Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar

Peş peşe alınıyorlar

Mumcu zanlıları Kışlalı suikastına ulaştırdı. Kışlalı zanlılarının sorgularında ise Bahriye Üçok ve Muammer Aksoy'un faillerine ulaşıldı. Üçok'u öldüren bombayı Ferhan Özmen yerleştirdi
Haber ResmiSONER ARIKANOĞLU
ANKARA - Gazeteci-yazar Uğur Mumcu soruşturmasında elde edilen bilgiler, Ahmet Taner Kışlalı suikastından sonra Bahriye Üçok ve Muammer Aksoy suikastlarına da ışık tuttu. Üçok ve Aksoy'u da Hizbullah'tan kopan Kudüs Savaşçıları'nın öldürdüğü ortaya çıktı. Üçok'u öldüren bombayı da Kışlalı suikastının bombacısı Ferhan Özmen'in yaptığı belirlendi. Polis, Üçok ve Aksoy suikastına adı karışan diğer militanları arıyor.
Gazeteci, yazar ve bilim adamı Ahmet Taner Kışlalı soruşturması kapsamında gözaltına alınan sekiz zanlının sorgusu, Ankara Terörle Mücadele Şubesi'nde dün de sürdü. Radikal'in edindiği bilgiye göre, zanlıların dünkü sorguları sırasında iki gelişme yaşandı. 1990 yılında arka arkaya gerçekleşen iki ayrı suikasta kurban giden Doç. Dr. Bahriye Üçok ve Prof. Dr. Muammer Aksoy'un da Kudüs Savaşçıları tarafından öldürüldüğü ortaya çıktı. Kışlalı suikastı zanlılarından bazılarının 'Üçok ve Aksoy'u da bizimkiler öldürdü' dediği öğrenildi. Üçok'un ölümüne neden olan kitap içerisine yerleştirilmiş bombayı da grubun bomba uzmanı Ferhan Özmen'in yaptığı belirlendi. Kışlalı suikastındaki bombayı da Özmen yapmıştı. Üçok ve Aksoy suikastlarına adı karışan diğer militanlardan bazılarının kimliğini de belirleyen polis, Umut
Operasyonu'nu bu yönde genişletti. Bu arada Sıhhiye'deki Diyanet Kitabevi'nin bombalanması eylemini de yine aynı örgüt tarafından gerçekleştirildiği bildirildi.

Ölüm kargoyla gelmişti
SHP Parti Meclisi üyelerinden, eski Milletvekili Doç. Dr. Bahriye Üçok, 6 Ekim 1990'da kargoyla evine gönderilen bombalı paketin elinde patlaması sonucu yaşamını kaybetti. Üçok'u öldüren bombanın kitap içerisine yerleştirildiği, patlayıcı olarak TNT kullanılan bombayı ateşleyecek fünyenin ise kitabın kapağına monte edildiği belirlenmişti. Üçok'a düzenlenen suikastı İslami Hareket Örgütü üstlenmiş, gazeteleri arayan militanlar, Üçok'u 'tesettür konusundaki düşünceleri yüzünden öldürdüklerini' söylemişti. Üçok öldürülmeden önce SHP'nin hazırlamakta olduğu 'Laiklik' konulu raporun çalışmalarını yürütüyordu.

Muammer Aksoy suikastı
Türk Hukuk Kurumu ve Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı ve eski CHP Milletvekili Prof. Dr. Muammer Aksoy ise 31 Ocak 1990'da Ankara'da uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdi. Aksoy, ADD toplantısından çıkıp Bahçelievler'deki evine giderken kendisine pusu kuran üç kişinin açtığı ateş sonucu can verdi. Saldırıdan sonra gazeteleri arayan bazı kişiler, Aksoy'un 'Tesettür konusunda İslam'a karşı olan tavrı nedeniyle Müslümanlar tarafından öldürüldüğünü' ileri sürdü.

Kışlalı'yı denemişler
Ahmet Taner Kışlalı'nın otomobiline bombayı yerleştiren Necdet Yüksel'in polise verdiği ifadede, Kışlalı'yı denemek için otomobile birkaç kez boş paket bıraktıklarını söylediği bildirildi. Yüksel, "Amacımız Kışlalı'nın tavrını belirlemekti. Arabanın üzerine birkaç kez boş paket bırakıp kendisini uzaktan izledik. Her seferinde paketleri kendisi alıp çöpe attı" dedi.
Kışlalı suikastı zanlısı sekiz kişinin dört günlük gözaltı süresi bugün doluyor. Polisin gözaltı süresinin üç gün daha uzatılması için bugün Ankara DGM Başsavcılığı'na başvuracağı öğrenildi. Bu arada Umut Operasyonu kapsamında Türkiye genelinde gözaltına alınanların sayısı 146'ya ulaştı. 48'i tutuklanırken, 59'u tutuksuz serbest bırakıldı.
Kudüs Savaşçıları'nın Sincan yakınlarındaki üç ayrı tarlada bulunan cephaneliğindeki silah ve mühimmatın balistik incelemesi de Jandarma ve Emniyet'in kriminal laboratuvarlarında sürüyor. Balistik incelemeyle ilgili Radikal'e bilgi veren üst düzey bir emniyet yetkilisi, "Cephanelikte bulunan malzemelerle Üçok'a gönderilen bombanın aynısını yapmak mümkün" diye konuştu.

Silahlar İran'dan mı?
Silah ve mühimmatın İran'dan geldiği kuşkusu ağır basıyor. Üst düzey bir yetkili, "Silahların seri numaraları tamamen taşlanmış. Silahlar için bir yargıda bulunmak, mümkün değil. Ancak, C4'lerin ve diğer mühimmatın bu ülkeden söz konusu örgüte verilmiş olma ihtimali oldukça yüksek" dedi. C-4'lerin büyük bir kısmının ABD malı olduğunu saptadıklarını kaydeden yetkili, "Ancak bir kısmı ABD malı değil. Hangi ülkede üretildiğini belirleyebilmek için kimyasal testler yapıyoruz" bilgisini verdi.

Birlikte çalışılıyor
İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, dühn Meclis'te gazetecilerinsorularını yanıtlarken; polis içinde iki özel ekip kurularak başlatılan
operasyonlara, Kışlalı suikastıyla birlikte diğer güvenlik biimlerinin de dahil olduğunu söyledi. Tantan, "Başta yalnızca Emniyet operasyonuydu. Şimdi MİT ve Jandarma'yla birlikte çalışılıyor" dedi. Tantan, Mernis projesini de hayata geçireceklerini söyledi.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.