Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar

HADEP'liler, Avrupa ve rutin

hdevrim@hurriyet.com.tr
Nasreddin Hoca'nın kadı sıfatıyla davacıya "Sen haklısın!" dedikten sonra, savunmasını dinlediği davalıya "Sen de haklısın!" demesine benzer bir durum.

   - Avrupa, HADEP'li belediye başkanlarının gözaltına alınış biçimini ve jandarma marifetiyle sorgulanmasını anlamakta güçlük çekecektir.
Doğru! Bunu söyleyenlere haksızsınız, diyemeyiz.

   - Avrupa'da ırkçılığa eğilimli bir milliyetçi zemin var. Canlanmasına, bir noktadan sonra azgınlaşacağı tecrübeyle sabit olduğu için izin verilmiyor. (Avusturya'da Haider, Fransa'da Le Pen olayları.) Amerika, zenci düşmanlığı illleti nüksetmesin diye tetikte. İngiltere'de "İrlanda Savaşı" adlı kitabı yazan gazetecilerin başına gelenleri dünkü gazetelerde okuduk.
Doğrudur! Böyle diyenler de haklı!
Basiret, bu iki ucun tam ortasında sanki saklanmış, bize yüzünü göstermek istemiyor.
Dün, Başbakan Ecevit'e kulak verdim, "Savcılar bizi bilgilendirsin!" diyordu. Adalet Bakanı Türk "Gözaltında bazı aşırılıklar var" diye adeta şikâyetçi. Şaşkınlık işaretleri.
Bence doğru teşhisi koyan CHP Lideri Altan Öymen.
Nitekim dün:

   - Kamuoyu ikna olmadı, diyordu.
Size bir "haklı" daha, ve bence doğruların en geçerli olanını, en işe yararını o söylüyor.
Kamuoyunu bilgilendirmedeki (devam eden) gecikme bir hata, yani ilk defa işlenen bir kusur değil; bizde yerleşmiş bir yanlışın son belirtisidir.
Soruşturmanın gizliliği şartı yeterli bir gerekçe değil. Bunun da altında, noksanların en büyüğü yatıyor: halkın (artık ilave etmek lazım ki, aynı zamanda Avrupa'nın) güvenini kazanamamış olmak.
Bakın bu defa rutin dışına çıkıldı mı, çıkılmadı mı? Emin olamıyoruz ki!

TELAYNAK
Ceyhan Altınyeleklioğlu misafiri Bedri Baykam'dan, hazır saz heyeti de oradayken, bir şarkı söylemesini istedi. (Faslı Muhabbet, 20 şubat, TRT 2). Ressam bu sefer direndi: resim, siyaset, sinema dışında bir alana girmek istemiyormuş: bir bu kalmıştı yapmadığın, diyeceklere fırsat vermemek için.
Ama sabredemeyerek gene de devam etti:

   - Fransızca, İngilizce, Türkçe güzel şarkı söylerim aslında. (Bir kuple de söyledi.) Çiğdem Tunç'un programında, canlı yayında söylemiştim zaten. Hazır bir videom da var.
Haberiniz olsun, sonradan "İşittin de bizi niye uyarmadın?" demeyin.
Ben vaktiyle maydanoza kıyamamıştım. Acaba, diyorum; bu ayrıkotu nasıl bir bitkidir?

Dil Yâresi
Türkçe dostlarından
(Alpay Akhun)

  • İBDA-C örgütünün kısaltılmış adı, başta Ali Kırca birçok haber spikerinin ağzında ("a" sesi uzatılarak) "İBDAA" oluyor. Aslı İslamî Büyük Doğu Akıncılar-Cephesi'dir.
Bunu düzeltir misiniz!

"Eyyam ağaları"na bir uyarı
Cihannüma'nın kıdemli okurları umarım hatırlayacaklar; bir ara Türkçe temrinleri yapıyorduk. Bir kelimeyi veya deyimi alıyor, yaşadığımız günlerin olaylarından, insanlarından örnekler vererek bunun anlam tarifini daha kolay anlaşılır kılmaya çalışıyorduk. Hatırlayanlarınız oldu mu?
Bugün de yeni bir örnekle deneyelim ister misiniz?
Bakın şimdi!..
Eyyam ağası deyimi var, sık işittiğinizi sanmam; "Davranışını zamana ve zemine göre ayarlayan, fırsat kollamakta usta, her devrin büyüklerine ve güç sahiplerine şirin görünerek işini yürütmeyi bilen kişi" demektir. Eyyam efendisi de denir.
İsterseniz tarifi bir kere daha dikkatle okuyun. Okudunuz mu? Öyleyse uygulamalı (veya açıklamalı) Türkçe temrinine başlayabiliriz.
Süleyman Demirel, bir dönem daha cumhurbaşkanlığı etme imkânını yan cebime koyun demiyor, bunu hepiniz biliyorsunuz; muhterem bu konudaki tokgözlülüğünü kaç kere dile getirdi, inkâr edemezsiniz.
O cephede durum belli. Beride, yani kamuoyu oluşturan odaklar cephesinde farklılıklar var. Seçebildiğim kadarıyla siyasetçilerin, gazetecilerin, köşe yazarlarının, eşimizin dostumuzun büyük çoğunluğunu "Yetti bitti! Yeter gari!" diyenler oluşturuyor; gerekçelerini de açığa vurdular.
Demirel'in ikinci dönem cumhurbaşkanlığına karşı çıkanlar kalabalığını dikkatle gözlemenizi rica ediyorum. İbrenin Süleyman Bey'den yana dönmeye yüz tutmasıyla birlikte, bu saflarda eksilmeler başlayacak, ihtimal güçlendikçe fire artacak ve ilk dediğinde direnebilenlerin sayıca azlığı insanlara olan güveninizin, cesaretinizin kırılmasına yol açacaktır.
Karşı olanlar safından, Demirel'in cumhurbaşkanlığı süresini uzatabilme ihtimali arttıkça, taraftarlar safına geçecekler var ya, işte dikkatle bakarsanız kolayca seçebileceğiniz bu insanlara eyyam ağası veya eyyam efendisi denir; canınız hangisini çekerse...
Güngör Mengi'nin, biraz uzunca olan "Bugün yazık ki Demirel'i yeniden seçmek için katlanacağımız demokrasi ve hukuk ayıbı, buna geçit vermemek yüzünden çıkacak krizin zararları yanında hiç kalacaktır" cümlesi (Sabah, 24 şubat), büyük virajın yaklaştığına işarettir.
Yok yere kazalara ve zarara uğramamak için, eyyam ağalarının frene basmaya başlamalarında bence fayda var.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.