![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar |
Çizgilerin dansı12. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali'nin açılış gösterisi 'Medea'nın koreografı ve dansçısı Dimitris Papayonnu, dans tiyatrosu ile çizgi roman arasında bir paralellik kuruyor SİBEL ARSLAN YEŞİLAYİSTANBUL - 12. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali, komşumuz Yunanistan'dan gelen 'Edafos Dans Tiyatrosu' yapımı 'Medea' ile açılıyor. 1986'da kurulan Edafos, başarılı çalışmalarının yanı sıra, özellikle 'Medea' ile katıldıkları Lizbon Expo'98 ve Lyon Dans Bienali'nde büyük beğeniyle karşılandı. Ekibin yaptığı en başarılı çalışma olarak değerlendirilen 'Medea'nın 1964 doğumlu genç koreografı, dekor-kostüm tasarımcısı ve dansçısı Dimitris Papayonnu ile görüştük. Grubunuzun adı Edafos Dans Tiyatrosu, ama yaptığınız çalışmalar daha çok 'koreo-drama olarak değerlendiriliyor. Bildiğimiz anlamdaki dans tiyatrosundan ayrılan yönü nedir sizin koreografilerinizin? Bizim yaptığımız tiyatroda söz kullanılmıyor. Grubumuzun adına Dans Tiyatrosu diyoruz, çünkü hem tiyatroyu, hem de dansı kullanıyoruz. Ama bilinen anlamda bir dans tiyatrosu yapmadığımız doğru. Daha çok görüntü-dans-drama tiyatrosu diyebiliriz. Ben çizgimizin antik çağlardaki dans tiyatrosuyla benzeştiğini düşünüyorum. Dans tiyatrosu daha bilinen bir kavram olduğu için adımızı öyle koyduk. Aslında 'bütüncül tiyatro' bizim tarzımızı daha iyi anlatıyor. Çünkü hem müzik, hem görüntü, hem bedensel devinim var, ama konuşma, söz kesinlikle yok. Bu kavram bize tam yakışan, yaptıklarımızı tam anlamıyla ifade eden bir terim. 'Medea' öyküsü günümüzle nasıl paralellik taşıyor sizce? Böylesine tutkulu bir aşk ve aşktan doğan şiddet bugünün gözüyle ne ifade ediyor? 'Medea'da çok ünlü bir oyun karakterini yeniden ele aldık. Hayal niteliği olan bir masal yaratmaya çalıştık. Euripides'in tragedyasıyla mitolojinin birleştiği yerde doğan, sevimsizliğin sevimlilikle birleştiği yerde bizim oyunumuz. Tragedyada konu Iason'un Medea'ya ihanetiyle başlar. Tüm bu mit, Argonoutların serüveni filan aslında Medea'nın içeriği. Mitolojik kahraman Medea'nın yeniden seyirciyle buluştuğu zaman gündeme gelip çağlar öncesindeki etkiyi yaratmasını ele alıyoruz. Medea mitolojik bir kahraman. Seyirciye, orada oynayan insanlara Medea'nın lanetini yansıtmak istedik. Oyunda sanki yeniden Medea'nın laneti tutmuş gibi oluyor. Bizim 'Medea'nın bir niteliği de bir metni sözsüz nasıl anlatabiliriz sahnede, bunu deneyen bir çalışma. Genellikle tiyatro metinleriyle mi çalışıyorsunuz? Daha önce Orestea, İphigenia, Sappho hakkında oyun sahneledim. Ama benim alanım sadece antik Yunan tiyatro edebiyatı değil. Mesela 'Drakula' yaptım, AIDS'le ilgili bir oyun yaptım. Çağdaş edebiyat metinleriyle de çalışıyoruz. Yunanistan'da dans tiyatrosunun yerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Son 10-12 yıldır dans tiyatrosu bir ivme kazandı ve gittikçe daha gelişiyor. Diğer alanlardan da, müzik ve görsel sanatlardan sanatçılar dans tiyatrosunda yer almaya başladı. Bana göre Yunan tiyatrosu cesur işler başardı. Ressam ve çizer olmanız koreografilerinizi ve rejilerinizi nasıl etkiliyor? Ressam ve çizerliğim özellikle Medea'da çok bariz biçimde görülüyor. Daha önce dediğim gibi, 'bir yapıtı konuşmasız nasıl anlatabiliriz'i deniyoruz burada. Çizgi romanda, karikatürde de çok az konuşmayla öykü anlatırsınız. Bu anlamda bir paralellik var.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
|