Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar

22 Nisan 2000

Dipteki dostlar

Fantastik filmleri ve belgeselleriyle uluslararası festivallerde 35 tane ödül alan Haluk Cenan, insanlardan çok balıklarla ahbaplık ediyor
Haber ResmiİSTANBUL - Hiç denizaltında yaşamayı düşünmüş müydünüz, bir balık, bir ısktakoz ya da bir ahtapot olarak? Düşünsenize, geçim derdi, trafik sıkıntısı yok. Cumhurbaşkanı kim olacak diye endişelenmek yok. 'Paramı borsaya mı, repoya mı koyayım' diye dertlenmek yok. Belli kurallar dahilinde yaşar ve bir oltaya ya da delibozuk bir trol ağına yakalanmaz, sizden büyük balıklarla aranızı iyi tutarsanız, pekâlâ yeryüzüne göre çok daha huzurlu bir yaşam sürülebilir gibi geliyor bana.

39 yıldır denizde...
Haluk Cenan, işte böyle bir yaşam sürüyor. Kendisi bir deniz canlısı değil, ama suda yaşamayı tercih etmiş bir insan. Cenan, yaşamının büyük bir bölümünü denizaltında geçiriyor, canlılarla dostluk kuruyor, belgeseller, fantastik filmler çekiyor. 39 yıldır denizle haşir neşir olan bu denizkurdu, son yıllarda denizaltından çıkamaz olmuş: "Denizaltı son 10-15 yıldır bir bağımlılık yarattı bende. Dalınca inanılmaz derecede rahatlıyorum. Meditasyon yapıyormuş gibi içimde bir rahatlama oluyor."
Haluk Cenan, eline sualtı kamerasını alıp deniz altında önüne ne çıkarsa çeken biri değil. 18 yıldır katıldığı uluslararası festivallerde kazandığı 35 ödülü var. Cenan, son olarak da mart ayında Fransa'da yapılan '13. Uluslararası Objektif 2000' adlı sualtı filmleri festivalinde verilen 'Bronz Balina' ödülünü kazandı.
Cenan'ın yaşamın maddi bölümünü bir kenara bırakıp, sualtında yaşamaya başlaması ise başlı başına bir öykü: "Çocukluğum Moda, Kalamış sahillerinde geçti. Deniz tutkusu kendimi bildim bileli hep var. O zamanlar iptidai maskelerle dalardım. Ortaokulda 8 mm bir film makinesi almıştım. Daha o zamanlar Cousteau filan bilmiyorduk ama ben denizaltını çok merak ediyordum. 1960 yıllarında sualtı filmi çekmek için makineyi su geçirmez şekle soktum. Sonraki yıllarda makineyi geliştirdim, ışık sistemleri yaptım. O zaman bunları satın almanın imkânı yoktu, çünkü, satılmıyordu. 1980'li yıllarda gelişmiş sualtı video kameraları çıkınca işim daha kolaylaştı. Aslında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi, İşletme Sosyal Siyaset Bölümü mezunuyum. Okulu bitirince, inşaat sektöründe çalıştım. 45 yaşına dek o işleri devam ettirdim ama denizaltı çalışmalarını da sürdürdüm. 1988'de TRT'de ilk sualtı belgeselini yaptık, 'Seyir Günlüğü'. Sonra yönetmen Orhan Tuncel'le çok sayıda belgesel yaptık."

Başaşağı kurulan set
Haluk Cenan, ödül alan son filmi 'Mahşerin Atlıları' için oldukça iddialı konuşuyor:
"1990 yılından beri çok çarpıcı filmler yapıyorum. Örneğin 'Tenten' altı tane ödül aldı. Sonra 'Dinozor' yedi ödül kazandı. 'Mahşerin Atlıları'ndan da umutluyum. Bu film bugüne kadar yaptığım en zor film. 40'a yakın maket kullandım. Değişik bir teknik uyguladım ve maketleri su sathına ters olarak monte ettik. Balık adamlar da baş aşağı oynadılar ayaklarına köpükler taktık. Çünkü ışığın alttan gelmesini istiyordum. Diğer bütün sualtı filmlerinde ışık yukardan gelir."
Bu film, yakında başka festivallere de katılacakmış: "Mayıs'ta San Sebastian Film Festivali'ne gideceğim. Sonra Çek Cumhuriyeti'ne gideceğiz. İki yarışmadan da davet aldım. Bu benim için çok umut verici. Ödül almayacak filmleri davet etmezler çünkü. Benim yaptığım türden denizaltı filmi pek yapılmıyor. Bunlar fantastik, uzun zaman dilimleri içersinde gerçekleşen çok pahalı ama pek bir getirisi olmayan, çok orijinal filmler."
Haluk Cenan'ın denizaltı macerası bu kadar değil elbet. Şimdi sırada yepyeni projeler var. Cenan'ın programında, TRT için iki tane belgesel, Türk-Fransız ortak yapımı fantastik bir film ve çekimleri uluslararası sularda gerçekleştirilecek yeni bir belgesel var.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.