Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar

Mumcu'nun son haberi

Papa'ya suikast girişimi, uyuşturucu kaçakçılığıyla birlikte, Mumcu'nun başlıca ilgi alanıydı. İran bağlantısı doğrulanırsa, Mumcu'nun en büyük haberi, ölümünden yedi yıl sonra yazılmış olacak
Haber ResmiBARRY RUBİN
Birkaç dakikalığına ilginizi bahşederseniz, size bu yılın en önemli hikâyeleri arasında yer alacak bir konuyu aktaracağım. Türk İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'a göre, polisin İstanbul'da şubat ayında başlattığı ve üç ay süren operasyonun sonunda, kökten İslamcı bir örgütün 24 Ocak 1993'te Uğur Mumcu'ya düzenlenen suikasttan sorumlu olan dokuz üyesi yakalandı.
Mumcu, aşırı gruplar, Türk mafyası, uyuşturucu kaçakçılığı ve 1981'deki Papa suikastı gibi sıcak konulara dokunmaktan çekinmeyen cesur bir yazar ve Türkiye'nin en başarılı araştırmacı gazetecisiydi. Öldürüldüğünde bunun İran'ın işi olduğuna dair şüpheler vardı. Ancak bu hiçbir zaman kanıtlanamadı. İran, sorumluluğu reddetti ve İslamcı partinin başkan yardımcısı Meclis'te suikasttan İsrail'i sorumlu tutan bir açıklama yaptı.
Mumcu unutulmadı. Her 24 Ocak'ta, insanlar evinin önünde toplanıp katillerinin yakalanmasını ve cezalandırılmasını istiyor. Mumcu cinayetinin ardından bir terörist saldırı dalgası başladı. Sadece o yıl içinde 90 cinayet işlendi. Türkiye'deki Yahudi cemaatinin en tanınmış simalarından Jak Kamhi'ye otomatik silahlar ve roketatarlarla suikast düzenlemek isteyen dört terörist yakalandı. Sürgündeki İranlı muhaliflerden birkaç tanesi işkenceyle öldürüldü.
Bu saldırı furyasına kurban gidenlerden biri de Onat Kutlar'dı. Kutlar aralık ayında öldürüldü. Bu saldırıların çoğunu düzenleyen İslami Büyük Doğu Akıncılar Cephesi (İBDA-C) Kutlar'ın öldüğü bombalamanın 'sömürgeci kutlamaları bozmaya' yönelik olduğunu açıkladı. İslamcıların nadiren ortaya koydukları Hıristiyan karşıtlığını sergilemesi açısından bu açıklama özellikle önemliydi. Mumcu'nun büyük haberlerinden biri de, Hıristiyan hedeflerinin en önemlisi olan Papa'ya yönelik suikastla ilgiliydi.
Mumcu'nun katilleri İran destekli Türk gazetesi Selam'da ve Tevhid isimli yardımcı bir dernekte çalışıyormuş. Ancak Türk kaynakların söylediğine göre İran'ın bu işteki rolü ikinci derecede değil. Üç teröristin ifadeleri, İranlıların Mumcu'yu öldüren bombayı arabasına bizzat koyduğunu gösteriyor.
Haberlere göre bombayı arabanın altına İranlılar yerleştirdi. Bomba, daha önce Türkiye'de görevli bir İsrailli diplomata ve Amerikan bilgisayar uzmanına yönelik saldırılarda kullanılanlarla aynı tipte. İran'ın bu suikastla yakından ilgili olduğu kanısı, Dışişleri Müsteşarı Faruk Loğoğlu, İran Büyükelçisi Muhammed Lavasani ile konu hakkında acil bir toplantı yaptığında daha da güçlendi.
Türkiye'de daha önce yapılan soruşturmalarda, teröristlerin İran'da eğitildiği gibi bulgulara rastlanılsa da, ikili ilişkilerde krize neden olduğundan Ankara bu tür suçlamaların yayımlanması konusunda temkinli olmuştur. Yeni bulguların siyasi etkilerinden biri, halihazırda destek kaybetmekte olan Fazilet Partisi'nin iyice gözden düşmesi olacak. Halkın İslamcı siyasilere verdiği destek son on yılın en düşük düzeyinde. 1990'ların ortasında güç kazandıysa da iktidardayken gösterdikleri basiretsizlik, liderlik sorunları ve ordunun açıkça karşı çıkması gibi bazı faktörler partinin kan kaybetmesine neden oldu.
Tamam, denebilir ki, İran'ın Türkiye'deki terör olaylarına karışması ve Türk hükümetini devirmeye çalışması enteresan ama ziyadesiyle şaşırtıcı. Üstelik bu olaylar yıllarca önce cereyan etmiş. Peki bu hikâye neden hâlâ sıcak? Asıl önemli soru, Mumcu'yu kimin öldürdüğü değil, neden kendisinin ilk hedeflerden biri olduğu. Mumcu laik bir gazeteciydi. Ama bu Türkiye'de garip bir durum değil. İslamcı gruplar ve İran hakkında basılı pek az yazısı var.
Peki Tahran'a ya da İran'ın Türkiye'deki ajanlarına yönelik bir tehlike oluşturmuyorken, neden bu terörizm kampanyasının ilk hedeflerinden biri oldu? Bunun cevabı Mumcu'nun en önemli hikâyelerinden birinde bulunabilir: Papa'ya suikast girişimi. Mazisi karanlık bir Türk'ün Papa'ya suikast düzenlemiş olmasının sebepleri hâlâ bir sır perdesiyle örtülü. Tetikçi Mehmet Ali Ağca'nın sağcı bazı örgütler ve çetelerle bağları var, ancak bu grupların da böylesi bir girişimden pek çıkarları yok.
Devrimin hemen sonrasındaki o heyecan dalgasının içinde, İranlılar son derece faal ve başarılı olan Papa'yı ekarte etmek isteyenlerle mi işbirliği yaptı? Ya İran istihbaratının bazı kriminal vakalar, söz gelimi Mumcu'nun da araştırmakta olduğu uyuşturucu kaçakçılığıyla ilgisi? Mumcu yedi yıl önce öldü. Ama en son, en büyük haberi yakında yazılabilir.Barry Rubin'in 16 Mayıs 2000 tarihli Jerusalem Post adlı İsrail gazetesindeki yazısıdır.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.