Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar

14 Nisan 2000

Bekle, sıra sana da gelir!

hdevrim@hurriyet.com.tr
Oğuzhan Asiltürk, "Adaysa, aday gibi davransın. Genel Başkan gibi hareket etmesin!" diyor. Abdullah Gül'e kızmış. Fazilet Partisi genel başkanlığına talip olduğunu açıklayan milletvekiline çamur atmaktan da geri kalmıyor:

   - Biri kalkıp da teşkilata "Ben Genel Başkan'ı devireceğim" diye giderse, buna izin vermeyiz. Bunların arkasında belirli gruplar var. Medya var.
Asiltürk, Necmettin Erbakan'ın has adamıdır; FP'deki Gelenekçiler'in de sözcüsü. Abdullah Gül, Gaziantep'e ben geliyorum diye haber vererek gitmekle kalmamış, son Meclis Grubu'nda parti binasına alınmadığını söyleyerek şikâyetini Genel Başkan Recai Kutan'a da duyurmuş.
Ağır suç, affedilir gibi değil! Bunca yılın siyasetçisi Asiltürk'e sormak lazım:

   - Peki 16 mayıs kongresinde genel başkanlık seçimini tek adayla mı yapacaksınız? Abdullah Gül aranıza karışmış bir casus mu, sakınmak istediğiniz bir hain mi? Parti ileri gelenleri değilse, kim adaylığını koyacak FP genel başkanlığına? Son yıllarda genel başkan adaylığı, benim bildiğim en açık, en sağlıklı şartlarda belirlenmiş bir siyasetçi olan Gül'ün, Gaziantep teşkilatına ÇBen geliyorum, il ve ilçe başkanlarıyla, delegelerle buluşmak ve konuşmak istiyorumÈ demesinde, söyler misiniz bana ne tür bir sakınca gördünüz?
Asiltürk söylemiş, geçen hafta il başkanları toplantısında:

   - Hoca'ya gitti, demiş (yani Necmettin Erbakan'a). Hoca ona, adaylığın için daha erken, sıranı bekle. Biraz daha olgunlaş. Böyle bir dönemde aday olman partiye zarar verir, dedi.
Bakındı hele! Ne demiş, ne demiş? "Daha erken, sıranı bekle!" demiş.

   - Be adam, bugüne kadar sıra kime geldi ki, Abdullah Gül beklerse kendisine de geleceğine inansın?
Erbakan-Asiltürk takımı bir gelişme ihtimalini yok etmekte kararlı görünüyor. Üzerinde durulması gereken bir konudur.

Çıt çıktı...
Fatih Terim'in kıymetini bilmeliyiz. İşi, takımı formda tutmakla, kulüp yöneticileriyle iyi ilişkilerini sürdürmek ve basına dert anlatmakla bitmiyor. Hükûmete ne yapacağını da onun söylemesi gerekiyor.
Devlet Bakanı Fikret Ünlü nihayet dün, "Hoca"nın sözünü dinleyerek İngiltere'ye seslendi.

Dil Yâresi
l Öğle sonu yayımlanan çocuk programı, Elim Sende... (TRT 1, 11 nisan). Programı başarıyla yürüten Zuhal Tekiner, Gaziantep'in eski adı Ayıntap'tı, dedikten sonra bu kelimenin "Işıl ışıl güneşli" anlamına geldiğini de söylüyor.
Doğru mu? Haçlılar döneminden kalma bu ad, Arapça ayn ("göz") kelimesi ile Farsça ("parlayan, ışıldayan" anlamında) -tab sonekinden oluştuğuna gire, Ayntab veya Ayıntab adının anlamı "ışıklı veya ışıl ışıl parlayan göz" demek olmuyor mu? Ben öyle biliyorum.

Türkçe dostlarından
(Tarık Günersel)

l 1. 50 Cesur Kemancı filminin altyazılarında birkaç kere "kemanist" yazıldığını gördüm; ÇviyolonistÈ demek gerekmez mi?

   - Kemanist denmez. Viyolonist de denmez oldu. "Keman yapan ve çalan kimse" anlamında daha çok kemancı, deniyor.
2. Dünya Tiyatro Günü geldi, geçti. "Dünya Tiyatrolar Günü" demek yanlıştır; gün, tiyatro sanatının günüdür. Bari gelecek yıl doğru söylensin diye yazıyorum.

   - Ben de tekrarlıyorum.
3. "Bu günlerde" ayrı yazılmalıdır; burada kastedilen "bugün" kelimesinin çoğulu olmaz.

   - Evet. Tahir Nejat Gencan bakın ne diyor: "Bu gün, bir sıfat takımıdır. Birinci kelime ikincisini belirtiyor. Bugün'den ayırt etmek kolaydır: bu yerine o, şu sıfatlarından biri kullanılabilirse, ayrı yazılması gerekir.

(Ertuğrul Kaya)
l İnternet'te rastladım, "haymatloz" ne demektir?

   - Haymatlos yazılır (Almanca heimatlos), "yurttaşlık hakkından yoksul bırakılan kişi, vatansız" anlamında bir devletler hukuku terimidir.

Alın size adayın dik âlâsı!
Atatürkçü Düşünce Derneği'nin (ADD) "Bölge Eğitim Toplantısı" Samsun'da yapılmış ve sonuç bildirgesi açıklanmış (Cumhuriyet, 12 nisan).

   - Ne varmış bu sonuç bildirgesinde, diye sorsam size, hayır hayır, dünyada tahmin edemezsiniz.
Sonucu, size ben söyleyeyim:

   - Bölgedeki 13 şubenin temsilcileri, Çankaya için aday teklifinde bulunmuşlar. Çok da münasip bir aday bulmuşlar doğrusu. İsabetli seçimden gurur duydukları için, üstün niteliklerini bir bir saymışlar:
ÇÇağdaş, demokratik, laik, sosyal hukuk devletine gönülden inanan, ülke ve ulus yararlarını her tür kişisel çıkarın üstünde tutan, ülkemizi ve ulusumuzu iç ve dış dünyada en iyi biçimde temsil edebilecek, bütün üstün nitelikleri bünyesinde toplamışÈ bir aday.
Bilebildiniz mi? Yoksa ADD Genel Başkanı'nın Yekta Güngör Özden olduğunu bilmiyor muydunuz?
Milletçe, bir bulunmaz Hint kumaşının peşinde olduğumuz şu günlerde, bu haberin, Cumhuriyet'in dördüncü sayfasında tek sütunluk bir yere sığdırılmış olmasını nasıl izah edebiliriz?
Durun bir dakika, sanırım bu haberi bazı dinci gazetelerde de gördüm ben... Ama belli ki, bugünlerde gazetelerimizin "haletiruhiye"si, bu tür şakalarla ilgilenmeye elverişli değil.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.