![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar |
Askerin derdi Siyasi iktidarların ve TBMM'nin üst düzeylerinde görev yapmış, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin üst kademesiyle yakın temaslarda bulunmuş herkes bilir.TSK'nın amacı devletin bütünlüğünü ve laik demokratik vasıflarını iç ve dışa karşı korumaktır. Bunlar Anayasa'nın giriş maddelerinde açıkça belirtilmiş, değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek hususlardır. Türkiye'de bütün kamu hizmetlerine talip olmuş kişi ve kurumların bu temel hususlar üzerinde birleşmeleri gerekir. Bu hususlar, eski deyimle: 'Asgari müşterekler', yani üzerinde birleşilmesi gereken en az hususlardır. Geçmiş bir yana bırakılsa, şu son on yıla bakılsa; Türkiye'de çıkan bunalımların bu asgari müştereklere uyulmamasından kaynaklandığı görülüyor. Yeni cumhurbaşkanı seçilmeden önce MHP Genel Başkanı partisinin bu iki hususa, ülke bütünlüğü ve laikliğe ne kadar öncelikle önem verdiğini vurgulayarak çoğu insana örnek olmuştur. Cumhurbaşkanlığına seçilen Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer'in ise ilk beyanında yaptığı aynı tür vurgulamada, bilinen hususun bir kere daha ilanı idi. Anayasa Mahkemesi Başkanı olarak Sezer bu temel prensipleri korumak için yıllarca gayret göstermiştir. Şimdi, Yüksek Askeri Şûra kararlarının da yargı denetimine bağlı olması gerektiği görüşüne sahip olduğu bilinen yeni Cumhurbaşkanı TSK'ya ters mi düşecek? Ya da, eğer Milli Güvenlik Kurulu konusunda farklı görüşleri varsa ne olacak? Daha ilk adımda yeni Cumhurbaşkanı, işe başlarken, MGK'nın bir bölümüyle karşı karşıya mı gelecek? Bütün bu sorulara kısa ve kesin yanıt vermek için yazının başlığına "Askerin derdi" dedik. TSK'nın temel amaçlarının ne olduğu doğru saptanmazsa, yanlış varsayımlar üzerine doğru neticelere varılabilir mi? Sık sık yabancı meslektaşlardan ve hatta yabancı büyükelçilerden TSK hakkında konuşmak üzere ziyaretçiler gelir. Daha ilk sorularından TSK hakkında hiç de doğru dürüst bilgi sahibi olmadıkları anlaşılır. Daha ziyade, kafalarında Batı dünyasının bir kısmına yerleşmiş klişeler vardır. Bunları düzeltmeden, TSK'nın Türkiye'deki yeri ve işlevi hakkında doğru bilgilere sahip olmadan, Türkiye'deki siyasi gelişmeleri doğru anlamaya imkan yoktur. Yeni Cumhurbaşkanı'nın bu hususta eksik bilgiye dayanan yanılgılar içinde olduğunu hiç sanmıyoruz. TSK ile sağlayıp sürdüreceği yakın ilişkilerin kendisine, Demirel'e cumhurbaşkanlığı sırasında açtığı gibi, yeni ufuklar açacağını düşünüyoruz. 10. Cumhurbaşkanı Sezer işe çok sağduyulu başlamıştır. Gerek mazbatasını aldıktan sonra yaptığı konuşma, gerek daha göreve başlamadan yakın çevresindeki görevlilere verdiği direktifler bunu açıkça gösterdi. Şimdiye kadar basın mensubu olarak izlediğimiz bütün cumhurbaşkanlarının göstermediği doğru sezileri onda gördük. 1950'lerden bu yana Ankara caddelerinden geçerken yolların kesilmesine sebep olanları halkın nasıl nefretle seyredip tepkisini gösterdiği bilinmeyen bir şey değildir. Şimdiye kadar cumhurbaşkanlarında seyredilen gösterişli davranışlar kime örnek oldu? Ne etki yarattı? Demirel'in akıl almaz bir girişimle sergilediği 'aile fotoğrafı' yerine Sezer'in Köşk fotoğrafçısına çektirilen 'aile fotoğrafı'nı yan yana koyabilir misiniz? Yeni Cumhurbaşkanı'ndan, mevcut Anayasal rejim bakımından çok şey beklemeye gerek duymasak bile, 65 milyon insanımıza örnek olacak davranışlar gözlemlemek az şey midir? Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Anayasa Profesörü Dr. Yavuz Sabuncu'nun dediği gibi Ahmet Necdet Sezer ile en azından 'Şaşaa dönemi bitecek. Cumhurbaşkanlığı konumu normale dönecektir."
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
|