Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar

Fazilet kongresi

Geçen yazımızdan bu yana geçen bir hafta, birçok önemli olaya sahne oldu. Bunlardan birisi de Fazilet Partisi'nin 1. Olağan Kongresi. FP'nin siyasal yaşamımızdaki yeri ve rejim açısından tartışmalara yol açan konumu nedeniyle bu kongre, geniş bir ilgiyle izlendi.
Milli Nizam Partisi'nden (MNP) Fazilet Partisi'ne (FP) kadar uzanan çizgide, ilginç bir gelişme yaşanmıştır. Erbakan'ın temsil ettiği milli görüş, ilk kez 26.01.1970'te MNP'nin kuruluşuyla partileşmiş, bu parti 20.05.1971 tarihinde Anayasa Mahkemesi'nce kapatılmıştır. Hemen ardından, yine Erbakan'ın öncülüğüyle, 11.10.1972 tarihinde Milli Selamet Partisi (MSP) kurulmuştur. 1973 ve 1977 seçimlerinde Meclis'e giren MSP, 16.10.1981'de Milli Güvenlik Konseyi'nin çıkardığı bir yasayla -diğer partilerle birlikte- kapatılmıştır.
12 Eylül sonrasındaki partileşme aşamasında, 'Milli Görüş'ün örgütlenme adresi ise 19.07.1983'te kurulan Refah Partisi olmuştur. 16.01.1998'de Anayasa Mahkemesi'nce kapatılıncaya kadar siyasal yaşamını sürdüren RP, 1987/1991/1995 seçimlerine katılmış ve 1995 seçimlerinden birinci parti olarak çıkmıştır. RP'nin kadrolarını barındıran ve tabanı tarafından desteklenen FP ise 18.12.1997 tarihinde kurulmuştur.
*   *   *

Son genel seçimlerden üçüncü sırada çıkan ve anamuhalefet partisi konumunda bulunan FP'nin asıl gücü yerel yönetimlerdedir. Büyükşehir ve diğer belediye seçimlerinde en yüksek oyu alan FP, hizmet verdiği nüfus açısından da birinci sıradadır. Belediye sınırları içerisinde yaşayan yaklaşık 48 milyonluk nüfusun yüzde 28'ine, FP'li
belediye başkanlarının yönetimindeki belediyeler hizmet vermektedir. Büyükşehir belediyeleri için bu oran çok
daha yüksek düzeydedir. Büyükşehir sınırları içerisinde yaşayan 19 milyon 800 binlik nüfusun yüzde 65 dolayındaki bölümü FP'li belediyelerden hizmet almaktadır.
*   *   *

Türk siyasal yaşamında böyle bir konuma sahip olan Fazilet Partisi'nde olup bitenlerin, hiç kuşkusuz, siyasal yaşamımız açısından özel bir önemi vardır.
Bu kongrenin taşıdığı asıl önem, ilk kez birden fazla listenin çıkarılmış olmasıdır. Parti içi muhalefet, bütün baskılara karşın listesini çıkarmakta direnmiş, bu hareketiyle bir geleneği yıkarken, azımsanmayacak düzeyde de oy almıştır. Parti genel merkezinin bütün hukuk dış engellemelerine karşın alınan sonuç anlamlıdır.
FP yöneticilerinin kongre sürecinde sergiledikleri davranış, çifte standart anlayışının en çarpıcı örneklerinden birisini oluşturmuştur. RP'nin kapatılma aşamasından itibaren hukukun üstünlüğüne dayalı demokrasi taleplerini dillerinden düşürmeyen yöneticiler, muhaliflerinin parti içi yarışta demokratik haklarını kullanmalarına olanak vermemek için bütün güçlerini seferber etmişlerdir. Hatta bunu, ancak totaliter rejimlerde görülebilecek bir anlayışla, parti bütünlüğünün gereği saydıklarını söylemekten çekinmemişlerdir.
Adlarından başka bir yenilik sergileyemeyen parti içi muhalefetin iddiaları, yalnızca yönetim anlayışı farklılıklarıyla sınırlı kalmıştır. Buna rağmen elde ettikleri başarı, FP'de de bir şeylerin değişmeye başladığını, bugüne kadar sürdürülen hegemonyanın kırıldığını göstermesi açısından önem taşımaktadır.
Türk siyasetinin açmazı, değişime önderlik etmesi gereken partilerin değişim sürecinden en geç etkilenen kurumlar oluşudur. O nedenle partilerde gördüğümüz sınırlı değişim belirtileri bile umut yaratabilmektedir.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.