Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar

14 Nisan 2000

Dünyanın en mutlu 'Çingene'si

Yıldız İbrahimova, Rus Çigan romanslarını yorumladığı son albümü
için çıktığı Bulgaristan turnesinde, caza ruhunu veren Çingenelerle
tanışmış
Haber ResmiGÖKSAN GÖKTAŞ
İSTANBUL - Bir dönem nasıl 'artist' kelimesi 'ukalalık'la özdeşleşip 'artistlik yapma!' şeklinde bir 'vukuat girizgâhı'na dönüştüyse, 'caz yapmak' da 'boş boş konuşmak'la özdeşleşip 'Çok konuşma!' tersleme'sine alternatif olmuştu. Bugün hâlâ, karşımızdaki şahıs, aklımızın almadığı ya da 'işimize gelmeyen' bir mevzuda 'acayip, acayip' konuşuyorsa, meramını anlatmasına müsade etmeden anında lafı yapıştırıveririz: "Caz yapma be kardeşim!"
"Alt tarafı bir röportaj girişi, amma da caz yaptın" diyenler için hemen toparlayalım. 10 yıl önce Bulgaristan'dan Türkiye'ye 'caz yapmak' için gelen 'dört dörtlük ve dört oktavlık' Yıldız İbrahimova'nın ilk izlenimleri de bu meseleyle ilgili. 'Kâinatın bütün seslerine açık' dünyanın en özgür müzikal formunun, nasıl olup da Türkiye'de hararetli bir 'karşı çıkış' lafına dönüştüğüne ilişkin ilginç tespitleri var İbrahimova'nın: "1990'da Arnavutköy'deki Naima caz kulübünde Bulgar müzisyenlerle konserler verdim. Türk cazcılarını tanıma fırsatını da buldum orada. Ama doğrusu hayal kırıklığına uğradım. Hepsi çok yetenekli müzisyenlerdi ama standart cazın dışına çıkmıyorlardı. İlk tanıştığım Türk cazcıları Nüket ve Neşet Ruacan beni kendi çaldıkları kulübe davet etti. Bu konuyu onlara da açtım. Daha sonra Cumhuriyet'te Türk cazıyla ilgili bir yazıda Neşet Ruacan'ın şu sözlerini okudum. 'Yıldız geldi, cazla ilgili düşüncelerimizi altüst etti. Bize Balkan cazının da olabileceğini gösterdi' diyordu. Sonuçta Balkan cazı
oluyorsa, Türk cazı da olabilir. Caz bence bir ruh hali. Onu kendi etnik müziğinle harmanlayabilirsen kimse 'caz yapma' diyemez. Ben de standart caz dinlerim ve çok keyif alırım. Ama klasik müzik dinler gibi dinlerim. Caz artık dünyada sınırları aşan bir müzikal form.
Onu etnik unsurlarla harmanlayabilirsen hem kendi ülkende daha çok dinleyici bulursun, hem de yurtdışında 'farklı sesler duymak' isteyen kulaklara ulaşabilirsin. Elma şekeri gibi. Şekerin hatırına da olsa yenilen elmadır. Cazı elit bir zevkten öteye taşımak için 'sınırları zorlamak' şart."

Ön sıralardaki Çingeneler
İbrahimova, Rus Çigan romanslarını yorumladığı son albümü 'Marjanca'nın tanıtımı için çıktığı Bulgaristan turnesinde 'dünyanın en mutlu Çingeleri'yle tanışmış: "Albüm çıkmadan önce Bulgaristan'da
iki konser vermiştik. Universal müziğin temsilcisi Virginia Records konserlerin gördüğü yoğun ilgiyi fark edince kartoneti Bulgarca bastı. Albüm kısa sürede Metallica ve Sting gibi en çok satan albümleri geçerek bir numara oldu. Hâlâ birinciliğini koruyormuş. Ardından, albüm tanıtımı için aylarca Bulgaristan'ın çeşitli şehirlerinde verdiğim konserler hem Bulgar basını hem de halk tarafından olağanüstü ilgi gördü.
Özellikle, Bulgaristan'da yaşayan ve maddi durumu gerçekten çok kötü durumda olan çingenelerin yoğun katılımı beni hem şaşırttı hem de sevindirdi. Çünkü senfoni orkestralarının konser verdiği büyük salonlarda, onlar için büyük paralar sayılacak bilet fiyatlarına rağmen ön sıralarda hep Çingeneler oturuyordu. Ve daha önce bu insanlar bu salonlara gelmemişlerdi. Bir konserden sonra Çingene bir müzisyenin yanıma gelip 'Bu akşam dünyanın en mutlu Çingesi bizdik' demesi bütün yorgunluğa değdi. Niçin müzik yaptığımı bir kez daha anladım. Çünkü ben de o şarkıları söylerken dünyanın en mutlu 'Çingene'siydim."
İlk defa, 20 yıl önce Bulgaristan'da Dostoyevski'nin 'Ezilenler ve Horlananlar'
oyununda Çigan romanslarını söyleyen İbrahimova, cazdaki doğaçlama duygusunu ve özgürlüğü bu müzikte de hissetmiş. Yıldız İbrahimova'ya göre Çingenelerin müzikleri kadar hayatları da doğaçlama:
"Gündelik hayatlarından kesitler, şarkılarına son derece doğal bir şekilde yansıyor. Hangi ülkede yaşarlarsa yaşasınlar oranın etnik müziğinden etkilenip onu kendilerine benzetme yeteneğine sahipler. Ama içlerinde kültürlerini en iyi koruyanlar Rus Çingeneleri. Dünya üzerinde Çingenelerin
itibar gördüğü ve ezilmediği tek yer Rusya. Çingenelerin hayatları da doğaçlama. Hesapsız ve kaygısızlar. Sadece günü yaşıyorlar. Coşkuları müziklerine de yansıyor. İşte bu özgürlük ve açıklık cazda da var. Caz da zaten ruhu Çingene olanların müziği."

Beş perküsyon bir kadın
Önümüzdeki günlerde Fresh adlı genç hip-hop grubunun albüm kayıtlarında vokal yapacak olan 'Çingene ruhlu' müzisyen Yıldız İbrahimova bu akşam saat 22.30'da Babylon konser salonunda yine cazın sınırlarını zorlayacak. İbrahimova, Almanya'dan Christoph Haberer, Türkiye'den Okay Temiz, Portekiz'den Rui Junior, İrlanda'dan Mel Mercier, Sicilya'dan Carlo Rizzo gibi usta perküsyonculardan kurulu gruba sesiyle eşlik edecek.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.