Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar

17 Mart 2000

Hazırlıklı olmak

Açıklanan verilere baktığımızda faizlerdeki tempolu düşüşten kaynaklanan davranış farklılıklarının parasal göstergelere yansımaya başladığını görüyoruz. Döviz Tevdiat Hesabı, TL Mevduat ve repolardan oluşan iç tasarruflar reel olarak azalırken, tüketicilere kullandırılan kredilerde tempolu bir artışın etkisi hissediliyor. Galiba kamu dengesinin iki yakası bir araya getirilmeye çalışılırken, bölüşümdeki bozukluğun da etkisi ile toplumun değişik kesimlerinde farklı dengesizlikler kendini göstermeye başladı.
Faiz gelirlerinin, milli gelir içindeki payı nedeniyle olası bir faiz gerilemesinin kısa vadede iç talep üzerindeki etkisini pek kestiremiyorduk. Zira nerede ise toplumun yarısının nemalandığı faiz gelirlerindeki tempolu bir azalış yarattığı belirsizlik ile kemerlerin daha da sıkılması yolu ile iç talepte gerileme yaratabilirdi. Veya kimileri harcamalarını kısamadığı için zorunlu ihtiyaçlarını kısamadığı için zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak üzere mevcut tasarrufları tüketmeye başlayabilir, kimileri ise faizler çok düştüğü için borçlanarak gelecekte yapmayı tasarladığı tüketimi bugüne çekebilir sonuçta iç talepte sınırlı da olsa kısa vadeli bir artış yaşanabilirdi.
Evet parasal göstergelerin de söylediği gibi faizdeki düşüş ve vergi artışı nedeniyle ortaya çıkan gelir azalmasına rağmen iç talepte sınırlı bir artış var. Çünkü temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan geniş bir kesim mecburen tasarruflarını tüketmeye başlamış, diğer bir kesim ise sunulan nispeten makul faizli kredi imkânlarından yararlanarak gelecekteki tüketimini bugüne almış. Paranın devir hızı biraz yükselmiş. Mevcut eğilimlerin ekonomik büyüme ve vergi gelirlerini kısa vadede olumlu yönde etkileyeceği kesin, fakat bireyler açısından sürdürülebilirliği tartışmalı.
Gelir azalmasından nasibini alanların eskiden kalma birikimleri tükendiğinde veya kredi kullananlar işsiz kaldığında ne olacak? Faizlerdeki düşük düzeyi her şeyin iyi gideceği ve bu ihtimallerin yaşanmayacağı şeklinde yorumlamak ne kadar tutarlı?
Bu aşamada enflasyonla sepet bazında kur artışı arasındaki farkın açılması ve uluslararası piyasalarda Euro'nun değer kaybetmesine bağlı olarak yaşadığımız sıkıntıları unutmamak gerekiyor. İthal malların iç pazardaki payı artarken, yeni ihracat bağlantıları konusunda zorlanıyor, zira rekabet gücümüz azalmaya devam ediyor.
Şimdilik negatif tasarruf sayesinde sınırlı da olsa artış kaybeden iç talep sayesinde fazla bir sıkıntı hissedilmiyor. Fakat yılın son çeyrek dönemine ilişkin beklentiler dikkatli olunmasını gerektiriyor. Ağustosböceği misali yarını düşünmeden ihtiyaçları karşılamaya devam edersek sıkıntılarımız dayanılmaz boyutlara ulaşabilir. Ayrıca uygulamaya konulan üç yıllık programda başarılı olmak dışında bir alternatifimiz olmadığı, ilk dokuz aylık balayı döneminin ardından yaşanacak ikinci dokuz ayın oldukça zorlu geçmeye aday olduğu unutulmamalı!
Yetkililerden bu yönde uyarı ve yönlendirme gelmiyor olması, yukarda saymaya çalıştığımız olasılıkların ciddiyetini azaltmıyor. Zorlu geçmesi beklenen döneme gelir azalmasına paralel olarak tüketimimizi kısarak hazırlanmaya çalışabilirsek programa en büyük desteği vermiş oluruz.
Not: Tüm okuyucularımızın Kurban Bayramı'nı kutluyor, ifade etmeye çalıştığımız endişelerimizin gerçekleşmemesini diliyorum.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.