![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar |
|
22 Nisan 2000 Zirveye doğru ismet.berkan@radikal.com.trÇankaya trafiğinde canlanma belirtileri baş gösterdi, daha önceki öngörülerimize uygun olarak. Ama esas hareketin bugün ve yarından itibaren olacağını aklınızdan çıkarmayın. Siz bu yazıyı okuduğunuzda adaylık başvurularının kapanmasına 96 saatten az bir zaman kalmış olacak. Bugün saat 14.00'te liderler bir araya gelecek. Acaba ne konuşacaklar? Tahminim bu zirvenin iki temel işlevi olacak: 1. Mesut Yılmaz'ın durumunun netleşmesi: Yani ANAP lideri aday olacak mı, olmayacak mı? Malum, MHP lideri Devlet Bahçeli ile Yılmaz arasında dolaylı bir diyalog oldu. Bu diyalogda Yılmaz'ın 'Ancak liderler söylerse aday olurum' sözlerine Bahçeli, 'Onu neden önereceğimizi bize anlatmalı' cevabını verdi. Bu cevabı nasıl isterseniz öyle okuyun, ben Ecevit ve Bahçeli'nin ortak hareket ettiğine ve Yılmaz'ın adaylığına sıcak bakmadığına inanıyorum. O yüzden bugünkü zirvede Yılmaz'ın konuyu açmaması halinde Bahçeli ve Ecevit bunu Yılmaz'ın aday olmayacağı şeklinde yorumlayacaklardır. Yılmaz konuyu açarsa, konu tartışılacaktır ve öyle ya da böyle bir sonuca bağlanacaktır. 2. Kamuoyuna bazı isimlerin duyurulması: Zirvede 'Falancanın adı üstünde bir uzlaşmaya vardık' şeklinde bir sonuç çıkmasını ben sürpriz sayarım. Onun yerine 'Genel Başkanlar şu, şu isimler üzerinde durmuşlardır' cinsinden bir açıklama bekliyorum. Yani zirvenin sonunda üç ya da dört isim açıklanabilir, Meclis ve kamuoyu bu isimleri tartışmaya davet edilebilir. Aslında bu nokta da ilk maddede yazdığım Mesut Yılmaz'ın durumu meselesiyle paralel. Yani, Mesut Yılmaz'ın adı cumhurbaşkanlığı için geçse bile bu isim diğer adaylarla birlikte açıklanacaktır. Son bir not, nükleer santral ihalesiyle ilgili. Neredeyse 20 yılı aşkın süredir devam eden bu ihale, Radikal'e ulaşan bilgilere göre iptal edilmenin kenarında duruyor. Hazine Müsteşarlığı'nın enflasyonla mücadele programı devam ederken nükleer santral için garanti vermeyeceğini duyurduğunu biliyorsunuz. Aslında Hazine'nin görüşü sadece garanti vermemekle sınırlı da değil. İhalenin biçiminin değiştirilerek yap-işlet-devret ya da yap-işlet modellerinden birine dönüştürülmesi de söz konusu. Elbette ihaleyle ilgili nihai karar yetkisi şu aşamada TEAŞ Genel Müdürlüğü'nde. Eğer TEAŞ ihaleyi iptal ederse, 20 küsur yıllık macera sona erecek, daha doğrusu sil baştan yeniden başlayacak. Yeni şartname hazırlanacak, yeni çağrı yapılacak, yeni ihale yapılacak. Yok ihale iptal edilmezse, yapılacak ertelemenin üç yıl olacağını unutmayın. En azından üç yıl için nükleer santral inşaatına başlanmayacak. Bu tavrın doğal siyasi nedenleri ve sonuçları da var elbette. Dikkat ediyorsanız koalisyon içinde ANAP'ın işleri bir türlü tam olarak yürümüyor. ANAP'taki bakanlıklar son zamanlarda türlü çeşitli biçimlerde frenleniyor. Acaba nükleer santral ihalesinin iptal edilmek üzere ertelenmesi, hükümet ortaklarının arasına giren karakedi ile ilişkili mi? Bunu önümüzdeki günlerde göreceğiz.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
|