![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar |
|
14 Nisan 2000 Marko Paşa kültürü talkan@media.ankara.edu.trDemirel'in 'kapısı açık'. Bir kez başbakanlık koltuğuma oturduğunda aylar süren kutlamalar nedeniyle bir türlü normal işlere bakamamıştı. Cumhurbaşkanlığı da öyle oldu. Görebildiğim kadarıyla her gelene kapısı açıktı, belirli bir gecikmeyle de olsa insanlar, dernekler, kuruluşlar kendisiyle görüşebiliyorlardı. Bu tutumu iki farklı biçimde yorumlayabilirsiniz. Bir taraftan, 'Çok iyi, demokratik bir tutum, halkla iletişimini koparmıyor, halkın nabzını tutuyor,' denebilir. Demokratik olduğu için alkışlanabilir. Öte yandan da, zamanın çoğunu insanlarla görüşmeye ayırınca asıl işlevlerini yapacak zamanı kalmıyor, bu popülist bir tavırdır, işlevsel değildir, diye eleştirilebilir. Hangi görüşü benimserseniz benimseyin, şurasını kabul etmek lazım ki, Demirel'in yaklaşımı toplumsal kültürümüzden kaynaklanmaktadır. Ünlü 'Marko Paşa'yı anımsayın. İnsanlarımız, karşılaştıkları sorunların çözümü için normal bürokratik süreçlere güvenmezler. Dert anlatacak bir 'insan', somut bir 'birey', bir 'hami', 'abi', 'baba' ararlar. Bürokrasinin gayri şahsi kuralları ve soğuk işleyiş biçimine yabancıdırlar. Bu tavır, kısmen bürokrasinin zaten güvenilmez olmasından kaynaklandığı gibi, kısmen de halkımızın olaylara bakış tarzının bir sonucudur. Her ne olursa olsun, 'Marko Paşa' gereksinmesi bizim kültürümüzün bir parçasıdır ve hâlâ devam etmektedir. Sn. Demirel, yedi yıl boyunca cumhurbaşkanlığı yaptığı kadar, kültürümüzden kaynaklanan o 'Marko Paşa' rolünü de üstlendi. Aslında çağdaş devlet örgütlenmesinde de bir tür 'Marko Paşa'ya yer vardır. İsveç'te 1809'da başlayan bu uygulamaya 'ombudsman' adı veriliyor. Bürokrasi ile başı dertte olan vatandaşlar 'ombudsman'a başvuruyor. 'Ombudsman', bürokratik engelleri aşarak soruna kestirme ve pratik çözümler bulmaya çalışıyor. Bu uygulama diğer ülkelere de yayıldı, şu anda 70 kadar ülkede 'ombudsman' kurumu var. 'Ombudsman'lar devlet dairelerinde araştırma yapabiliyor, bazı ülkelerde yargıya başvurma yetkileri var, parlamentoya yıllık rapor verebiliyorlar. Genel yetkilerle donatılabilecekleri gibi, özel yetki alanları da (hapishaneler, hastaneler, mahkemeler...) olabiliyor. Sn. Demirel'in karşılaştığı talep, ülkemizde de 'ombudsman' uygulamasına ciddi bir gereksinme olduğunu gösteriyor. Özellikle işkencenin, poliste ve bürokraside kötü muamelenin, yolsuzluğun, adam kayırmanın ve rüşvetin çok yaygın olduğu ülkemizde, böyle bir kurum büyük yararlar sağlayabilir. Ayrıca, kurum olarak bürokrasinin hantal işleyişinin, birey olarak bürokratların kötü niyetinden daha büyük sorunlara yol açabileceğini de unutmamalıyız. 'Ombudsman'lık, sadece cumhurbaşkanlığı makamını rahatlatmak için değil, milletvekillerinin ve bakanların rahatlaması ve zamanlarını daha rasyonel kullanmaları için de gereklidir. Madem 'Marko Paşa' bizim kültürümüzün bir parçası, ona uygun bir örgütlenme pekâlâ işe yarayabilir.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
|