Vazifemiz, havada üç takla! Tunca ARSLAN
Sezon sonu 'bombası' kabul edilen 'Görevimiz: Tehlike-2' başlamadan önce bir reklam seyretmek zorunda kaldım. Hoş, alımlı, zarif bir bayan, evi olduğunu tahmin ettiğim mekânda camı çerçeveyi indiriyor, bardakları, cam sehpaları, abajurları parçalıyor, sonra da gülümseyerek otomobiline binip uzaklaşıyordu. Bir otomobil reklamıydı söz konusu olan... Aklımda kaldığı kadarıyla slogan da 'Direksiyona geçmeden önce rahatlayın, sakinleşin' gibi bir şeydi. 'Böyle film öncesinde böyle reklam!' diye düşündüm ve John Woo'nun, Brian de Palma'dan devraldığı maceradaki 'rahatlama seansları'na iyice hazırlandım. Zaten az sonra Tom Cruise ile Thandie Newton da direksiyon başına geçip çılgın bir yarışa giriştiler, ama yalnızca camı çerçeveyi değil, otomobillerini ve binaları da parçalayıp havaya uçurarak, yüzlerinden tebessümü eksik etmediler. Virüsler ve hainler Aksiyon sinemasında iki tür yönetmen var kanımca: Eline su dökülebilenler ve eline su dökülemeyenler... John Woo, ikinci grubun önde gelenlerinden biri. Kimsenin eline su dökememesi için sınırlarını sonuna kadar zorluyor, kimilerinin bataklığa çevirdiği ve boğulduğu 'klişeler denizi'nde cesurca yelken açıyor. 'Görevimiz: Tehlike-2' bu açıdan macera tutkunlarını, John Woo hayranlarını yeterince doyuracak bir film. Brian de Palma, televizyon dizisinin benzersiz havası ile günümüzün 'hareket berekettir' anlayışının arasında sıkışıp kalmış, kendini dar bir alana hapsetmişti. Film, bittikten sonra beş saniye içinde kendini yok ediyordu adeta. Woo ise diziyi çoktan aklından silmiş bile. Yalnızca alameti farika niteliğindeki müzikten ve belli başlı vurgulardan yararlanmayı seçmiş, geri kalanında en başta James Bond'un kıskanacağı ama onun karizmasından uzak bir kahraman ile 'hiç özgün olmayan' bir dizi olay yaratmış. Evet, bir patinaj film 'Görevimiz: Tehlike-2' ama iyi bir patinaj olduğu ve bir iki santim de olsa yol alındığı gerçek. Kuşkusuz, ünlü siyah beyaz dizinin nostaljik fanatiklerini biraz üzecek, ağıt değilse bile tütsü yaktıracak, o eski kahramanlar ekibini ve ritüellerini 'derine gömen' bir patinaj bu.
Anlatılanların gerçekte hiçbir önemi yoksa da öykünün virüsler ve hainler hakkında olduğunu belirtelim. Bertolucci imzalı 'Teslimiyet'in aşk öznesi, süzgün kadını Thandie Newton yine iki erkek tarafından çekiştiriliyor ama bu kez iki iyi yerine, bir 'iyi' bir 'kötü' kahraman var karşımızda. Tom Cruise ise tehlikeli tatilleri severken tehlikeli görevlere çağrılan yakışıklı ajan rolünde göz dolduruyor, kötü adam Dougray Scott elinden geleni yapıyor ve görev icabı John Woo'nun önceki filmi 'Yüzyüze'nin 'değişim' meselesini fazla abartmadan tekrarlıyor. Cruise'un 'gözleri tamamen kapalı' değil bu kez, genellikle siyah gözlük takıyor ve bol bol numara çekiyor.
Carol Reed'in ünlü filmi 'Trapez'de tüm çalışmalar 'havada üç takla' atabilmek içindir bilindiği gibi. Dikkat ettim John Woo, Cruise'a bu rekoru egale ettirmeye çalışmış... Oysa Cüneyt Arkın yıllar önce havada beş takla atmıştı!
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
|