![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar |
Duygular ve gerçekler gtaner@radikal.com.trHans Peter Briegel bilinmeyen ismine karşın Beşiktaş'a teknik direktör oldu, Süleyman Seba'nın sabır şemsiyesi altında uzun süren 20 maçlık bocalama dönemini hasar görmeden atlattı ve ardından 12 maçlık peşpeşe galibiyet dizisi ile çevresinde bir sevgi çemberi oluşturdu. O çemberde yer alanlardan biriyim. Çünkü adamın kendine güveni vardı, elinden geleni vermenin çabasını harcıyordu, diyalogları sıcaktı, gereksiz hırçınlıkları yoktu, kendini kontrol edebilen, ilkeleri olan bir adamdı. Gördüğü sevgiyi, ilgiyi anlayabilen bir insandı. Özellikle 12 maçlık dizi ile sevdirdi kendini. Bu sevimlilik onun yetersiz yanını gizledi. Türk insanının sövmek kadar sevmeye de çok yatkın olduğunu anlamanın yollarından biridir, Briegel sevgisi.İnsanımız çabuk sever. Sevdi mi, gözü başka şeyi de görmez. Briegel gibi, Ahmet Dursun'u da çok sevdi Beşiktaşlı. Hem de ne sevme... Sevgi güzel şey. En güçlü iletişim aracı. Sevmeyi iyi bilmeli, onu açığa vurmalıyız. Ama.. Kötüye kullanmamalıyız. Sevimlilik ile üretim gücü yeterliliğini birbirine karıştırmamalıyız. O zaman sevgimizi kendi karşımıza koyar, zararını görürüz. Briegel benim de içinde bulunduğum bir azınlığa, hem de çok küçük bir azınlığa yetersiz yanı ile de göründü. Ve dedik ki; iyi hoş da, bu dost büyük işlerin komutanı olmaz. Beşiktaş hedefini büyüttü ise, yola daha flaş bir isimle çıkmalı. O isim, futbolcuyu, yöneticiyi, taraftarı etkisini altına alabilmeli, daha geldiğinde saygı uyandırmalı ve rakiplere tedirginlik verebilmeli. Bu da iyi bir geçmiş ile olur. Eğer Beşiktaş, bir teknik adamın kariyer yapma ortamı olarak deneyimi yetersiz bir teknik adama teslim edilecekse, o zaman da bu kişi, kariyeri bulunmayan, teknik adamlıkta isimsiz bir Alman yerine, bir Türk ve de Beşiktaş'ın çocuğu olmalı. Bire bir temas kurduğum okurlar ve de özellikle elmek'ler (elektronik mektup) gösteriyor ki, duyguları ile, sevgileri ile "Briegel'in kalmasını dileyenler" Scala adıyla birlikte bizim yanımıza taşındılar. Futbolcu, Briegel sevgisi ile Scala adının etkileyiciliğini bir arada dile getirmekte. Mutlandım. Briegel'i seviyoruz... Scala'ya güveniyoruz. Bu güvenin, sevgi doğurmayacağını kimse şimdiden iddia edemez. Kimse de Beşiktaş'ın Briegel'e vefasızlık ettiğini düşünmemeli. Beşiktaş Briegel'e teknik adamlık yaşamının en değerli katkısını yaptı. Hem kariyer hem para kazandırdı. Bu ayrılıkta suçlu yok.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
|