![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar |
|
7 Mart 2000 Anayasa'ya dönüş ismet.berkan@radikal.com.trHafta sonu için bile olsa Türkiye gündeminden kaçmanın büyük yararları var. Böylece kısır tartışmaları geride bırakıp biraz geriden olaylara bakma fırsatı elde edebiliyor insan. Ben yazmaktan sıkıldım, eminim siz de okumaktan sıkıldınız ama bir kez daha tekrar edeyim: Anayasa değişikliği paketinin Bayram ertesine kaldığı kesinleşti. Bunun sağladığı gevşemeden olsa gerek, paket üzerindeki tartışmalar ve pazarlıklar da devam ediyor. Fazilet, pazarlığı yüksekten yapmaya devam ediyor. Çünkü artık bu pazarlıkların içinde bir yeni unsur daha var: Fazilet içindeki çekişme. Fazilet, 69. maddenin altıncı fıkrasıyla yetinmiyor, buna mutlaka yedinci fıkranın da eklenmesini istiyor, bu bilinen bir şey. Ama cumartesi gününden başlayarak pakete Anayasa dışı unsurların da girmesi istenmeye başlandı ki, bu henüz pek bilinmiyor. Anayasa dışı unsurlardan kasıt ise Türk Ceza Kanunu'nun 312. maddesi. Biliyorsunuz Tayyip Erdoğan bu maddeden mahkûm oldu, o yüzden süresiz siyaset yasağına tabi. Ayrıca başta Necmettin Erbakan olmak üzere pek çok Refah ileri geleninin halen bu maddeden yargılanmakta olduğunu ve ömür boyu siyaset yasağıyla yüz yüze bulunduğunu unutmamak gerek. Fazilet'in yenilikçi kanadı, parti yönetiminin yürütülen pazarlıklara 312. maddeyi de katması gerektiğini epeydir söylüyordu. En son Abdullah Gül, "312'yi değiştirmek Anayasa'yı değiştirmekten kolay" diyerek istemi yineledi. Ancak anlaşılan o ki, bugüne kadar masaya pek getirilmeyen 312 değişikliği en azından cumartesi gününden itibaren Fazilet'in resmi talebi haline geldi. Oysa hükümet kanadı şu an için bu talebi karşılamaya, en azından Anayasa paketiyle eş zamanlı olarak karşılamaya pek hazır değil. O yüzden hükümet kanadından Fazilet'e açık bir mesaj gitti: "Şimdi Anayasa'yı değiştirelim, daha sonra da geniş bir demokratikleşme paketi içinde 312 de dahil her şeyi ele alıp değiştirelim." Fazilet'in tutumu pazarlığı içinden çıkılmaz ve ahlaki anlamda tartışılır hale getiriyor. Evet Türkiye'nin 312'yi değiştirmeye ihtiyacı var. Bu iş bugün ya da yarın nasıl olsa yapılacak ama şimdi ve bu şekilde istenince insanın içi gerçekten bir tuhaf oluyor. Fazilet'in bu pazarlıklı tutumu, aslında Anayasa paketinin üzerinde kolayca uzlaşılabilir cinsten maddelerle genişletilmesi girişimlerinin de önünü tıkıyor. Yani mesela geçici 15. maddenin üçüncü fıkrasını kaldırmaya aslında kimsenin itirazı yok ama hükümet kanadı, "Genişleme başlarsa yol olur, sonra öteki isteklerin önünü alamayız" diyerek paketi genişletmekten uzak duruyor. Öte yandan 312'nin eşzamanlı olarak pakete sokulmak istenmesi de hükümeti çok zorluyor, çünkü liderler zirvesinde daha önce bu konuda karar alındı, 'pazarlığa hayır' dendi. Kabaca özetlemeye çalıştığım bu tartışmalar ve pazarlıklar yüzünden Anayasa işi şimdilik tıkanmış gibi gözüküyor ama siyaset bu. Politikacılar hep şuna inanırlar: "Karanlığın en yoğun olduğu zaman, gündoğumundan hemen önceki zamandır." Herhalde bu hafta sonuna kadar karanlık devam edecek.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
|