Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar

7 Mart 2000

Programı sahibi dinlemezse.........

mood99@bnet.net.tr
"Enflasyonu düşürmek için insanları ikna etmek doğru ama kandırmak değil. Ocak ayı enflasyonu yüzde 5, şubat enflasyonu yüzde 3.9 bile olsa, toplam basit bileşik değil, yüzde 8.9 eder. Geriye kalan 10 ayda ortalama aylık enflasyon basit (bileşik değil) 25-8.9=16,1/10=1.61 eder. Siz buna inanıyor musunuz? Hele bir de bileşiği üzerinden düşünürseniz daha düşük bir enflasyona kim inanır ?...... Bence programı uygulayanlar bile inanmayan tüketici davranışları sergiliyorlar ve halkı inandırmaya devam ediyorlar gibi geliyor bana. Sizce bu ne kadar dürüstçe ?"
'Bozmayın Moralinizi' başlıklı yazımıza tepki gösteren bir okurumuz yukarıdaki mesajı yollamış. TEFE'de ocak ayı artış oranı yüzde 5.8 olurken, cuma günü açıklanan şubat ayı artış oranı da yüzde 4.1 olarak gerçekleşti. 2000 yılının ilk ayında biriktirilmiş TEFE artışı yüzde 10'u, yani yıl sonu hedefinin yarısını geçti. Varsayalım okurumuzun belirttiği gibi 2000 yılı sonunda TEFE artış oranı, hükümetçe hedeflenen yüzde 20'ye ulaşamasın, yüzde 25 hatta yüzde 30'da kalsın. Enflasyonda yüzde 62 ile başladığımız bir yılı yüzde 30 ile bitirmek ve son 25 yılda ulaşılamamış derecede düşük bir seviyeye enflasyonu indirmiş olabilmek başarı değil mi ? Kuşkusuz bu başarı (eğer inancımızı sürdürürsek), hükümetin veya programı savunmaya çalışan birkaç köşe yazarının ya da ömrü yollarda geçen TCMB Başkanı'nın başarısı olmayacak, tüm toplumun ortak başarısı olacak. Daha da önemlisi, bizlere 2001 yılında yüzde 10'ları ve daha altını hedefleme moralini ve gücünü verecek.
Bizim karşı çıktığımız diğer önemli yanılgı ise 36 aylık, kapsamlı ve detaylı bir programın sonucunu ikinci ayın sonunda almayı arzulama sabırsızlığımızdır. Sanıyoruz ki daha da acısı, ikinci ayın sonunda, 'Bu iş olmaz' diyerek pes etmemiz olacaktır. Mahfi Eğilmez'in gözler önüne serdiği ilginç tablo ise, maalesef bu konuda 'sabıkalı' olduğumuza işaret ediyor. Çeşitli sebeplerle disiplinin elden bırakılması, inancın kaybedilmesi ve sabırsızlığın karamsarlığa dönüşmesi sonucunda yılın ikinci yarıları, istisnai durumlar haricinde, ülkemizde enflasyonun arttığı dönemler olarak gözükmekte. 2000 yılının da bu genel kurala uygun olarak tamamlanmaması bizim elimizde.
Hafta sonu okurumuzun mesajını okuduktan sonra TV kanalları arasında 'Zaplamaya' başladık. NTV'de, Finans Dünyası dergisinin 'Enflasyonla Mücadele Programını Sahiplenelim' konulu panelinin açılış konuşmasını yapan Başbakan Ecevit'i ilgiyle dinledik. Canlı bağlantı ile verilen bu konuşma sonrasında 'zap' turumuza devam ettik. Yarım veya bir saat sonra ise bu kez CNN Türk'de, Başbakan'a Boğaziçi Üniversitesi'nden yapılan canlı yayında rastladık. Anladık ki Sayın Başbakan, paneli izlemeye dahi vakit bulamayarak yoğun programında, konuşmasını yapıp, yola çıkmıştı. Belki biz çok fazla şey istiyoruz ama programı sahiplenmek, sadece açılış konuşması yapmak ve ödül almak için törene katılmak anlamına gelmiyor. Her fırsatta enflasyonla mücadele programında hedef gösterilen özel sektör yöneticilerinin, akademisyenlerin, gazetecilerin, sivil toplum örgütü ve baskı grubu temsilcilerinin ne düşündüğünü en azından kendi kulağıyla dinlemek, daha da faydalısı onları ikna etmek için tartışmak, eğer bu programın sahibi hükümet veya Sayın Başbakan'sa, kendisinin temel görevidir. Unutmayalım ki ekonomik başarı için siyasi 'istikrarın' bozulmaması gereği her fırsatta savunuluyor. Ve gene unutmayalım ki siyaset sadece Meclis'te yapılan 'kıyak' işler değildir.
mood99@bnet.net.tr


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.