Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar

24 Mart 2000

Boru hatlarının önü açılırken

ismet.berkan@radikal.com.tr
Türkiye çoktan beri Bakü-Ceyhan ve Hazar geçişli doğalgaz boru hattına olan genel ilgisini kaybetmiş gibi gözüküyor. Ne devlet adamları bu konudan fazla söz ediyorlar ne de gazetelerde, TV'lerde yer alıyor.
Oysa şu günlerde her iki boru hattı için çok önemli sayılabilecek gelişmeler yaşanmakta. İsterseniz önce Bakü-Ceyhan'la başlayalım...
Bu boru hattında hafta başına kadar devam eden son bir pürüz vardı, o da Gürcistan'ın alacağı geçiş ücretiyle ilgiliydi.
Bundan aylar önce sorunun ucu belirdiğinde üç ülkenin cumhurbaşkanları, Süleyman Demirel, Haydar Aliyev ve Eduard Şevardnadze bir araya gelmiş, "Teknisyenler sorunu çözmeye çalışsın, onların tıkandığı noktada biz tekrar devreye gireriz" demişlerdi.
Bu kararın hemen ardından üç ülkenin teknik ekipleri bir araya gelerek pazarlıklara başlamıştı. İlk planlanan, pazarlıkların sonuç alınana
kadar devam etmesiydi. Ama olmadı. Pazarlıklar ülke riski ve geçiş ücreti konularında tıkandı. Ekipler ülkelerine döndü.
Şimdi sizi teknik ayrıntılara boğmak istemiyorum ama bu tıkanıklığın bedeli, boru hattı için finansman arayışlarının ve mühendislik çalışmalarının gecikmesi oldu.
Tıkanıklık bir türlü aşılamayınca, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in telkinleriyle Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev çarşamba sabahı uçağına bindi ve Tiflis'e gitti. Aliyev ile Şevardnadze'nin görüşmesi beklenen sonucu verdi, son pürüz de giderildi.
Şimdi muhtemelen nisan başında Bakü-Ceyhan için finansman arayışına başlanacak ve bu arada detay mühendislik işleri de yapılacak.
BOTAŞ, boru hattını üç ya da daha fazla müteahhide vererek hattaki yaklaşık üç aylık gecikmeyi telafi edebileceğini düşünüyor.
Böylece boru hattı 2004 yılına yetişecek.
Doğalgazda ise sorun birkaç nedenle çok çetrefildi. Sorunlardan birincisi, Azerbaycan ile Türkmenistan arasında yaşananıydı. Bu iki ülke hem Hazar geçişi konusunda hem de Azerbaycan'ın da gaz
vermek istemesi yüzünden anlaşamıyorlardı. Neyse, geçen hafta önce bu iki ülke arasındaki sorunların giderildiği açıklandı, ardından Azeri gazı konusunda da anlaşmaya varıldı.
Ancak o bölgede dışişleri bakanları arasında varılan anlaşmalar her zaman çok geçerli olmayabiliyor. O yüzden nisan başında
Bakü'de düzenlenecek olan 'Türkçe Konuşan Ülkeler Zirvesi'nde anlaşmaya devlet başkanlarının da imza atması bekleniyor.
Hatla ilgili bir başka sorun, gaz yataklarını işletecek konsorsiyumla Türkmenistan arasında yaşanıyordu. Konsorsiyum, Hazar'a hayli uzak mesafedeki kuyuların halen işletiliyor olmasından hareketle boru hattının oraya kadar uzatılmasını istiyordu. Oysa Türk tarafı, "Siz önce Hazar kıyılarından başlayın, sonra boru zaman içinde oraya kadar uzar" diyordu. Hattın uzaması doğal olarak bir maliyet faktörü.
Şimdi o meselenin de aşıldığı, böylece boru hattı maliyetinin (dolayısıyla gazın fiyatının) indirildiği anlaşılıyor. Deniz Zeyrek'in haberine göre hattın maliyeti 2.9 milyar dolardan 2.2 milyara indi.
Az değil 700 milyon dolarlık tasarruf.
Cumhurbaşkanı Demirel salı günü Aşkabat'a giderek Türkmenbaşı ile bu gelişmeleri ele alacak. Bu ilişkilerin sürekli taze tutulması gerçekten
çok önemli. Bölgede zaman zaman kişisel meselelerin iş yapmayı engellediği çok iyi biliniyor.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.