![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar |
Sayfayı çevirmek haluks@kanald.com.trİyi hayat, biraz da, sayfaları zarafetle çevirmek sanatıdır. İsteyin istemeyin birgün önünüzdeki sayfayı çevirmek zorunda kalırsınız. Hayat tek bir sayfadan ibaret değil ki... Türk siyasal yaşamının son 40 yılına damgasını basmış olan Süleyman Demirel için bugün işte öyle bir gün. Bu sabah çok alıştığı ünvanlarından, yetkilerinden, görevlerinden soyunmuş bir biçimde uyandı. Acaba neler hissetti? Bir şeylerin bir daha hiç eskisi gibi olmayacağını bilmenin yakıcı sıkıntısı mı bastı içine, yoksa yeni bir sayfa açmanın, yeni şeylere başlayacak olmanın heyecanını mı duydu? Makamından ayrılan politikacılar genellikle 'oraya yeniden dönmenin' hıncıyla yaşamaya başlarlar daha ilk andan itibaren. Neyse ki, Demirel için öyle bir seçenek yok. Onun için geriye dönüş yok. Olsaydı, 'şimdi ne yapacağı konusunda' bu kadar soru sorulmazdı. Malum, bir dönüş ustasıdır o. Kaç kez kaybettiği başbakanlık koltuğuna, kaç kez döndü. Kaç kez siyasi mezartaşı yazıldı, kaç kez mumyalar gibi sargılarla sarıldı, ama hep döndü. Gene bir yolunu bulup dönerdi. Bizim siyasetçilerimizi anlamanın temel ipucu olan 'geriye dönme sendromu'nun en tipik örneğiydi o. Ama bu kez dönüşü olmayan bir noktada görünüyor. İstese de, istemese de önünde en zor olan şey, özgürlük, uzanıyor! Virgilius, "İnsana dair hiçbir şey benim yabancım değildir," demiş. 'Geriye dönüş sendromu' da öyle. Politikacı olmasanız da kendi çapınızda yaşamış olabilirsiniz. Yaşamasanız da anladığınıza eminim. Ben yaşadım. 1974-1975 yıllarında İsmail Cem'le birlikte TRT'de geçirdiğimiz '500 Gün'den sonra, bir süre, başta Cem, hepimiz hep oraya dönecekmiş gibi yaşadık. Bizi görevden alan, Süleyman Demirel'in başkanlığındaki Milliyetçi Cephe (MC) hükümeti sona erer ermez eski konumumuza dönecektik hesaba göre. Aylar, hatta yıllar boyu, bütün diğer olasılıkları listeden çıkardık. Sayfayı çevirmeyi reddettik. Başka şeylerle uğraşırken vakit öldürüyorduk sadece. Hayatlarımız sanki askıya alınmıştı ve ancak 'oraya' dönünce yeniden başlayacaktı! Günün birinde, MC gittikten sonra, 'bizim' saydığımız yere başkaları getiriliverince, acı bir çığlıkla uyanabildik ancak. Sayfayı ancak o zaman çevirebildik. Hayatlarımız yeniden ileriye doğru yürümeye, hatta koşmaya başladı. Anladık ki, o bir dönemdi, gittiği sürece güzeldi, ama oraya bir daha dönülemezdi. Süleyman Demirel de belki hayatında ilk kez işte tam bu noktada. Sayfanın çevrildiği ve hayatını yeniden tanımlama özgürlüğünün kendisine geri verildiği noktada. Bundan sonraki adımlarını merakla izleyeceğiz.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
|