19 yıl sonra yenidenHakkındaki tutuklama kararı vicahiye çevrilen Ağca suçlamaları reddetti, 'Tutuklanacağımı bilseydim, beni isteyen diğer ülkelere giderdim' dedi DEMET BİLGE / AHMET ŞIK ERKAN DURDU
İSTANBUL - İtalya'da affedilip Türkiye'ye iade edilen Mehmet Ali Ağca, 19 yıl aradan sonra dün ilk kez Türk yargısı önüne çıktı. Hakkındaki tüm suçlamaları reddeden Ağca, "Ben Abdi İpekçi cinayetinde katil rolü oynayan bir aktörüm. Tüm iddialar masaldır" dedi. Ağca hakkında gasp nedeniyle verilen gıyabi tutuklama kararı, vicahiye çevrildi.
Ağca, Kadıköy'de 1979'da bir taksiyi gasp ederek, iki arkadaşıyla Fruko Gazoz Fabrikası'nı soyduğu iddiasıyla, dün Kadıköy
2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargıç önüne çıktı. Mahkemeye çıkmadan önce, Kartal Eğitim Hastanesi'nde sağlık kontrolüne gönderilen Ağca hastaneden ayrıldığı andan itibaren adliyedeki güvenlik önlemi artırıldı. Çevredeki binaların üstüne özel tim polisi yerleştirilirken, belirli noktalara barikat kuruldu. 'Akrep' aracıyla 13.25'te Kadıköy Adliyesi'ne getirilen Ağca, polis kordonu altında duruşma salonuna girdi.Katil rolü oynayan aktör Kameraları karşısında gören Ağca'nın ilk sözü, "Ben masumum" oldu. Ağca, "Ben İpekçi'nin katili değilim. Bu cinayette katil rolünü oynayan bir aktörüm. Bekir Çelenk'in ölümünden sonra tüm deliller gömüldü, kayboldu. Tüm bunlar masaldır. Bunlardan rahatsız oluyorum" dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanı Nusret İnce, "Basına değil, mahkemeye konuş" diye Ağca'yı uyardı. Bu diyalog ardından kameralar dışarı çıkarıldı, salonun küçük olması nedeniyle az sayıda gazeteci mahkemeye girebildi.
İlk olarak kimlik yoklaması yapılan duruşmada yargıç İnce'nin medeni durumu ve mesleğini sorması üzerine Ağca, "Bekârım ve üniversite öğrencisiyim" dedi. Mahkeme başkanı tutanağa, Ağca'nın 'işsiz' olduğunu yazdırdı.
Gasp olayı ile ilgili 22 Nisan 1988'de hazırlanan iddianame
okunduktan sonra savunması sorulan Ağca, suçlamaları reddederek, "Hakkımdaki iddiaları gazeteden okudum. Üç soygun ve bir cinayetten yargılanıyormuşum. Bu iddialar yüz katlı bir gökdelenin sadece birinci katıdır. Daha önce hiç haberim olmadan Samsun'da işlemediğim bir cinayetten yargılandım. İzmir'de bir kuyumcunun ve Okmeydanı'nda bir kişinin öldürülmesinden sorumlu tutuldum. Bu kişiler ölmeden önce benim adımı vermiş, şaşırdım kaldım" dedi.
"Otobüs bekleyen zavallı vatandaşlarımıza haince saldırı yapılmış. Ünlü olan Ağca bundan da nasibini almış" diyen Ağca, Türkiye'ye kendi isteği ile geldiğini, iade edilmediğini söyledi. Ağca, "Zerre kadar suçum olsaydı, iadeyi istemezdim. Tüm bunlar masal olduğu için geldim" diye konuştu. Ağca, gasp olayında taksinin sahibi olan Cengiz Aydos'un savcılıktaki iddialarını da reddetti. Beni kimler istedi de... Avukat tutmak istediği söyleyen Ağca, "Beni üç avukat savunmak istiyormuş. Fakat biri Ankara'danmış, olur mu?" diye sordu. Yargıç İnce de, "İstediğin yerden avukat tutabilirsin" dedi. Ağca'nın gıyabi tutukluluk halinin vicahiye çevrilmesine karar veren mahkeme, tanıkların dinlenmesi ve eksik belgelerin tamamlanması için duruşmayı 10 Temmuz'a erteledi. Gazeteciler çıkarıldıktan sonra Ağca'nın mahkeme heyetine, "Tutuklanacağımı bilseydim, beni başka ülkeler de istiyordu,
oraya giderdim" dediği öğrenildi.
Duruşmadan sonra Ağca adliyeden ayrılırken, 'Gizli eller kimlere ait' diye slogan atan ÖDP üyesi Alper Taş, Recep Yılbaşı ve Can Hasanoğlu gözaltına alındı.
İtalya'dan gelen gazeteci Pino Scaccia da Papa suikastından bir yıl sonra Vatikan'da üst düzey bir yöneticinin kızının kaybolduğunu belirterek, "Ağca, kızı ülkücülerin kaçırdığını söyledi. Artık kızın nerede olduğunu söylemeli" dedi.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
|