Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar

24 Mart 2000

Fırsat tanımadık

UEFA Kupası yarı finalini deplasmanda aldığı farklı yengiyle bir anlamıyla garantileyen Galatasaray, futbolun binde bir de olsa gerçekleşebileceği azizliğine uğramamak için savunmada ne türlü tedbir varsa alarak oynadı. Öyle ki, özellikle ilk yarıda topla oynamak becerisiyle tanınan ve rakip takımlar için kolay kolay forvette önlem alınması mümkün olmayan Hasan Şaş dahi orta sahanın ortasında Ahmet'le birlikte görevlendiriliyordu. Hagi avantajlı skoru adeta unuturcasına orta alanda prese katılıyor top kapmak için yoğun uğraş veriyor ve aynı derecede top kaybetmemekte de özen gösteriyordu.
Mallorca'daki maçla karşılaştırıldığında dün akşamki karşılaşmanın düzeyi hayli düşüktü. Gerek Galatasaray gerekse Mallorca ekiplerine futbol kalitesi anlamıyla hatırı sayılır katkılarda bulunan futbolcuların olmayışı sahadaki oyun kalitesinin düşmesinde çok önemli bir etkendi. Konuk ekibin ilk maçtan bildiğimiz ve Galatasaray'ın oradaki mücadelede bir yönüyle çaresiz kaldığı anlarda ataklara yön verip olgunlaşmasını sağlayan iki kulvar adamından Laurent ve Stankovic'i kullanmayan Vasquez, maç öncesi verdiği demeci doğrularcasına turu ilk karşılaşmada kabul ediyordu.
Mallorca ilk yarıda tüm hesaplarını bir gol atmak üzerine kurup, en azından Galatasaray'da şaşkınlık yaratmak istediyse de denilebilir ki bunu pek başaramadı. Sarı-Kırmızılı ekibin tamamen savunmayı düşünerek, kendi yarı alanında oyunu kabul etmesi Mallorca'nın daha atak görünmesini sağladıysa da ilk önemli pozisyonu da yine Cim Bom yakaladı. 17. dakikada gelişen bu atak girişimi Galatasaray'ın ne denli kararlı ve ilk maçtan getirilen skora sığınmadığının da bir kanıtıydı. Oyunu riske etmeyen katı bir savunma uygulanırken, konuk ekibin savunmada hata yapabileciğini de gözeterek zaman zaman Okan ve Hakan öncülüğünde gerçekleştirilen şok preslerle oyunu forse etmeyi de Cim Bom ihmal etmedi.
Sonuç olarak Galatasaray, göze hoş gelmeyen bir futbol ortaya koyduysa da profesyonelce davranıp oyun disiplininden ödün vermeyerek UEFA'da yarı finale adını yazdıran ilk ülke takımı olarak da tarihe adını yazdırıyordu. Maçın son bölümlerinde iki takım için de kaybedilecek artık bir şey kalmayınca sahada çok daha renkli bir mücadele sergilendi.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.