![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar |
|
14 Nisan 2000 Aşk Gibi... Ölüm Gibi Aşk aydınlıktır, ölüm karanlıktır. Her aşk, her ölüm. Mehmed Uzun son romanında dünya var olalı beri süregelen bu karşıtlığı, trajediyi anlatıyor: Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık. Anlatılan bir yanıyla çok sıcak, şimdiki zaman. Bir yanıyla çok uzak, çok eski, Gılgamış Destanı'na uzanan 'kalu-bela' hikâyesi. Bir yanıyla bildiğiniz 'Büyük Ülke' olayın geçtiği yer, burası. Bir yanıyla 'Yok ülke', hiçbir yer ve her yer. Bir yanıyla destansı, mitolojik bir anlatı. Şahin'le Güvercin'in Cevval yiğitle yol bilen: Rehber eşliğindeki serüveni. Öteki yanıyla işte, bildiğiniz roman; modern çağ anlatısı. Anlatıcı bir yanıyla 'Dengbej-Çirokbej', Kürtçe sözlü hikâye, masal, destan anlatıcısı; öteki yanıyla da geleneksel, modern, postmodern kurgularla, tekniklerle, en çok da 'dil'in kendisiyle uğraşan, sevişen bir yazar. Simgeler, metaforlar, somut olgular, eğretilemeler, göndermeler birbiriyle yarışıyor Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık'ta. Belli ki acıyla, hüzünle, umutla... tam bir aşkla yazılmış. Ne var ki, roman ve yazarı bu aşk aydınlığından ölüm karanlığına sürükleniyor: Diyarbakır 4 No'lu DGM Yedek Hâkimliği, sözünü ettiğim roman da dahil Mehmed Uzun'un yedi kitabı hakkında toplatma kararı aldı. Toplatma ve yasaklanma, kitap için de, yazarı için de ölüm kararıdır. Sadece yasaklanan kitap ve yazar için değil; o ülkenin düşünce, kültür, sanat dünyası için de ölüm karanlığıdır bu! Mehmed Uzun 1977'den beri İsveç'te yaşıyor. Kürt ve anadilinde yazıyor romanlarını. Bunu; Kürtçeyi roman diline taşıyabilmeyi 'ahlaki bir görev' kabul etmiş. Yapıtlarını Muhsin Kızılkaya çeviriyor Türkçe'ye. Uzun, "Tümüyle yasaklanmış, yüzyılın başında gelişmesi durdurulmuş, yok edilmesi için her şeyin yapıldığı bir dilden, bir roman dili yaratmak için ciddi bir reformun -dilde- yapılması gerekiyordu. Romanı seçmemin nedenlerinden biri de bu" diyor. E dergisi 11. sayıdaki (Şubat 2000) röportajında işe koyulduğunda Kürtçenin romana pek uygun olmadığını da belirtiyor: "Roman bir dilde yapılabilecek en iyi, en büyük devrimdir. Romana varmış dil, büyük bir devrim gerçekleştirmiş olur. Ama işte bu romana, roman diline varmak için dilin ciddi bir değişim sağlaması gerekiyor. Günümüze uygun hale getirilmesi gerekiyor... "Günümüzün konseptlerini tanımlayan, iletişimde, duyguda, kültürde olup biten her şeyin dile aktarılması, o eski özelliklerinin yenilenerek modern hale getirilmesi, söz gelimi eski bir tanıma roman özünde anlatıcı aracılığıyla yeni bir anlam yüklemek gerekiyor. Durağan ve sözlü edebiyatın çoğunlukla tasvir olan halinden, dinamik, yoğun, günümüze, kafamıza, parçalanmış ruh halimize uygun bir dil yaratılması gerekiyor." Kürtçeyi 'kapalı toplumun dili' olarak niteleyen Uzun, paradoksa dikkat çekiyor: "Oysa roman açık toplumların hüneridir, sanatıdır. Roman dili, bireyselleşmiş toplumların dilidir. Buna uygun bir transformasyon gerekliydi dilde." 25 yıllık yazarlık uğraşının geldiği evrede, 'dezavantaj'ın kendisi için 'avantaj'a dönüştüğünü öne sürüyor: "Mezopotamya'nın bütün anlatılarıyla, gelenekleriyle, dilleriyle, dinleriyle yoğrulmuş bir dile sahibim. Yasaklar, deyim yerindeyse, bir yerde dilin duruluğunu korudu. Paradoksal ama böyle oldu. Özellikle açık toplumlardaki endüstrileşme, kapitalistleşme dilleri çok bozdu. Sözcüklerin anlamı yitti" diyor Uzun. Dille uğraşan insan için en tehlikeli şeyin milliyetçilik olduğunu ekliyor. Dil, insanın aşkı, varlığı. Acılı ama aydınlık. Yasak, dilin de varlığın da ölümü. Karanlık. Herkes için.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
|