Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar

22 Nisan 2000

GSM, Telecom Italia ve 'Nautilus' projesi

ekatircioglu@radikal.com.tr
Nasıl ki cumhurbaşkanı seçimlerinde Anayasa'da olmadığı halde, askerin 'Ben de varım' demesi birçok kişiye 'makul' gelmişse, tıpkı onun gibi İş Bankası'nın GSM ihalesini bloke ederek serbest piyasa ekonomisinin 'anayasası' olan 'Rekabet Yasası'nı delmesi de aynı şekilde birçok kişiye 'makul' gelmiştir. Öyle ya genç Koç'un herhalde dedesi rahmetli Vehbi Bey'den devraldığı 'vizyon' çerçevesinde ifade ettiği gibi 'parayı bastıranın düdüğü çaldığı' bir ülkede daha başka ne beklenebilirdi ki?
İş Bankası gibi bir kurumun, arkasında Telecom Italia gibi uluslararası piyasalarda iddialı bir oyuncu ile birlikte rakiplerinden neredeyse 1.5 milyar dolar daha yüksek bir rakamı ortaya atmış olması, diğerlerine 'sakın ola ki bu sektöre girmeyin!' demekten başka bir anlam taşıyabilir mi? Bence taşıyamaz ve geçen haftaki yazımda da bu konuda olası bir tekelleşmeye işaret edip Rekabet Kurulu'nun dikkatini çekmeye çalışmıştım. Kimileri diyor ki, bu bir kapalı zarf usulü ihale olduğuna göre İş Bankası grubunun yüksek fiyat vererek bu ihaleyi almış olmasını kınamak en azından diğerlerinin de benzer şekilde düşünerek davranmış olma ihtimali olduğuna göre yersizdir. Dolayısıyla eğer gerçekten sonuçta bir tekel yaratılmışsa, bu daha çok hükümetin suçudur. Evet bu görüş doğrudur ama yine de İş Bankası grubunun davranışını aklayamaz. Çünkü hâlâ 'Rekabet Yasası'nın 6. maddesinin a bendi hâkim durumda olan bir teşebbüsün, 'Ticari faaliyet alanına başka bir teşebbüsün girmesine doğrudan veya dolaylı olarak engel olması'nı yasadışı ilan etmektedir ve İş Bankası grubunun yaptığı da budur.
Her neyse güneşin altında yeni bir şey yok aslında. Tarihte devletler her zaman tekel imtiyazları vermekten, işadamları da her zaman tekel imtiyazları almaktan hoşnut olmuşlardır. Ama ne var ki, tekel imtiyazı almış olanların her zaman geniş halk kesimlerinin zararına davranmış olmalarından olsa gerek, belirli bir tarihsel gelişme sonunda en azından bizim rekabet yasamıza da yansımış olduğu gibi 'hâkim durum' değilse de, 'hâkim durumu kötüye kullanmak' bütün Batı dünyasında yasaklanmıştır. Dolayısıyla da İş Bankası grubunun ikinci ihaleyi bloke ederek GSM 1800 pazarında tek kalmış olması, 'tekel' olmuş olması ya da 'hâkim durum' ele geçirmiş olması kendi başına çok da önemli olmayabilir. Çünkü neticede oynanan piyasa oyununda 'devlet' de oyunculardan biridir ve eğer devlet isterse yine de bu piyasada rekabeti sağlayabilir. Bu noktada devletin ne yapmak istediği önümüzdeki günlerde daha iyi anlaşılacaktır. Yeni bir ihale mi açacaktır, yoksa Telekom'un yüzde 20'lik satışıyla mı yetinecektir, hep birlikte göreceğiz. Ama daha şimdiden bu satışta Telecom Italia'nın talipler arasında adının geçmesi oldukça düşündürücü.
Düşündürücü, çünkü Telecom Italia'nın bu yöredeki, yani Akdeniz bölgesindeki faaliyetleri bu şirketin daha global bir pazar hâkimiyeti peşinde koştuğunu göstermektedir. Bilindiği gibi Telecom Italia geçen yıldan bu yana adına 'The Nautilus' projesi denilen ve İtalya, Yunanistan, Türkiye, İsrail, Güney Kıbrıs ve Mısır'ı içeren 7000 km'lik bir deniz altı fiber optik ağı projesi geliştirmeye çalışmaktadır. Bu proje telekom taşıyıcıları, internet servis sağlayıcıları, şehirlerden şehirlere internet servisi, yüksek hızda ses, veri ve resim hizmetleri gibi çeşitli hizmetler verecek olan büyük bir projedir. Telecom Italia'nın İş Bankası ile Türkiye'de gerçekleştirdiği operasyona ve bu arada Telekom'un yüzde 20 payına göz dikmiş olmasına bir de bu açıdan bakarsak verilen yüksek bedelin ve alınan imtiyazın önemi biraz daha anlaşılabilir. İş Bankası'nın bu işteki rolü mü? Tabii ki tıpkı Cumhuriyet'in ilk yıllarında olduğu gibi Türkiye'yi 'muasır medeniyetler' seviyesine taşımak isteği ve çabası. Yani sizin anlayacağınız bir çeşit' milli' bir görev. Sanki... Ne dersiniz?


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.