![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar |
İzafiyet ve zafiyet mineg@cybercable.frGeçimsiz olan biz miyiz, yoksa hasımlarımız mı bilinmez; Türklerin başı tüm insan soylarıyla derde girmiştir. Aynı yaşam alanını paylaştığımız ve paylaşmadığımız, denizden ve karadan üç günlük yolda, sınır içi ve dışı tek bir ırk yoktur zamanında hırlaşmadığımız. Tarihte bir Almanya vardır savaşmadığımız, onunla da şimdi hafiften hafiften, Türk göçmenler aracılığıyla sürtüşüyoruz. Kendi sınırlarımız içindeyse, Ermeni'si, Rum'u, bu ülkenin bizden önceki tüm sahipleriyle dövüşmüşüz ve halen, yakın zamana değin Kürtlüğünü bile kabul etmediğimiz Kürtlerle koz paylaşıyoruz. Bu olgunun yanı sıra ne gariptir ki bizden olmayan ve hatta tüm soylara aykırı, hepsinin sinirini bozan bir soy var, tüm dünyada düşmanlık görmüş, ezilmiş, horlanmış, yakılmış ve hiç kimseciklerle bağdaşamayan Türklerden dişe dokunur bir kötülük görmemişler: Yahudiler. Biz Araplaşmayan Türkler, en azından Araplaşmayı reddedenlerimiz, Yahudileri severiz. Sanırım onlar da bizi. Fi tarihte, niçin diğer soyların böylesine Yahudi düşmanı olduğunu düşünürdüm. Artık kafa yormuyorum. Çünkü zamanla, evvelallah biz Türklerin de bir o kadar sevilmediğini anladım. Tüm dünya Yahudilere ve Türklere düşman ya, dünyanın iki soya bakışı biraz farklı. Bize hem vurup, hem hakkımızı yiyorlar. Oysa Yahudilere vuruyor, ama haklarını yemiyorlar. Çünkü Türkler insanlığın entelektüel kaderini etkileyecek pek adam çıkarmazken, düşünce tarihini yazan kişilerin önemli bir bölümü Yahudilerin arasından yetişmiş. Yahudiler için her şey söyleniyor, ama 'aptal' ve 'cahil' denilemiyor. Örneğin, düşünce tarihinde çığır açmış 5 Türk sayamazsınız. Ama 5 Yahudi, hatta daha fazlasını bir çırpıda anımsarsınız. İlk beşle yetinecek olursak, şöyle bir sıralama yapabiliriz: İlk tektanrılı dinin kuramcısı Hz. Musa, ikinci tektanrılı dinin kuramcısı Hz. İsa, dinsel kapitalizme karşı dinsiz bir ideoloji ve ekonomiyi çıkaran Marx, ruh bilimciliğinde devrim yapan Freud ve tabii ki evrenin bilimsel anahtarını bulan Einstein! Peki, çok özetleyecek olursak, ne söylemişler de düşünce tarihine yeni ivmeler kazandırmış bu insanlar? Hz. Musa, çıktığı dağdan taş levhalarla inmiş ve: "Her şey, kanundur!" demiş. Hz.İsa, bir yanağına inen tokada diğer yanağını uzatmış: "Her şey sevgidir!" demiş. Karl Marx, kapitalizmi incelemesinden: "Her şey paradır!" sonucunu çıkarmış. Freud araştırmış, "Her şey cinselliktir," kararına varmış. Einstein ise bakmış, bakmış, "Her şey izafidir!" deyip çıkmış işin içinden. Türk halkı olmasa bile Türk medyası, Süleyman Demirel'i cumhurbaşkanlığından uğurlamayı iki aydır bitiremedi. Yani vallahi, imparatorluk olsaydık ve sultan ölseydi, böyle bir uğurlama töreni yapamazdık. Çünkü eskisine yanarken, yeni sultanı kızdırmaktan korkardık. Öylesine bir tören ki bu, sanki Demirel'e değil, ortak tarihimizin elli yılına mendil sallıyoruz. Bir kez daha yazmıştım, Demirel çok şanslı bir insan. İş hayatının sonuna doğru dişe dokunur bir emeklilik maaşı alsın diye baremi yükseltilen memur gibi, başarılı olduğu SON ve TEK işten, cumhurbaşkanlığından ayrılıyor emekliliğe. Aile fotoğrafını saymazsak, cumhurbaşkanlığında fazla bir hata yapmadı. Eğer bir hata yapıp yeniden politikaya atılmazsa, en azından Türk medyası onu son haliyle anacak. Ama atılırsa, başbakan, bakan olduğu zamanlar hatırlanacak. Çünkü... Demirel'in beş yıl öncesine kadar siyasal yaşamını kapsayan dönemde, her şey olan KANUN, çiğnendi. Her şey olan SEVGİ, 1970, 1980'de sokaklarda boğazlandı, 1990'larda iç savaşa dönüştü. Her şey olan PARA, hırsıza, uğursuza, mafyaya ve bu arada aile fotoğrafına aktı. Her şey olan CİNSELLİK, imam hatip okullarında bastırıldı ve Hizbullah dinselliğinde kendini gösterdi. Demirel'in köprüsü kurulurken, diğer milletler köprü, metro, tünel, hızlı tren ağlarıyla ördüler ülkelerini, dörde beşe katladılar olmayan denizlerinin gemi filolarını. Biz bir barajı tamamlayamazken, onlar elektrik satar hale geldiler ve 1960'lı yıllarda aynı ayarda olduğumuz Portekiz, İspanya, Yunanistan, hatta daha ileri olduğumuz Çekoslovakya gibileri artık bizi geride, çok gerilerde bıraktılar. Einstein haklı. Her şey izafi. Ama Demirel'in 'böyük' politikacılığı, zafiyetin izafiyeti.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
|