Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar

22 Nisan 2000

Takvim sıkışıyor

Sayın Demirel'in yeniden seçilmesine olanak sağlayacak olan Anayasa değişikliklerinin reddi halinde ne yapılacağının düşünülmemiş, alternatif çözümlerin öngörülmemiş olması, seçim sürecini iyice sıkışık hale getirmiş oldu. Zamanın büyük bölümü Anayasa değişikliği tartışmalarıyla geçirildikten sonra, şimdi yine 'yumurta kapıya geldiğinde' çözüm aranmaktadır. Adaylık başvuru takvimi yarılandığı halde henüz isimlendirme aşamasına geçilememiştir ve partiler arası ya da parti içi görüşmelerde hâlâ isimler yerine adaylarda aranacak nitelikler tartışılmaktadır.
Sayın Başbakan, "Belirlenecek isimler etrafında kamuoyu oluşturulmasının uygun olacağını"
ifade etmektedir. Ancak bu kadar sıkışık bir takvim içerisinde -kamuoyu oluşturmak bir yana adaylar üzerinde düşünmeye bile fazlaca vakit kalmayacağı anlaşılan bir oldu bitti seçim sürecine sürüklendiğimize tanık oluyoruz.
*   *   *

Başkanlık ya da yarı başkanlık değil parlamenter sistemde yeri olan, yani sembolik konumu öne çıkmış bulunan bir cumhurbaşkanı seçmek durumundayız. Cumhurbaşkanlarına 1982 Anayasası'yla verilmiş olan yetkilerin genişliği bile bu gerçeğin unutulmasına yol açmamalı, bu seçime verilen önem bu çerçeveyi aşmamalıydı. Oysa aday arayışlarında bu çerçevenin zorladığı, cumhurbaşkanlığı makamından sistemde tanımlanan konumunun dışında beklentilere girildiği görülmektedir.
Cumhurbaşkanı adayının parlamento içinden mi dışından mı olacağı konusundaki tartışmaların da normal çerçevesinden saptırıldığı, bu konuyla TBMM'nin prestiji arasında doğrudan ilişki kurulduğu görülmektedir. Böyle bir saplantının yanlış değerlendirmelere yol açması kaçınılmazdır.
Cumhurbaşkanının TBMM dışındaki adaylar arasından da seçilebileceği hususu bir Anayasa hükmü haline getirilmiştir. Bu hükümde bir dayatma kaygısı aramak yersiz olur. Tam tersine -adayların 550 kişilik bir çerçeveye sıkışması yerine- daha geniş bir yelpaze içinden seçim yapma şansını doğuran bu Anayasa hükmünün seçim sürecini olumlu yönde etkileyeceğini düşünüyoruz.
*   *   *

Cumhurbaşkanlığı seçimi kişisel hesaplara, art niyetlere alet edilmemeli ve herhangi bir oldu bittiye getirilmemelidir. Unutmayalım ki, bu onurlu göreve seçilecek kişi, "Devletin başı sıfatıyla, Türkiye Cumhuriyeti'ni ve Türk milletinin birliğini temsil edecek; Anayasa'nın uygulanmasını, devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetecektir."
Adaylık takviminin bitimine çok kısa bir süre kalmıştır. Kalan sürenin gereği gibi değerlendirilebilmesi için -başta lider kadroları olmak üzere- milletvekillerinin serinkanlı, sağduyulu ve sorumlu davranmaları ve olabildiğince uzlaşmaya açık bir yaklaşımı benimsemeleri gerekiyor.
Ülke, cumhurbaşkanlığı seçimleriyle, olması gerekenden daha fazla oyalanmış ve ülkenin önemli sorunları bu seçimler sonrasında ertelenmiş bulunuyor.
O nedenle bu seçimi olağan koşullarda sonuçlandırıp bir an önce gerçek gündeme dönmek zorunluluğu vardır.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.