine dikkat çekilirken bu trafiğin büyük ölçüde Rus mafyasının kontrolünde olduğu belirtildi. Asya ve Afrika'dan da kadınların getirildiğinin kaydedildiği raporda, "Kadınları İstanbul otellerinde tutuyorlar. Kaçmak isteyenler tecavüze uğruyor, dövülüyor ya da öldürülüyorlar" denildi. (Radikal)
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
|