Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar

Objektiften süzülen tarih

Dünyaca ünlü Sipa fotoğraf ajansının kurucusu, yakın tarihin birçok önemli olayını bizzat kendi objektifiyle haberleştirmiş Gökşin Sipahioğlu'nun çalışmaları İstanbul'da
Haber ResmiEVRİM ALTUĞ
İSTANBUL - 73 yaşındaki Gökşin Sipahioğlu son 50 yılın fotoğraf makinesi objektifinden süzülüp haberleşmesine şahit oldu. Paris'teki sokak çatışmalarından ambargo altındaki Küba'ya, yüksek duvarların ardındaki Çin'e yakın tarihi somutlaştıran birçok fotoğraf karesine imza attı. 1973'de Amerikalı eşi Phyllis Springer'le Paris'te kurduğu Sipa-Press'in başında kendisinin izinden giden 32 meslektaşı ve sayısı 7 bini bulan yerel fotomuhabirleri ile tüm dünyaya haber ve fotoğraf geçmeyi sürdürüyor.
Sipahioğlu'nun çektiği fotoğraflardan oluşan 'Sipa=Sipahioğlu' adlı sergi dün Fransız Kültür Merkezi'nde açıldı. 1 Temmuz'a kadar sürecek sergi için İstanbul'a gelen Sipahioğlu'yla mesleğin incelikleri ve Sipa üzerine konuştuk.
Sergide ye alan siyah-beyaz fotoğrafların sizin çalıştığınız yıllardaki etkisi daha mı fazlaydı?
Siyah-beyaz etkiliydi. Çoğunlukla renkli çekimler de gerçekleştirdim. İsrail hariç bütün gezilerimin fotoğrafları renkliydi. Bu sergi için bir bütünlük oluşturması amacıyla onları siyah-beyaz olarak bastım.
Bağımsız bir fotoğraf ajansı için hangi koşullar gerekiyor?
Gazeteci gibi ajansın da bağımsız olması gerekiyor. Bir ajansın bağımsızlığı, gazeteciliğin bağımsızlığından kaynaklanıyor. Gazeteci bağımlı olduğu zaman siz de bilirsiniz ki, gazeteci değildir. Tabii kolay değil, özellikle bu dönemde çok güç bir şey bu.
Televizyonun fotomuhabirliğini tükettiğini söyleyebilir miyiz?
Tamamen aksi. Televizyon çıktığından beri fotomuhabirliğin önemi daha da arttı. Bugün televizyon bir olayı haber yaptığı vakit, görüntüler bir daha geri dönülmeksizin, en çok birkaç saniye geçiliyor. Oysa halk onları görmek istiyor. İstatistiklerle ispat edilmiş bir şey var, bugün büyük hadiselerin ardından, gazeteler ve dergilerin daha fazla baskı yaptığını görüyoruz. Halk olaylardan elde kalanları bilmek, görmek istiyor.
Ajans çalışanlarını nasıl seçiyorsunuz?
Sipa'yı kurduğumda meşhur fotoğrafçılar diğer ajanslarla çalışıyorlardı. Şimdi durum değişti. Biz gençlerle başladık. Son beş seneye kadar da hep böyle gitti. Yetiştirdiğimiz insanların bir kısmı bugün diğer ajanslarda çalışmaya başladı. Kimi de bizimle kalmayı seçti. Bugün bizim gibi bir ajansa girmek çok daha zor. Zaten birçok fotoğrafçımız var. Ajansa kabul edebilecekmizin diğerlerinden çok üstün olmalarını kanıtlamaları gerekiyor.
Bir fotomuhabiri nasıl olmalı?
Fotomuhabirinin iyi bir gazeteci olması, lisan bilmesi, terbiyeli olması ve halkla ilişkiler açısından çevresinin geniş olması gerekiyor. Tabii bir de gittiği haberin sonunu getirebilmesi çok önemli. Mesela geçenlerde Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac torunuyla tatile çıktı. Hava kapalıydı. Tüm fotoğrafçılar beklemeyi bırakıp gittiler. Bir tek bizim muhabirimiz oradaydı. Bekledi. 10 dakika sonra güneş çıktığında müsaade isteyerek cumhurbaşkanını torunuyla görüntülemeyi başardı ve o harika haberle Paris-Match'a kapak oldu.
Sipa Press'e göre bugün dünya gündemini neler meşgul ediyor?
Politik olarak Kore'deki birleşme kararı, Suriye'de Esad ve ondan sonraki durum, Ağca'nın iadesi ve spor alanında Avrupa Kupası da sanırım tüm Avrupa'yı ilgilendiriyor. Onun dışında henüz yeni bir haber almış değilim. Tabii bir de Almanya'daki nükleer santralların kapatılması konusu var. Bu konu çok harika. Ama aynı konu Türkiye için çok üzücü. Herkes nükleer enerjiden kurtulurken Türkiye'ye bu
enerji getirilmeye çalışılıyor ve işin kötüsü Türkiye'de hiçbir basın kuruluşu bu konunun üzerine gitmiyor. Bugün Türkiye'nin petrol, gaz, su, güneş ve rüzgâr kaynakları, tarihi birikimi dünyanın birçok ülkesinin kat kat üzerindedir. Eğer nükleer enerji bu topraklara girerse bu depremden yüz, hatta bin kere daha ağır sonuçlar verecektir. Çünkü nükleeri getirdikten sonra onu sökmek, ondan kurtulmak neredeyse imkânsızdır. Oysa iki gün önce aldığım bir habere göre Fransa, rüzgâr enerjisi tesisleri için İspanya'yla anlaşma halinde bulunuyor. Üstelik elde edilecek enerji oranı ise yüzde on civarında olacak.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.