![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar |
Cinayete bahane bulanlar talkan@media.ankara.edu.trHizbullah cinayetleri ortalığa döküldükçe dinciler ya suspus oldular ya da 'iftira, dindar insanlar bunu yapmaz', demeye başladılar. Hâlâ kararsız ve kafası karışık olanlar da var. Aynı kişiler şimdi de Tevhid ve Selam gruplarının cinayetleri karşısında aynı tavrı takınıyorlar. Ya görmezlikten geliyorlar ya da olayı saptırmaya çalışıyorlar. 'İfadeler polis işkencesi sonucunda alındı.' 'İfadeler iftiradır.' 'Gündem değiştirmek için bunlar yapılıyor.' Bulunan parmak izleri, savcılıkta kabul edilen itiraflar, ortaya dökülen silahlar ve patlayıcılar, hiçbirinin önemi yok. Katiller serbest bırakılsa, ödüllendirilse, daha memnun kalacak gibiler. En ağırıma gideni de, Türkiye'den çok İran'ın çıkarlarını düşünür olmaları. "Aman İran incinmesin. Bütün olup bitenler, iyi komşumuz İran'la aramızı açmak için uydurulmuş bir Amerikan-İsrail tezgâhıdır." Şaşırıyorum bunları izlerken. Cinayetlerin ortaya çıkmasından, suçluların yakalanmasından üzülmüş, gocunmuş, tedirgin olmuş bir halleri var. Bu tavrı, dinle imanla nasıl bağdaştırıyorlar, anlamak mümkün değil. Bütün bunlara pek şaşmamak gerekir belki de. Bu adamlar, iktidara gelir gelmez ilk gezilerinde İran'a gitmediler mi? Türk güvenlik yetkililerine güvenmeyerek İranlı yetkililerle gizli toplantılar yapmadılar mı? Aleyhimize hükümler taşıyan boru hattı anlaşmasını imzalamadılar mı? Mumcu suikastından sorgulanan Arif Tarı'ya 'üstün hizmet belgesi' vermediler mi? Dini siyasal bir mücadele aracına indirgerseniz, bütün kutsallığı, ruhaniliği, insani değerleri yüceltme özelliği, ahlakla bağlantısı, işte böyle yiter gider. Din, kendine özgü ve özel bütün niteliklerini yitirir, pek çok dünyevi ideolojiden birisi haline gelir. O zaman da, kendisini dindar sanan pek çok insan, cinayetleri savunan veya görmezden gelen bir tavra doğru sürüklenir. Oysa insan yaşamının kutsallığından daha önemli bir dini veya ahlaki değer düşünebilir misiniz? Belki de bütün ahlak anlayışlarının birleşmesi gereken ilk nokta, yaşamın kutsallığıdır. Katilleri savunmaya çalışan bir anlayışı nereye koyarsınız? Bu gelişmeler umarım Kışlalı ve Mumcu ailelerinin çektiği acıları bir nebze olsun hafifletir. Kanıtlar toplanıp değerlendirildikten sonra İran bağlantısı şimdi gözüktüğü gibi somut bir nitelik kazanacak olursa, elbette İran'a savaş ilan edecek halimiz yok. Ama cinayetlerde rol oynayan İranlıların yargılanmak üzere verilmesini istemeliyiz. İran yönetimi vermemekte direnirse, diplomatik ve ekonomik önlemlere başvurmayılız. Adamların gelip gidip ülkemizde adam kesmesine ses çıkarmamak 'ince diplomasi' olamaz herhalde. Son bir not: Atatürkçü düşünce dernekleri, toplulukları ve kulüpleri 17-19 Mayıs günlerinde Samsun'dan Ankara'ya yürüyüş yapacaklar. Kışlalı, Mumcu, Üçok, Aksoy, Dursun gibi Atatürkçülerin sırayla katledildiği bir ülkede bu yürüyüşün özel bir anlamı olduğunu düşünüyorum. Yürüyecek gençlerin ayağına sağlık.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
|