![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar |
|
14 Nisan 2000 Parodi hayatlar mine.saulnier@free.fr'Muhteşem' bir haber gördüm gazetede. İhtişam boyutları verilmemiş, ama göz tartısıyla, en kötü ihtimal, 90x60x90 ölçülerinde olsa gerek. Kum saati mi desem, yoksa Fransızlar gibi 'eşekarısı belli' mi, haberin orta bölgesinin 50 cm.'den fazla tutmama ihtimali de var. Öyle güzel bir haber sizin anlayacağınız. Bu arada Fransızların, ince belli hanımların bel inceliğini tarif için niçin 'balarısı' yerine 'eşekarısı' dediklerini bir türlü anlayabilmiş değilim, ama neyse... Konumuz, yani haberimiz bu değil. Haberimizin adı, Kader Luth. Berlin'i mesken tutan Kader Luth, 1998 ve 99 yıllarında, yani iki kez üst üste 'Penthaus (Almancası böyle herhalde) Güzeli' seçilmiş, elinde tabancayla verdiği SON çıplak pozu ise ülkenin en yüksek tirajlı gazetesi Bild'de yayınlanmış. SON diyorum, çünkü Kader Luth, bundan böyle çıplak poz vermeye tövbeli. Tavuk poposu, pardon Kader'in kalçaları ne kadar tövbe tutar, tabii bilinmez. Ancak haberimiz Kader'in bundan böyle soyunmama kararından çok, gerekçesi ilgimi çekti. "Çıplak poz vermek hayatımın en büyük hatasıydı," diyen kadersiz Kader, sözlerini kendi elceğiziyle yazdığı şarkılardan bir CD yapmak istediğinde, Alman müzik yapımcıları tarafından deneme parçaları bile dinlenmeden reddedilmiş. Yapımcıların "Çıplak poz verenlerin şarkıcı olarak tutunma şansı yoktur," gerekçesiyle kendisinden uzak durduklarını dile getiren Kader, elinde tabancayla kapağına girdiği Bild gazetesine dert yanarken: "Hepsi bana bir sanatçı ve insan gözüyle değil, et parçasıymışım gibi baktı," diyor. Vah Kadersiz Luth, vaaah!.. Sen o belinle eşekarısı mısın, balarısı mı bilmem amma, Alman yapımcıların düpedüz eşeklik ettiği belli. Sen o deneme parçalarını alıp bizim ellere gelsen, ah seni nelerde ve nerelerde, nasıl denemezler ki. Deneye deneye bitiremezler vallahi. Madem istiyorsun, şarkıcılık zaten hakkın. Madem ki sözlerini kendin yazıyorsun, köşe yazarı da olursun. Hem söyler, hem yazarken, bir de bakarsın politikaya atılmışsın. Kendini ziyan etme, gel sen bizim kaderimiz ol, Kader! Seni Türkiye'de asla et parçası olarak görmezler. Türkiye'de insan sen, sanatçı sen, et parçaları bizleriz. Senden uzak durabilecek 'yapımcı'nın alnını karışlarız. Türkiye'de çıplak poz verdi diye tutunamayan şarkıcı yok, şarkıcıların üstünde tutkalla bile durdurulamaz elbiseler. Bütün bu gerekçelerime, "n'ayır, n'olamaz" diye şaşarsan, sana, Türkiye'de pek revaçta başka bir zanaat ve karşı cinsten bir örnek verebilirim: Kenan Kalav. Fotoroman ve film artizi Kenan Kalav, 'sanatçı' bir uyuşturucu kaçakçısı. İspanya'da yakalandı ve geçen mart ayına dek, eroin kaçakçılığından altı yıl hapis yattı. Kendisi eskiden kara kurttu, şimdi saçları ağarıp iyice Bozkurt olmuş. Yakalandığında da biliniyordu, şimdi de biliniyor, Kürşat Yılmaz'ın, Haluk Kırcı'nın yakın arkadaşı, Barcelona'da ortak olduğu dört restoran ve otel, zaten 'Eroin Milliyetçiliği'nin aziz bir ortaklığı! Kenan Kalav'ın halen Türkiye'de ve DGM'de eroin kaçakçılığından yargılandığı bir davası daha var. Peki n'apıyor şimdi dersin, sabıkalı eroin kaçakçısı Kenan Kalav? Türkiye'ye avdet etmiş, 'Kurt Kapanı' adlı TV dizisinde uyuşturucu kaçakçılarıyla mücadele eden bir KAHRAMANI canlandırıyormuş, desem inanır mısın? İnan, inan. Et parçası biziz demiştik ya, bizlere parodileri bile dram diye yutturuyorlar. Bırak şu Almanları, gel sen bizim ellere, hazır kadın aday aranıyor; bu ölçüler ve bu masumiyetle... Cumhurbaşkanı adayımız bile olabilirsin, Kader.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
|