![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar |
C-4, uçaksavar, roketatar dersiİran'dan geldikten bir müddet sonra, bir akşam Mehmet Şahin spor salonuna geldi ve Abdülhamit Çelik, Fatih Aydın ve benimle birlikte bir yere gideceğimizi söyledi. Bir ticari taksiye bindik ve Üsküdar'a gittik, orada bizi beyaz renkli bir Renault marka bir araç ile İranlı bir şahıs aldı ve Üsküdür'da yerini şu an hatırlayamadığım bir villaya götürdü. Bu villada iki İranlı şahıs daha vardı. Bu İranlı şahıslar Abdülhamit'in tercümanlığı sayesinde İranlı bir şahsın kaçırılması gerektiğini söyledi ve bu işi nasıl yapacağımızı bize teorik olarak anlattı. Bu kaçırma eylemi için ayrıca bir minibüs alınması gerektiğini söylediler. Biz bu villada bir iki saat kaldıktan sonra bu İranlı şahıslar bizi Üsküdar'da bir caddeye bırakıp gitti. Biz de evlerimize döndük. Ertesi gün Akademi'ye gittik, orada Hasan Kılıç, Abdülhamit Çelik'e kendisine para vereceğimi ve bir minibüs alması gerektiğini söyledi. Yaklaşık bir hafta sonra da Abdülhamit Çelik sarı renk Mitsubishi marka bir minibüsle geldi. Biz bu minibüsle 10-15 gün kadar İstanbul içersinde gezdikten sonra bir akşam spor salonunda ben, Abdülhamit Çelik, Fatih Aydın ve Muzaffer Dağdeviren'in bulunduğu sırada Mehmet Şahin geldi ve bir yere gideceğimizi söyledi. Birlikte dördümüz İstanbul'un karşı yakasında bir caddeye gittik, ancak gittiğimiz bu yerin adresini hatırlamıyorum. Bu caddede İranlı şahıslar bizi aldı ve adresini bilmediğim bir eve götürdüler. Burada İranlı bir şahsı kaçıracağımızı, bu şahsın şahin koruması olduğunu ve İran halkına zulüm ettiğini söylediler ve bizi aldıkları caddeye bıraktılar. Mehmet Şahin bu sırada bizden ayrıldı. Abdülhamit Çelik kaçıracağımız bu adamın evinin bulunduğu yere bizi götürdü, arabayı Fatih Aydın kullanıyordu. Biz kaçıracağımız şahsın evinin önüne geldikten sonra beklemeye başladık. Minibüsün yanına yaklaşan ve benim daha önceden hiç görmedim bir şahsı İranlıların işaret etmesiyle ben, Fatih Aydın, Abdülhamit Çelik, Muzaffer Dağdeviren ve birkaç İranlı ile bu şahsı yakalayarak minibüse koyduk ve önümüzdeki İranlıları takip etmeye başladık. Olay yerinden biraz uzaklaştıktan sonra arabaları durdurduk. İranlılar bize minibüsü öylece bırakarak ticari taksi ile gitmemizi söylediler, biz de ticari bir taksiye binerek spor salonuna gittik ve oradan evlerimize dağıldık. 8-10 gün sonra Hasan Kılıç minibüsü bıraktığımız yerden almamız gerektiğini söyledi ancak bu arabayı getirme işini, İranlı şahsı kaçırma eylemini yapanlar dışında birisinin yapması gerektiğini söyledi. Bizlerde şoförlük yoktu bunun için arabayı bıraktığımız yerden alamazdık. Kendisi ve Mehmet Şahin de getirmek istemiyorlardı. Akıllarına benim kayınbiraderim olan Murat Filiz geldi ve ona söylediler. O da gitti aracı bıraktığımız yerden alarak getirdi. Araba bir müddet Fatih Aydın ve bende kaldı. Daha sonra Hasan Kılıç bizden aracı alarak sattı. Bu olaydan epey bir zaman sonra Hasan Kılıç beni kendi ikâmetine çağırdı. Ben de gittim. Bana bir çanta verdi ve çantayı Tevhid dergisine sık sık gelip gitmekte olan İsmail Aydemir'in babasının evine götürmemi söyledi. Ben de çantayı aldım Fatih Aydın'la buluştum. Atışalanı'na İsmail Aydemir'in yanına gittik. Kendisi bizi alarak babasının Atışalanı'nda bulunan evine götürdü. İkâmette kimse yoktu. Bize kapıyı açtı ve kendisi girmeden gitti. (Tuncay Özkan'ın Haberi)
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
|