![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar |
|
7 Mart 2000 Ruhan ve Mesut: Yerli malı atletler Batı'nın, hemen her konudaki büyük ilerleme ve gelişmesinin temelindeki unsurlardan, benim kanımca, en önemli olanı kabiliyetli ve liderlik kapasitesi olan gençleri zamanında keşfetmeleri ve onları desteklemeleridir. Batı, sporda da aynı felsefeyi işler. Batı ülkelerindeki hemen tüm ünlü sporcular, çok genç yaştan beri sahalarda koşan, koşturan, atan ve atlayan kişiler olup, yıllardır kabiliyetleri nedeniyle, ellerinden tutulmuş ve desteklenmiş insanlardır. Bir ülkede spor, ancak böyle bir felsefeye inanan yetkililerin planlı çalışmaları sonunda ilerler.Atletizmde, son yıllarda görülen 'ithal malı' atletlere iki yönden bakmak gerek. Eğer bunlar, kendi istekleri ile Türk bayrağını taşımak isterlerse, o zaman bunlara söylenecek tek kelime 'Buyrun' olur. Ama, federasyonun kendi başarısını göstermek amacı ile, milli takımı ithal malı atletlerle doldurmak istemesi halinde, benim tepkim 'Dur bakalım' olacaktır ve olmuştur. Eğer, çok az bir farkla yerli atletin derecesi üstünde attı diye, ithal malı bir atleti takıma alıp, bir Türk atletini takımdan çıkarır ve onun sahaları terk etmesine dahi aldırmazsa, ben federasyonun karşısına dikilirim. Federasyonun bu akıl almaz tutumuna rağmen, Türkiye'de bazı kabiliyetler, genç ve dinamik antrenörler tarafından sahalara çekilebiliyor ve başarılı oluyorlar. Bunlardan iki tanesini sizlere tanıtmak isterim. Ruhan Işım, İzmirli bir kabiliyet. Sırıkla atlama ve 110 engelli Türkiye rekortmeni. Bundan birkaç yıl önce, Amerika'da eğitim yapmak istediğini ve mali kaynağı olmadığını söylediğinden, bazı arkadaşlarım ve ben, kendi cebimizden verdiğimiz paralarla onu Amerika'ya yolladık. Bu arada, Ruhan'ın bir mali sıkıntısında konuştuğu Mustafa Koç, gözünü kırpmadan, istenen parayı hemen Amerika'ya yolladı. Gene İzmirli bir genç atlet olan Mesut, 100 ve 200 metre koşuyor ve uzun atlıyor. Muazzam bir kabiliyet. O da geldi ve Ruhan'la birlikte Amerika'da okumak istediğini söyledi. Bazı arkadaşlarım, Rıfat Sarıcaoğlu ve ben, cebimizden çıkan paralarla bu genci Amerika'ya yolladık. Ruhan ve Mesut, bu arada İzmir'deki kulüplerinden de biraz yardım görüyorlardı. Ruhan, bir süre sonra Fenerbahçe'ye girdi. Onlar da ellerinden geleni yaptılar. Ama, bir süre sonra, her ikisinin, kulüplerinin de para gönderme imkanları ortadan kalktı. Bunun üzerine, ENKA'nın sahibi Şarık Tara ve ENKA kulübünün yetkilisi Nejat Gül'le konuştum ve bu iki atletin ENKA'ya alınmasını ve eğitimlerinin ENKA tarafından üstlenilmesini rica ettim, kabul ettiler. Geçen yıl, çeşitli nedenlerle, bu iki atletin de gerektiği kadar ENKA'ya faydalı olamamalarına rağmen, Tara ve Gül, büyük bir sportmenlik ve insancıl anlayışla, bu gençlerin epey para tutan burslarını kesmediler ve Ruhan ve Mesut'un Amerika'da daha rahat bir eğitim görme imkanını sürdürdüler. Sonuç ise, hepimizin yüzünü güldüren bir tarzda ortaya çıktı. Ruhan, bu yıl içinde sırıkla atladığı 5.60 ve 5.66 metrelik dereceleri ile Sydney için, IOC ve IAAF tarafından konan barajı geçti. Mesut ise, mevsim başı atladığı 7.91 metrelik derecesini bu hafta sonu 8.09 metreye çıkardı ve o da, olimpiyad barajını geçti. Ruhan ve Mesut'un bu başarılarının ardında durup, mali katkıda bulunan dostlarıma ve inandıkları yolda, inatla gitmesini bilen Şarık Tara ve Nejat Gül'e hepimiz adına teşekkür ediyorum. Bu arada, Ankara'daki Türkiye Doping Merkezi'nin başarı ile çalıştığı haberlerine de çok memnun oldum. İşin daha gurur duyulacak tarafı ise, 20 yıldır çalışan Köln merkezinin yaptığı bir hatanın da Ankara tarafından bulunması. Gönül ister ki, Türk sporuna, çok yakın bir gelecekte büyük bir sorun olacak doping konusunda yetkililer ve kulüp yöneticileri hemen harekete geçip, sporcuları bilinçlendirsinler ve sonu gayet kötü olabilecek olayları önleyebilsinler.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
|