|
17 Mart 2000
'Enflasyon üç yılda tek hane'Geleceğin bankacılığı projesiyle bireysel, ticari ve kurumsal bankacılıkta atağa kalkan Pamukbank'ın genel müdürü Orhan Emirdağ, enflasyon hedefinde beş puanlık sapma olacağını, bunun programı etkilemeyeceğini söyledi. Emirdağ'a göre, enflasyon üç yıl içinde tek haneli rakamlara inecek BELGİN BAYIR LEVENT
İSTANBUL - Enflasyonun düşüş trendine girmesiyle bankalarda da değişim rüzgârları esmeye başladı. Bu rüzgârı en çabuk yakalayanlardan biri de Pamukbank. Bireysel bankacılıkta müşteri ve işlem adedi açısından ilk üç banka arasında yer alan Pamukbank, geleceğin bankacılığı projesiyle ticari ve kurumsal bankacılıkta da atağa kalkmaya hazırlanıyor. Tüm projeksiyonlarını düşen enflasyona göre yapan Pamukbank'ın genel müdürü Orhan Emirdağ'la bankanın hedefleri ve bankacılık sektöründeki gelişmeler hakkında konuştuk.1999 yılı Türkiye açısından zor bir yıldı. Pamukbank 1999'u nasıl geçirdi? Pamukbank için 1999 genelde iyi bir yıldı, diyebiliriz. Bilanço büyüklüğü olarak yüzde 104'lük bir artış gerçekleştirdik. Bu ilk beş banka içinde en yüksek oranlı artış. Bunun yanında 1998'de 29 tilyon lira civarında olan net kârımız 74 trilyon liraya çıktı. Bu artışta kamu kâğıtlarından elde ettiğimiz kârın payı çok küçük. Buna rağmen bu kârın gerçekleşmiş olması önemli. Bu arada iştiraklerimizden biri olan ve yüzde 8'ine sahip olduğumuz Turkcell'in 1999 yılında gösterdiği performans, piyasa değerindeki artış Pamukbank'ı da olumlu etkiledi. Söz konusu şirketin 2000 yılının ilk yarısındaki halka arz olayının da Pamukbank'ın özkaynaklarında ciddi oranda artışa neden olacağını düşünüyorum. 2000'li yıllar için hazırlık yaptınız mı? 1999 yılı aynı zamanda 2000'li yıllar için daha uzun vadeli hazırlıklarının önem kazandığı bir yıl oldu. Para programı, IMF ile yapılan anlaşma, enflasyonun düşürülmesi konusundaki genel beklentiler, 1998'de başladığımız 1999'da ağırlık kazanan çalışmalarımızın önemini daha da artırdı. Bu yıl 1998'den beri sürdürdüğümüz geleceğin bankacılığı projesini uygulamaya koyacağız. Bu yıl özellikle yılın ikinci yarısında Pamukbank'ın ismini çok sık duyacaksınız. Pamukbank hemen her alanda etkinliğini çok artıracak. Geleceğin bankacılığı projesinde neler var? Dünyanın en büyük danışmanlık şirketlerinden McKinsey ile çalıştığımız bu projede amacımız, Pamukbank'ı 2000'li yıllarda Türkiye'de en önlerde, ama dünya devleriyle yarışabilecek bir banka düzeyine getirmek. Bu proje dört ayaklı bir proje. Birinci ayağı müşteri odaklı bir organizasyon yapısı. Bu çerçevede biz Pamukbank'ın şubelerini, farklı müşteri tiplerine, farklı ürünlerle hitap edebilir hale getireceğiz. İkinci ayakta ise daha etkin kârlılık ve performans ölçümü var. Yani daha etkin şekilde kârlılığı ölçeceğiz ve bu kârlılığa göre de çalışanlarımızı ödüllendireceğiz. Üçüncü ayakta kredi süreçlerini yeniden gözden geçireceğiz. Yani ekonominin genel gidişinden sektörlere inen, sektörlerin içinde alt sektörlerin tahlilini yapan ve dolayısıyla firma değerlendirme ile sektör değerlendirmelerini daha iç içe geçiren bir yapı hedefliyoruz. Bu bağlamda, risk yönetim merkezi oluşturulacak ve sadece kredi riski değil, diğer riskler de gözden geçirilecek ve onunla ilgili hazırlıklar yapılacak. Dördüncü ayakta ise operasyonel verimlilik var. Ayrıca teknolojiyi en üst düzeyde kullanarak aktif pazarlamayı artırmayı ve bankanın bütün operasyonlarının merkezileştirilmesini planlıyoruz.
Geleceğin bankacılığı projesi kapsamında bugüne kadar neler yapıldı?
Geleceğin bankacılığı projesinin pilot şube uygulamaları kasım ayında başladı. Bununla ilgili altyapı ve dekorasyon çalışmalarımız sürüyor. Onların da devreye girmesiyle daha önce bireysel bankacılıkta ilk üçte yer aldığını söylediğimiz Pamukbank, artan rekabet çerçevesinde kurumsal ve ticari bankacılıkta da etkin ve güçlü konuma gelecek. Pilot şubelerdeki büyüklükler ve dış ticaret rakamlarındaki katlanarak giden artışlar bunun en güzel kanıtı. Ayrıca şubedeki hızlı kazanımlar kapsamında kredi kartı ekstrelerine barkod koyduk. Böylece şubelerde zaman kaybını önlemiş olacağız. Ayrıca daha hızlı ve hatasız işlem yapacağız. Bunun yanında yeni ve farklı işlemler de olacak. Bu projeye ne kadar yatırım yaptınız? Geleceğin bankacılık projesine danışmanlık ve ön projeler kapsamında çok fazla para harcamadık. Bu proje altyapıdan çok organizasyona dayalı. Bundan sonra operasyon merkezi ve operasyonel verimlilik açısından yapacağımız yatırımlar var. Bugüne kadar çok ciddi yatırım yapmadık. Önümüzdeki dönem içinde şu anda çok net bir rakamımız yok,
ama çok büyük rakamları planlamıyoruz. Düşen enflasyonda bu işin maliyet tarafı çok önemli. Bu nedenle maliyetleri düşürmek için çok fazla para harcamamak gerekiyor. Bu projelerle birlikte Pamukbank'ın 2000 yılında ulaşmak istediği rakamlar neler? 2000 yılında Pamukbank yaklaşık olarak
8 milyar dolar büyüklükte bir banka olmayı hedefliyor. Bu yüzde 30'un üzerinde bir büyüme demek. Özkaynaklarımız da 1.4 milyar dolar seviyesine gelmiş olacak. Kârlılık konusunda itiraf etmek gerekir ki tahmin yapmak çok kolay değil ve hedef olarak mütavazı rakam koyduk. 74 trilyon liradan 125-130 trilyon lira civarında bir rakama gelmeyi hedefledik. Rakamsal hedeflerin ötesinde biz yıl sonunda -aşağı yukarı beşinci büyük özel bankayız- önümüzdekilerle farkı biraz daha kapatmak istiyoruz. Bireysel bankacılıkta artan rekabete rağmen yine ilk üçte olmaya devam edeceğiz. Bireysel bankacılıkta iddialı bankalardan birisiniz. 2000 yılında yeni ürünler olacak mı? Bireysel bankacılıkta yeni ürünler teknoloji destekli olmalı. Turkcell'le paralel olarak yürüttüğümüz bazı çalışmalar var, ancak onları bugünden açıklamak doğru olmaz. Şunu söylemem lazım. Bizim grup doğru bir trend yakaladı. Telekomünikasyon, perakende bankacılık, enerjiye girdi ve bu alanlar son dönemlerde çok büyük önem kazandı. Bunları yan yana getirdiğinizde, ki bunlara elektronik ticaret ve dijital TV'de eklenecek, özellikle teknoloji destekli bankacılık ürünlerinin daha ön plana çıkacağını söyleyebiliriz.
Bireysel kredi faizlerinde çok hızlı bir düşüş yaşandı. Bu normal mi?
Bireysel kredi rakamlarında çok aktif gözüken bankaların çok üzerindeki rakamlara sahibiz. Ama şunu söylemem lazım biraz ihtiyatlıyız. Bugün çok düşük bireysel kredi rakamlarıyla bangır bangır bağırmıyoruz. Enflasyonun düşeceği konusunda tereddüdümüz yok. Ama bir yıllık bireysel kredideki faizlerin iniş temposuna yıllık ortalama maliyetlerle baktığımızda inilen bazı oranların matematik olarak çok tutarlı olmadığını görüyoruz. Ama uzun vadede bireysel bankacılık daha da kârlı olacak ve gelecekte de bireysel bankacılığa yatırım yapanlar kazanacak.
Hükümet yıla iddialı bir enflasyon hedefiyle başladı. Yıla başlarken sizin hedefiniz neydi? Son iki aydaki gerçekleşmelerden sonra hedeflerinizde değişiklik oldu mu?
Yıl sonu projelerimizi hazırlarken aldığımız enflasyon hedefi para programına koyulan hedeflerdi. Bugün benim gördüğüm kadarıyla bu hedeflerde beş puanlık bir sapma olabilir. Ama programdan çok büyük sapmalar olmayacağı ve başarıyla uygulanacağı kanaatindeyim. Herkes gelecekle ilgili pozisyonunu düşen enflasyona göre aldı. Bu sanayi sektörü için de, bankacılık sektörü için de böyle. Bankalar enflasyonun düşeceğine inanmasa yüzde 35'le satılan kâğıtları almazdı. Bireysel krediler bu kadar düşmezdi. Şu açıdan bakmak lazım. Bilindiği gibi bireysel kredilerde faizi değiştiremiyorsunuz. Bireysel kredi faizlerinin bu oranda düşmesinde, bankaların o faizlerle pozisyon alması etkili. Bunun doğal sonucu olarak da herkes antienflasyonist lobinin bir parçası oldu. Bence ekonomide beklentiler çok
önemli. Yani beklentilerin yukarıya doğru olduğu dönemde kamu yöneticileri, iktidarlar ne yaparsa yapsın enflasyonu aşağı çekmek çok kolay değildir. Bu kez ilk defa bu konuda bir konsensüs oluştu. Bir güven var. Bence çok önemli bir fırsat yakalanmış durumda. Enflasyonda birkaç puanlık sapma olsa da 60'ların üzerindeki rakamlardan hedeflere yaklaşmak çok büyük bir başarı olacak. Bu bir süreç ve bundan sonraki yıllarda da devam edecek. Dolayısıyla ben Türkiye'nin üç yıllık bir süre sonunda tek rakamlı enflasyona doğru gittiğini görüyorum.
Enflasyondaki düşüş sizi nasıl etkileyecek?
Kamu kâğıtlarına çok fazla yönelmeyen, gerçek bankacılığa biraz daha önem veren, bireysel bankacılıkta önlerde olan bir banka
olarak düşen enflasyonun ciddi olarak bizim gibi bankaları olumlu etkileyeceği kanaatindeyim. Biz Pamukbank olarak biraz daha mevduat ağırlıklı bir bankayız. Mevduat ağırlıklı bir bankada faizlerin yüksekliği piyasayı olumsuz etkiliyordu. Bu açıdan olumlu oldu.
Sektör, Bankacılık Üst Kurulu'ndan neler bekliyor?
Bankacılık Üst Kurulu bence Bankalar Kanunu'ndaki en önemli değişikliklerden biri. Üst kurulun kararları bence ekonomi
açısından çok önemli. Çünkü bankacılık Türk ekonomisi içinde önemli ağırlık taşıyor. Orada alınacak kararların doğruluğu, tüm ekonomiyi, ekonominin sorumluluğunu üstlenen, siyasi iktidarları bugün veya yarın etkileyecek. Bu nedenle kurulun muhakkak bağımsız olması gerekiyor. Ancak bağımsız kurul konsepti kültürü, bir günde oluşacak bir kültür değil. Üst kurul kurulduğunda ilk günden bunun olmasını beklemek yanlış. İlk başta bir alışma dönemi olacak. Ancak ben buraya atanacak kişilerin gerçekten Türk bankacılığını bilen, tarafsız, bilgili ve teknik olarak belirli bir donanıma sahip olması gerektiği düşüncesindeyim. Teknik olarak bankacılığı bilmenin yanı sıra regülasyon yeri ve regülasyon kültürü de gerekir. Keza, dış dünyadaki gelişmeler ve denetimdeki genel eğilimler konusunda bir kültüre sahip olmak gerekir. Yedi kişinin yedisinde bu olabilir mi? Bunu beklemek biraz fazla iyimserlik olur. Ama en azından bir kısmının böyle olması ve kararları alması çok önemli.
Piyasa yapıcılığı size göre bankacılık sistemine ne katacak?
Piyasa yapıcılığı sistemi esasında daha az hareketli, daha büyük oyuncuların belirli ağırlıkta olduğu ve piyasa oyuncuları ile kamu yönetimi arasında nispeten daha uyumlu bir yapının kurulması açısından oluşturulan bir sistem. Sistemin geçmiş dönem için daha fazla önem taşıdığını düşünüyorum. Bugün için daha az önemli. Çünkü enflasyon ve faiz oranlarındaki düşüşle birlikte bankaların aktiflerindeki kamu kâğıtlarının oranı giderek azalacak. Ancak sistemin oturması açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyorum.
Siz Pamukbank olarak Hazine ihalelerinde piyasa yapıcılığı kriterlerine uyuyor musunuz? Piyasa yapıcılığına aday olacak mısınız?
Hazine'den konuyla ilgili belgeler yeni elimize ulaştı. İncelemelerimize göre, biz söz konusu kriterlerin çoğuna uyuyoruz. Bu nedenle sanıyorum biz de banka olarak piyasa yapıcılığına aday bankalardan biri olacağız.
Son günlerin en önemli gündem maddesi banka birleşmeleri. Sizce Türkiye'de banka birleşmelerini ne zaman göreceğiz?
Birleşme sadece bankacılıkta değil her yerde. Son olarak Deutsche-Bank ile Dresdner'in birleşmesi çok önemli. Hepimiz bu konulara alışacağız. İlk başta, dünyadaki birleşmelerin belirli bir amacı vardı. Ya farklı ihtisas bankaları yan yana geliyordu ya da farklı bölgelerde etkin olan bankalar birleşiyordu. Ancak Türkiye'de böyle bir yapılanma yok. Çünkü bütün bankalar birbirine benziyor. Bu yüzden Türkiye'de bankaların kendi aralarında birleşmeleri konusunda çok hazır bir ortamın henüz oluşmadığı kanaatindeyim. Sizin böyle bir planınız var mı? Dünyada bu işte ekonomik mantıktan çok, daha güçlü olalım düşüncesi rol oynuyor. O zaman yeniden değerlendirmek, çok küçük kaldık, ne olur'u düşünmek lazım. Bu kültürün oluşması lazım. Şu anda birleşme
için bir planımız yok. Ancak ileride rekabet nereye gidebilir diye bakıldığında her türlü birleşme olabilir. Grup içi, grup dışı. Karşınızdaki banka öyle bir çıkıyor ki bütün düşünceniz değişiyor. Peki size göre Türkiye'deki banka birleşmelerinde yabancıları görecek miyiz? Yabancılar gelecek. Yabancılarla birleşmeler, satın almalar, ortak olmaların gündeme geleceği kaanatindeyim. Önümüzdeki dönemde farklı şeyleri düşünmemiz gerekebilir. Alman-ya'da Deutsche Bank ile Dresdner Bank arasındaki birleşme bunun bir göstergesi.
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kapsamına alınan bankaların yerli ve yabancı talipleri her geçen gün artıyor. Bu bankalara talip olmak gibi bir niyetiniz var mı?
Şu anda fondaki bankalara talip olma gibi bir düşüncemiz yok. Öncelikle ne olduğunu görmek lazım tabii ki. Bu bankaların mevcut yapılarıyla satılma imkânı zaten yok. Ama yeni kanun biraz daha olanaklar veriyor. Yani mevcut organizasyonuyl, taze, problemsiz bir bankayı satmaya imkân veriyor. Eskiden böyle değildi. Böyle bir başlangıçta alıcılar çıkabilir. Ama bizim böyle bir projemiz yok. 'Artık bedava işlem yok' Pamukbank Genel Müdürü Orhan Emirdağ'a göre, düşen enflasyon ortamında bankacılık işlemlerinin hemen hemen hepsinden ücret alınacak. Bunu yapmayan bankaların hayal kırıklığına uğrayacağını belirten Emirdağ, şunları söyledi:
"Biz geçmişte müşteri hizmetlerinin çoğunu birazcık da vadesiz mevduatların hatırına bedava yapıyorduk. Çünkü vadesiz mevduatın getirisi oldukça yüksekti. Ancak bugün gözüküyor ki düşen enflasyon ortamında faizler de düştüğü için vadesiz mevduatın getirisi azalacak. Bu nedenle bireysel bankacılıkta ürünün maliyetini hesaplamak ve bunun karşılığı olan bedeli almak gerekiyor. Biz hiçbir zaman müşteriyi kazıklamak peşinde değiliz. Tabii ki belirli getirisi olan müşteride indirimler yapacağız. Batı'da ATM'den para çekilişinde bile para alınıyor. Biz de bunu almak zorundayız. Burada parametrik yapıyı kurmak gerekiyor. Aksi takdirde bankacılık büyük hayal kırıklığına uğrayacak. Benim savunduğum bir tez var. Benim tek başıma doğru ölçmem de yetmez. Burada 'biz iyiyiz' diye övünmek yeterli değil. Bankaların tümünün bu konsepte gelmesi ve herkesin de maliyetini iyi ölçmesi lazım. Eğer ölçülmezse iyi ölçenler, 'Maliyetim bu, fiyatım bu olmak zorunda diye fiyatı koyarlar'. Ama iyi ölçemeyenler maliyetinin çok altında fiyat koyarlar. Bu durumda da 'kötü para iyi parayı kovar' misali rekabette birtakım problemler ortaya çıkar. Bizim bankacılık sektörümüzün böyle sınama yanılmalara çok tahammülü yok."
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
|