Tantan yolsuzluğu da yener fozkan@radikal.com.tr Faili meçhul ve organize suçlarla mücadelenin komutanı İçişleri Bakanı Sadettin Tantan yolsuzluğa da savaş açtı. Tantan bir ilki gerçekleştirdi. İlk defa devlet ile bir sivil örgüt el ele Türkiye'deki yolsuzluğun resmini ortaya çıkaracak.
Yaptığı araştırmalarla etkinliğini kanıtlayan sivil örgüt TESEV (Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı) Başkanı Can Paker ile Bakan Tantan'ın geçen hafta imzaladığı protokolle yapılacak 3000 denekli yolsuzluk araştırmasında rüşvetin, torpilin, haracın hangi sahalarda, nasıl uygulandığı tespit edilecek. TESEV Başkanı Can Paker, bilimsel araştırmaya maddi destek için Birleşmiş Milletler, OECD ve Dünya Bankası'na başvurulacağını söylüyor. İçişleri Bakanı Tantan'ın desteği ise Türkiye'nin dört bir yanında karakoldan, gümrüklere kadar tüm kamu kuruluşlarından bilgi alınabilmesinin yolunu açacak. Resim ortaya çıktıktan sonra da iş, tedbirlerin alınmasına kalacak.
Can Paker ile sohbetimiz sırasında yeni bir hedefini, TESEV'i 'Yolsuzluk Gözleme Merkezi' haline dönüştürme hedefini öğreniyorum.
Dünyada yolsuzluklarla mücadeleyi kendisine şiar edinmiş Transparency International'ın yolsuzluk tablosunda Türkiye, Zimbabve, Zambiya gibi Afrika ülkelerinden bile önce, 55'inci sırada. Tantan-TESEV işbirliği sekteye uğratılmazsa başımız dik yürüyebileceğiz, kara listede alt sıralarda olabileceğiz.Akşener'in kaseti Meral Akşener'in Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Sedat Ergin karşısında kaybettiği davada ödemeye mahkûm olduğu 26 milyar liralık tazminat için evini, arabasını, arsasını satılığa çıkardığı bilgisini daha önce paylaşmıştık.
Meral Akşener 'kaset ifşaatını' lideri Tansu Çiller'in talimatıyla, DYP Genel Başkan Yardımcılığı koltuğunda otururken 'icra ettiğini', dolayısıyla tazminatı da DYP'nin ödemesi gerektiğini savunuyor ama... DYP'nin de, Tansu Çiller'in de oralı olduğu yok. Geçenlerde duyduğum bir 'kulis'i sizlere aktaracağım. Duyduğumda "Yok canım. Bu kadar da olmaz" dedim. İnanasım gelmedi! Deniyor ki, mahkeme kararını aldıktan sonra Meral Akşener'i, bir DYP'li aramış. Bu DYP'li ekonomi dünyasının da yakından tanıdığı, Özer Bey ile Tansu Hanım'ın vitrinindeki prenslerinden biri... Meral Akşener'e, yakını bir işadamından 26 milyar lirayı alabileceğini (borç tanımını kullanmıyorum) söylemiş. Bu işadamı da özellikle son günlerde adı farklı bakanlık koridorlarında geçen, ünlü bir işadamı.
Meral Akşener teklifi kabul etmemiş. Ancak, 'can çıkar, huy çıkmaz' misali, DYP'li ağır topun sözlerini banda kaydetmiş.
İşte bu bölüme inanasım gelmedi. Meral Akşener kaydı ne yapacak? 26 milyar lirayı da ses bantlarını açıkladığı için kaybetmedi mi? Dahası Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök ile Birkan Erdal'ın açtığı davalar da 'Demokles'in kılıcı' gibi Meral Akşener'in başında sallanmıyor mu? Yine mi Ümit Utku? Ankara yolunda geçirdiği kaza sonrası hakkında soruşturma başlatılan ve görevden uzaklaştırılan eski İstanbul DGM Başsavcısı Oktar Çakır, Ankara'daki tedavisinden sonra İstanbul'a getirilmiş, Florance Nightingale Hastanesi'ne yatmıştı.
Bir hafta önce Zaman Gazetesi'nden Güntay Şimşek şöyle sesleniyordu: "Hadisenin garip yanı Şişli Adliyesi (Oktar Çakır DGM'den önce Şişli Cumhuriyet Başsavcısı'ydı) ile Florence Nightingale'in bağlı bulunduğu Türk Kardiyoloji Vakfı arasında ilginç bağlantının olması. Devletin bir kurumunun müfettişi, Türk Kardiyoloji Vakfı'nda şu an yönetim kurulu üyesi olan bir zatı, daha önce yönetim kurulu başkanlığı görevini üstlendiği bir KİT'teki zafiyetleri sebebiyle şikâyet etmek üzere Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na gider. Burada müfettiş epeyce oyalanır ve şikâyet için doğru adresin Şişli olduğu söylenir. Müfettiş, Şişli'nin yolunu tutar. Ancak Şişli Adliyesi'nden içeri bile sokulmaz..."
Bahsedilen isim elbette Ümit Utku... Sahte belge düzenlemeden tutun da hizmet nedeniyle emniyeti suiistimal etmeye kadar bir dizi suçlamayla Kıbrıs Türk Hava Yolları'ndaki görevinden zorla alınan Ümit Utku. Kardeşi eski Yargıtay Başkanı Müfit Utku'nun aracılığıyla Ümit Utku'nun hukuk adamlarıyla yakın ilişkisi olduğu bilinir.
Ev telefonundan görüştüğüm Oktar Çakır, uzun yıllardır kalp hastası olması nedeniyle bir kez de Florence Nightingale'de müşahade altına alındığını söylüyor. Eski Yargıtay Başkanı Utku ile yakın ilişkisinin olmadığını savunuyor.
Daha önce de bu satırlarda söylemiştim. Başsavcı kafa karıştırmaya devam ediyor.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
|