Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar

7 Mart 2000

Gerçek ve güneş yanığı

Yalnızca iyi bir 'politik film' örneği: 'Güneşe Yolculuk'
Haber ResmiTunca ARSLAN
Yunan mitolojisinin ünlü efsanesinde, İkarus'un babasıyla birlikte Girit Kralı'nın hapishanesinden kaçmak için gösterdiği cesaret anlatılır. Ama 'cesaret' başka, hedefe ulaşabilmek başkadır... Balmumuyla yapıştırdığı yapay kanatlarıyla Ege denizi üzerinde uçan İkarus, güneşe (gerçeğe) yaklaştıkça kanatlarındaki tutkal erimiş, sonunda denize düşerek boğulmuştur. Güneşe, yani gerçeğe yapılan yolculuğun sağlam kanatlar ve daha güçlü yapıştırıcı gerektirdiğini hesap edememiştir İkarus.
Kürt sorunu bağlamında düşünüldüğünde, Yeşim Ustaoğlu'nun 'Güneşe Yolculuk'u da 'cesaret' örneği olarak kabul ediliyor. Bunun tartışmasını yapmak niyetinde değilim, ama Körfez Savaşı'yla birlikte soruna Batı'nın müdahale etmesi ve uluslararası dengelerin değişmesinden sonra gösterilen 'cesaret' örneklerinin çoğunu, ancak Bayan Mitterand'ın 'samimiyetiyle' eşdeğer kabul ettiğimi de belirtmeliyim. Önemli olan 'Güneşe Yolculuk'un kanatları ve kullanılan yapıştırıcı, yani filmin ideolojik yapısı ki, asıl 'erime'yle burada karşılaşıyoruz.

Yürek katılan bir yolculuk
Biri Tireli, diğeri Doğu'nun boşaltılmış köylerinden biri olan Zorduç'tan gelen iki yoksul delikanlının İstanbul'daki dostlukları ve dışlanmışlıkları temelinde gelişiyor 'Güneşe Yolculuk'. Politik nedenlerden polisle başı dertte olan Kürt Berzan, bir korsan gösteri sırasında polis tarafından öldürülünce, Tireli Mehmet arkadaşının cenazesini ait olduğu topraklara götürmek için yola düşüyor. Mehmet'in, Almanya'da doğan, çamaşırhanede çalışan kız arkadaşı Arzu da yüreğini katıyor bu yolculuğa.
Yeşim Ustaoğlu, Kürt sorununu garip bir biçimde 'marjinalite' sorunu olarak ele almış ve Kürt kimliğini son yıllarda sosyolojik-sosyetik bir moda kavram haline gelen 'öteki'nin içine sığdırmaya çalışmış. Benzer örnekler akla getirildiğinde zenciler, eşcinseller, çingeneler, göçmenler gibi Kürtler de 'öteki' olarak ele alınıyor filmde ve çözümün 'ötekileşmekten' geçtiği vurgulanıyor. Bu açıdan bir 'kimlik arayışını' öykülediği söylenen 'Güneşe Yolculuk'un, Kürt Berzan açısından hiçbir kimliksel tartışma yapmaması, Tireli Mehmet'in kimliğini ise değiştirmesi çok çarpıcı. Arkadaşı gibi esmer tenli Doğulu'ya benzeyen Mehmet, sonunda nereli olduğu sorulduğunda 'Zorduç'luyum' diyerek bilinç uyanması yaşıyor! Yani söylendiğinin tersine 'kardeşlik' mesajı falan vermiyor 'Güneşe Yolculuk'. Ezilenlerin, hep birlikte 'en ezilen'in kimliğine bürünmesinden başka çözüm olmadığını savunuyor, 'Ben de zenciyim', 'Ben de çingeneyim', 'Ben de eşcinselim' gibi 'Ben de Kürdüm' denmesini öneriyor. Bu 'bilince' erişmemiş 'alt tabaka' ise sağa sola saldıran milliyetçi futbol fanatikleri ya da gözaltından çıkan Mehmet'i kovan oda arkadaşlarından ibaret gösteriliyor filmde.

Politik yöntemle film yapmak
Kürtlerin kapılarına çekilen kırmızı çarpı işaretleri var bir de... Yaşanan onca şeye ve onca 'karıştırıcı parmağa' karşın, Türklerle Kürtlerin bir türlü boğaz boğaza getirilemediği düşünülürse, bu toprakların değil, yalnızca filmdeki vehametin sembolü olmaktan başka anlam taşımıyor bu işaretler...
Godard, 'Ne Yapmalı?' başlıklı makalesinde, 'Politik filmler yapmalıyız' ve 'Politik yöntemle filmler yapmalıyız' diyerek iki farklı önerme atar ortaya. 'Politik film' yapmak, idealist ve metafizik bir dünya görüşüyle ilgilidir ve burjuvazinin safında kalmaktır ünlü yönetmene göre. 'Politik yöntemle yapılan film' ise Marksizm ve diyalektikle ilgili olup emekçilerin yanında yer almaktır... Bence 'Güneşe Yolculuk', Godard'ın deyimiyle yalnızca iyi bir 'politik film' örneği olmaktan öteye gidemiyor. Örneğin Yılmaz Güney'in 'Yol'uyla arasındaki en büyük fark da bu...
GÜNEŞE YOLCULUK
Yönetmen: Yeşim Ustaoğlu
Senaryo: Yeşim Ustaoğlu
Oyuncular: Nevruz Baz, Nazmi Kırık, Mizgin Kapazan, Ara Güler


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.