Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar

Hakkımı istiyorum!

Bu köşede, bundan bir buçuk yıl kadar önce, Martin Luther King'in bir konuşmasından esinlenerek, 'Bir rüya gördüm' başlıklı yazımda, bir fantezimi dile getirmiştim. Güya, dünkü tarih olan 16 Mayıs 2000 tarihinden tam 100 gün evvel, yıllardır kendi iktidarlarında iyi veya kötü, hizmet vermiş olan Demirel, Ecevit, Yılmaz ve Çiller'in bir ortak bildiri ile topluma seslenişini anlatmıştım. Bahçeli'yi, iktidardaki kısa süreli deneyimi ve Erbakan'ı da ancak kanunların zoru ile dışlandığından dolayı, dörtlü içine katmamıştım. Özet olarak, bu dörtlü, üzerlerine düşen görevleri yapmadıklarından dolayı Türk toplumundan özür diliyorlar ve yapılması gerekenleri, geri kalan 100 gün içinde yaptıktan sonra, sahayı gençlere bırakıp, kenara çekileceklerini söylüyorlardı.
Ama gerçek, benim bu fantezime hiç uymadı. Bu süre içinde Demirel, kapasite ve kalite yoksulluğundan değil, sergilediği tavır ve Ecevit tarafından yapılan pazarlanma tarzından dolayı toplumdan
tepki aldı ve bu da Meclis'in oyuna yansıdı. Ecevit, "Demirel giderse, istikrar gider, mahvoluruz" dedi ama, daha geçen hafta, her şeyin yolunda gittiğini, ballandıra ballandıra anlattı. Çiller ve Yılmaz ise, şimdiden gelecek seçimlere hazırlanıyorlar.
Bu duruma göre, 65 milyon Türk vatandaşı gibi ben, rüya görmeyi bir tarafa bırakıp, artık hakkımı istiyorum diye ortalara atılmak istiyorum. Anayasa Mahkemesi Başkanlığı gibi, yargının en üst kademesinden gelen yeni bir cumhurbaşkanının, Çankaya'daki ilk gününde, hiç olmazsa 21. yüzyılın içinde, uygar bir insan olarak yaşamanın koşullarını bizlere verecek kanunların yapılması ve uygulanmasında tüm imkânlarını kullanmasını istiyorum. Çankaya'daki cumhurbaşkanının neler yapıp neler yapamayacağını kestiriyorum. Yapacaklarını yaparak, yapamayacaklarını da ortaya koyarak, Türkiye'de yakın zamanda, gerçek bir demokrasinin olmasında katkıda bulunmasını istiyorum. Son 20 yıldır, ortalama yüzde 60'lık bir enflasyonla yaşamaya zoraki alıştığımız koşulları yaratan, kendilerine 'lider' denmesinden hoşlanıp, parti başkanlığından başka bir nitelikleri olmayan politikacıların, son 50 yıl içinde popülist tutumları nedeniyle büyük kentlerin varoşlarında yaratılan korkunç yaşam koşulları, politikacıların kendi çıkarlarına hizmet eden batık krediler sonunda iflas eden bankaları, insan hakları, düşünce özgürlükleri, idare ve yasamanın denetimi yanında yargının bağımsızlığı ve güveni konularında yeni Cumhurbakanımız Sezer'in çok şeyler yapabileceğine inanıyorum.
Sadece kanunların değil, gerçek adaletin bulunduğu, kanunların, kişilerin adına bakılmadan, eşit olarak uygulandığı bir toplum istiyorum. Kendi çıkardıkları yasaları çiğneyerek, Meclis'e silahla gelmeyi bir kabadayılık taslamak olarak gören kanun bilmez milletvekillerini sindirecek yaptırımların getirilmesini istiyorum. Daha üç gün evvel, Washington'da yürüyerek silah yasağı isteyen Amerikan vatandaşına layık görülen bir tavırla Türkiye'de kanunun bana ve yüzbinlerce kişiye aynı hakları vermesini istiyorum.
Günün koşul ve beklentilerine uygun yepyeni bir Anayasa'nın hazırlanmasını ve hepimize aynı hak ve hürriyeti sağlamasını istiyorum.
Hepimiz adına, tüm haklarımızı istiyorum. Bugüne kadar çalınmış olan
tüm hak ve hürriyetlerimi de KDV dahil, tümüyle geri istiyorum.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.