Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar

17 Mart 2000

AGSK kaygısı

AGSK (Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği) konusu Türkiye'yi kaygılandırmaya devam ediyor.
Konu Avrupa Birliği'nin (AB) Avrupa'da kendi başına askeri operasyon yapabileceği bir yeni askeri boyutunu oluşturma çalışmalarıyla ilgili.
AB bu yeni askeri boyuta kendi tam üyeleri dışında kimseyi sokmak istemiyor.
Her ne kadar Milli Savunma Bakanı "Bu oluşum içerisinde karar için hazırlık ve müzakerelerine katılıyoruz. Sadece karar aşamasında bizi almak istemiyorlar" diyorsa da, gelişmelerin içinde olanlar "Hazırlık safhasında da yokuz" görüşündeler.
Türk Genelkurmayı Avrupa güvenliği konusunda Avrupa ülkelerinin daha fazla sorumluluk üstlenmesinden yana.
Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Edip Başer, "Bundan dolayı biz 'yı destekliyoruz" diyor.
Ama bu hareket noktasından sonraki gelişmeler Türkiye'yi rahatsız ediyor.
Neden AB'nin yeni oluşacak askeri kanadı içindeki hazırlık müzakereleri ve operasyon kararında Türkiye dışta bırakılsın?
Kimi Türk diplomatlar da neredeyse AB görüşündeler.
"AGSK'da söz sahibi olmak için AB'ye üye olmalıyız" diyerek güya Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğini hızlandırmak istiyorlar.
Kim AB'ye mümkün olduğunca çabuk üye olmaya karşı?
Hızlandırma için gerekeni yapalım ama, Türkiye'nin kırk yıllık Avrupa savunmasına katkısının neden inkâr edilmesine seyirci kalalım?
AGSK Avrupa'da kendi başına bir karar alacak. Türkiye bunun dışında bırakılacak, sonra askeri operasyon için gelip Türkiye'nin tam üye olduğu NATO'nun tüm olanaklarını kullanacaklar.
Bizi oldubittiler karşısında bırakacaklar!
Bu kadar haksız bir duruma itiraz etmemek mümkün mü?
Böyle bir durum ortaya çıkarsa NATO içinde Türkiye'nin oluru olmadan olanaklardan AGSK yararlanabilir mi?
Türkiye böyle bir onayı verir mi?
Bu noktada Orgeneral Edip Başer her olaya ayrı ayrı yaklaşılacağını ve kararın tam uzlaşma ile alınacağını hatırlatıyor.
"AB'nin NATO olanaklarını sınırsız bir şekilde ve otomatik olarak kullanabileceğini düşünmek yanlıştır" diyor.
İşte Türkiye'nin bu tutumu AB'nin AGSK konusunda çalışmalarını son aşamaya getirmesini engelliyor.
İngiltere'nin NATO nezdindeki baş temsilcisi Sir John Goulden Türkiye'de daha önce 1960'larda 3. Kâtip iken bulunmuş ve 1990'ların ortasında da Ankara'ya büyükelçi olarak gelmiş bir diplomat.
Türkiye'yi iyi tanıyor.
Ama sanıyoruz bu konuda yanlış hesap yaparak bize "Türkiye şimdi güçlük çıkarmamalı. Ancak AGSK'nın aldığı askeri operasyon kararlarını beğenmezse o zaman NATO'da muhalefet oyu kullanmalı" diyor.
Bu yaklaşım pek gerçekçi değil.
ABD'nin NATO içindeki eğilimine çok bağlı.
Türkiye'nin NATO içinde muhalefetine rağmen ABD çıkıp da AGSK'nın askeri isteklerini NATO'dan değil de kendi kaynaklarından karşılayacağını söylerse ne olacak?
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kıvrıkoğlu aylar öncesi konunun önemine dikkati çektiğinde sorun pek anlaşılamamıştı.
O günden bugüne gelişmeler oldu.
Sadece Genelkurmay değil, Milli Savunma Bakanlığı ve bazı siyasilerle medya da konunun üzerine gitti.
Büyükelçi Haluk Bayülken'in tertiplediği son Antalya konferansında da gündemin adeta birinci maddesiydi.
Genelkurmay konuyu NATO ile AB arasındaki bir sorun olarak görüyor.
Bir taraftan Türkiye girişimlerini yaparken, diğer taraftan da; Orgeneral Edip Başer, "Resmi ve kurumlaşmış istişareler NATO ile AB arasında mümkün olduğunca çabuk başlatılmalı. Ancak bu takdirde AB ile aramızda karşılaştığımız ilişkilerdeki güçlüklerin üstesinden gelebiliriz" diyor.
Genelkurmay AB'nin Türkiye'ye takındığı tavırdan memnun değil.
Sadece Helsinki'de AB'ye aday kabul edilmiş olmamızın bize güvenlik düzenlemesi içerisinde ilave haklar vermediğini görüyor ve düş
kırıklığına uğruyor.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.