Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar

14 Nisan 2000

Bosna'da seçim

Bu yakınlarda Bosna'da seçim yapıldı: yerel yönetim seçimleri. İktidarı değiştirecek bir seçim olmadığı için, Yunanistan'da yapılan gibi heyecanlı değildi. Ama sonuncusundan bu yana seçmen eğilimlerinde bir değişiklik olup olmadığını göstereceği için her seçim gibi bu da ilginçti.
Katılımın yüksekçe olduğu anlaşılıyor: yüzde yetmiş kadar. Bu yüzden kesin sonuçlara varılması epey zaman alabilir. Ama şimdiden biraz biraz belli olmaya başlayan bir şeyler de var. Etnik kökene göre üçe bölünen toplumda Sırp ve Hırvat kesimlerin tercihlerinde bir değişiklik görünmüyor. 'Sırp Cumhuriyeti' denen bölgelerde Milliyetçi Sırp Demokratik Partisi'nin oy çoğunluğunu topladığı anlaşılıyor. Hırvatlarla ilgili resmi bir sonuç yok, ama onların da milliyetçiliği temsil eden Hırvat Demokratik Birliği kazandığını ileri sürüyor ve öbür Hırvat partilerden buna itiraz eden yok.
Buradaki ilginç nokta şu: Bosna Hırvatları, Tudjman'a sadık kalmışlar. Oysa asıl Hırvatistan'da onun partisi iktidarı kaybetti. 'Anayurt dışı' kalan milliyetçilikte böyle şeyler olabiliyor.
Dolayısıyla, buraya kadar, Bosna'da değişen bir şey yok. Herkes, milli kavgasının önderliğini yapmış partilerinden memnun ve onlarla yola devam ediyor. Müslümanlardan, Boşnaklardan başka.
Değişiklik Boşnaklarda. Burada Sosyal- Demokratlar'ın İzzetbegoviç'in İslamcı partisini yenilgiye uğrattıkları anlaşılıyor. Bu da ilginç bir durum; çünkü daha önce aldıkları oy bayağı düşüktü.
Bosna'da Sosyal - Demokrat tavrın doğum yeri Tuzla'dır. Belki 'doğum' yeri de dememeli; çünkü bir sanayi kenti olarak Tuzla, öteden beri, Yugoslav 'komünizmi'nin ayağını sağlam bastığı yerlerden biri,
daha doğrusu birincisiydi. Böyle bir geçmişi olduğu için, Tito sonrası Yugoslavya'nın milliyetçi kasırgaları en az Tuzla'da
etkili oldu. Ne yazık ki 'hiç etkili olmadı' demek mümkün değil, ama 'en az'. Bu da önemli bir şey.
Bosna sorunun dünya gündeminde daha ön planda durduğu yıllarda ben de bu konuda birçok yazı yazmış ve Tuzla'yı, belediye başkanını, çeşitli özelliklerini anlatmıştım. Helsinki Yurttaşlar Meclisi'nin büyük uluslararası toplantılarından biri bu kentte yapılmış, on, on iki kişilik bir grupla biz de Türkiye'den katılmıştık.
Bosna'da 'Sosyal-Demokrasi' ne anlama geliyor? Bir 'devletçilik' biçimi mi bu? Nasıl bir programla çıkıyor toplumun karşısına? Dünyanın çeşitli yerlerinde Sosyal-Demokrasi'yi tanımlayan özellikler arasından birçoğu burada -'bu koşullarda', diyelim- geçerli değil belki. Ama enternasyonalizm geçerli. Başından beri ve bütün handikaplara rağmen, Tuzla'yı farklı kılan buydu. Bosna'da enternasyonalizmin somut durumda söyleyebileceği şey, çok kültürlü bir düzende birlikte var olmaktı. Bunu da, en tutarlı biçimde, 'Müslüman' olarak anılan kesimin solcuları yaptı, yapabildi. Onların başından beri teşhisi buydu. "Bosna diye bir yer olacaksa," diyorlardı, "burası ancak çok dinli, çok kültürlü bir yer olabilir." Son yerel yönetim seçimlerinden çıkan sonuç, bu anlayışın Müslüman kesim içinde yaygınlaştığını gösteriyor. Sırplar ile Hırvatların halen Sırp'tan ve Hırvat'tan başka dostları olmadığı anlaşılıyor. Onun için, aynı kafayla devam ediyorlar. Ama asıl tragedyayı yaşayan Boşnaklarda değişim başladı. Bu anlamlı, çok da ilginç.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.