![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar |
Yeni beyin göç haluks@kanald.com.trUnunuzu elediniz, eleğinizi astınız, iş miş aradığınız yok. Buna rağmen, bazı gazetelerin pazar günleri yayımlanan 'İnsan Kaynakları' eklerine bakıyor musunuz? Bakıyorsanız Türkiye'nin nereden gelip nereye gittiğine dair çok önemli ipuçları elde ediyorsunuz demektir. Şimdiye kadar yapmadıysanız bugün yapın, açın ekin sayfalarını, aranan elemanlarla ilgili ilanlara bir göz atın. Birkaç şey hemen dikkatinizi çekecektir: Bu ilanların birçoğu İngilizce. Bir zamanlar Almanca ve Fransızca ilanlar da çıkardı. Artık onlara pek rastlanmıyor. İlan veren olarak PriceWaterhouseCoppers, Arthur Andersen gibi aracı şirketlerin adı görünüyor. Eleman aranan işlerin birçoğunun ne olduğunu hemen anlayamıyorsunuz. Bunlar beş on yıl kadar önce yoktu. Küreselleşen dünyanın ve enformasyon toplumunun işleri bunlar. Birkaç örnek: Web Masters (internet uzmanları), 'software developers' (bilgisayar program tasarımcıları), görsel yönetmenler. Bir tanesi özellikle dikkatimi çekti: Tanınmış bir bankamız 'Future Specialist' arıyormuş. Yani, gelecek uzmanı! Arananlar daha çok 'içerik' üretimi ve iletişimle ilgili elemanlar. Mühendisler de hâlâ rağbette ama bizim bildiğimiz türden inşaat mühendisi, makine mühendisleri değil tanımlananlar. Bir şirket şu türden mühendisler arıyormuş: 'İmalat Planlama Mühendisi, Proses Mühendisi, Kalite Güvence Mühendisi'. Uzman bankacılık becerilerinin de müşterisi çok; ilanlardan öyle anlaşılıyor. Gene bu ilanlardan anlıyorsunuz ki, onların muhatapları, yani arananlar sadece Türkler değil; dahası, bu ilanlardaki işlere basvurabilecek nitelikteki Türkler dünyanın başka yerlerinde de kolayca iş bulabilirler. Hele bilgisayar becerisi olanlar. Amerika'sından Brezilya'sına tüm dünya onları arıyor. Torpile gerek yok. Yeter ki, işlerini bilsinler. Hürriyet gazetesi yöneticilerinden Ayşe Sözeri Cemal, İnsan Kaynakları ekleri sayesinde Türkiye'de torpilin sona erdiğini söylüyor. Bu çok önemli. Malum: Bir toplumun torpilden liyakat sistemine geçmesi toplumsal gelişmenin en büyük adımlarından biridir. Chicago Üniversitesi profesörlerinden Martin E. Marty Amerika'daki parlak beyinlerin ve yaratıcı zekâların cümbür cemaat internet şirketlerine göç etmesini bir çesit 'beyin göçü' olarak değerlendiriyor. Profesör Marty kaygılı: "Peki, siyaset alanı kimlere kalacak?" diye soruyor. 'Beyin göçü' küreselleşme öncesinde, parlak beyinlerin ve profesyonel beceri sahiplerinin yoksul ülkelerden zengin ülkelere göçü olarak ele alınırdı. Türkiye de bu göçün kurbanları arasında sayılırdı. Günümüzde sektörden sektöre akış da beyin göçü kavramı altında değerlendirilmeye başlanıyor. Ve yaratıcı beyin açısından yoksullaşan sektörlerin karşılaştığı sorunlar üzerinde duruluyor. Profesör Marty, Amerika'nın en iyi beyinlerinin şimdi gittikleri 'tamahkârlık sektörlerinden' siyasete ve kamu sektörüne cezbedilmesinin büyük önem taşıdığı kanısında. Aynı sorun, hem de çok daha ağır biçimde, bizim için de geçerli değil mi? Politika kimlere kalıyor?
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
|