Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar

Suriye de Lübnan'dan geri çekilmeli

Haber Resmiİsrail, BM Güvenlik Konseyi'nin 425 ve 426 numaralı kararlarına uygun olarak Güney Lübnan'dan çekileceğini bildirdi. Öte yandan BM'nin Lübnan'daki tüm yabancı birliklerin çekilmesini öngören 520 sayılı kararı da var. Bu karar öncelikle Lübnan'daki 35 bin Suriye askerini ilgilendiriyor. Uluslararası hukukla ve kurumlarla karşı karşıya kaldığında içine düşeceği tehlikenin bilincinde olan Suriye, politik ve medyatik bir düzenek kurdu. Şam himayesindeki Beyrut bir yandan İsrail'in çekilmesini engellemeye, diğer yandan Suriye'nin Lübnan'daki varlığını meşrulaştırmaya çalışıyor. Böyle yaparak Lübnan'ın BM'deki tüm kazanımlarını tehlikeye atıyor. İlk önce Golan ve Güney Lübnan'ın kaderini birbirine bağladılar. Bugünse Güney Lübnan'dan çekilmeyi Filistinli mültecilerin durumu gibi Arap-İsrail çatışmasının en çetrefilli konularıyla ilişkilendiriyorlar. Bu engelleyici tavır Beyrut'taki yöneticilerin Lübnan kartını kaybetmek istemeyen Suriye'ye olan bağımlılıklarını sergiliyor. Hukuksal açıdan Lübnan sorunu Arap-İsrail çatışmasından tamamen farklıdır. Araplarla İsrailliler arasındaki sorun 1967 Savaşı'nda işgal edilen yerlerin geri teslim edilmesini öngören 242 ve 338 sayılı kararlara ve Filistinli mültecilerin durumuna ilişkin olan 194 numaralı karara dayanıyor. Bunların sadece Lübnan'a ilişkin 425, 426 ve 520 sayılı kararlarla ilgisi yok. Beyrut ayrıca Suriye'yi eleştiren herkesi susturmaya çalışıyor. Suriye ve dalkavukları sistematik şekilde Siyonist düşman kavramını kullanıyor. İsrail'le işbirliği nakaratı gerçek tartışmadan kaçınmak ve ülkenin tam bağımsızlığını kurmak için çabalayanları ezmek için kullanılıyor. Uluslararası toplum İsrail'in Güney Lübnan'ı işgal etmesi üzerine Suriye'nin stratejik dengeyi sağlaması bahanesiyle Lübnan'ı rehin almasına ses çıkarmadı. Lübnan'ın bölünmüşlüğünden bahsedildi. Bugün bu nedenlerin hiçbiri geçerli değil. İsrail çekilince zaten denge kalmayacak, Lübnan toplumunun da Fransızlar, Amerikalılar ve Kosovalılardan farkı yok. Lübnan sorununun çözümü 425, 426 ve 520 sayılı BM kararlarının uygulanmasına dayanıyor ve ilk iki adım İsrail'in çekilmesiyle tamamlanacak. Sonuncuya gelince Suriye'yi buna ikna etmek ya da zorlamak gerekli. Ayrıca iki ülkenin de Lübnan'dan çekilmesi Suriye-İsrail barışı için olumlu olmaz mı? ABD bir adım atarak Suriye'nin çekilmesini istedi. Uluslararası toplum artık hukukun uygulanması konusunda kararlılık sergiliyor. Kosova ve Doğu Timor'da bunu gördük. Yeni bir dünya düzeni kurulurken ve insan hakları öne çıkarken Lübnan bunu hak etmiyor mu? (Michel Aoun-Lübnan ordusu eski komutanı. 1991'den beri Fransa'da sığınmacı.)


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.