![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar |
Bir lider arıyorum! Bu politikacılar ya bizim bilmediğimiz bazı bilgilere sahipler veya hiç mi hiç, bir şey bilmiyorlar. Bunu hâlâ kestirebilmiş değilim. Alın, Avrupa Birliği üyeliğimizi. Adamlar, "Bize katılacaksanız, aşağıdaki koşulları yerine getirin" diyorlar. Kişi, katıldığı derneğe dahi, koşul ve kurallarına uyacağını bilerek katılır. Biz ise, uygulamamamıza rağmen, sürüyle idam cezası veriyoruz ve AB'nin idam cezasının kaldırılması uyarısına kulaklarımızı tıkıyoruz. AB'ye karşı mı geleceksin. İdam cezası verir ve infaz da edersin. Yok, zaten idam cezası verilmesine karşı, şu kadar yıldır kimseyi de asmamışız, o zaman da, efendi efendi, idam cezasını kaldırır ve suçluya, ölümden de beter olan ömür boyu hücre hapsi verir, kapatırsın.AB üyesi ülkelerin bize karşı kararlı değil, aslında epey kararsız olduklarını sanıyorum. Türkiye gibi 65 milyonluk bir nüfusu içlerine almak kolay değil. Bizim, Avrupa'da elimizi kolumuzu sallayarak iş aramamız da onların, şimdilik işine gelmiyor. En geç 10 yıl sonra, bizden tonla adam isteyebilirler. Bu, o zaman karar verilecek bir olgu. Türlü davranış ve kültürel inanışlarımızda da epey fark var. Bizi, bugüne dek 'barbar' ve 'canavar' olarak tanıyan Avrupa, bizlere hemen kucak açmak istemiyor. Ama, bu arada 65 milyon da pek öyle elinizin tersi ile itebileceğiniz bir pazar değil. Diğer taraftan da, Amerika'nın baskısı ile AB, bize kesinlikle kırmızı ışığı gösteremiyor. Ama, yeşili de yakmak için nazlanıyor. Sanki, bizim politikacı ve bürokrat kesiminde, AB'ye girmemizi istemeyen gruplar var gibi geliyor bana. Biz, daha çeteler problemini çözmüş değiliz ve sağ olsun, Ağca da geldikten sonra, şimdi de eski defterler karıştırılınca, eski çetelerin de ortaya dökülme olanağı ortada. Birileri, birilerini koruyor, aldıkları bilgileri paylaşacaklarına, kendi çıkarları için kullanıyorlar. Sıkıyorsa, hepsinin dosyalarını ortaya koyalım, suçluları bulalım; sıkmıyorsa, genel bir af çıkararak, artık geriye bakmayalım. İşin ilginç tarafı, her zamanki gibi toplum oyalanıyor, her gün yepyeni bir olayla gözlerimiz kamaştırılıyor veya kapatılıyor. Parti başkanları, suçlu olup olmadıklarından değil, partiler arası pazarlık sonucu, Meclis'te aklanıyor ve karalanıyor. Peki, toplumun gelecek günlerden ne beklediğini soran devlet adamı var mı dersiniz? Yok canım! Onlar, kendi programlarını yapıp karşımıza çıkıyor ve bir türlü de, söz verdiklerini dahi yapamıyorlar. Lider kavramının devrinin kapandığını söyleyenlerle her an konuşmaya hazırım. Türkiye'nin, her şeyden önce, vizyonu olan, eğitim ve üretimin kalkınmada en büyük unsur olduğuna inanan, kişi ve grupları, yarının belirsiz günleri için uyararak, onlara yol ve yön gösterecek bir lidere ihtiyacı var. Böyle bir kişiyi, toplum olarak biz mi bulup çıkartacağız, yoksa, o kendiliğinden mi ortaya çıkacak? Yoksa, bugünkü parti başkanlarından hiçbiri, Türkiye'yi 21. yüzyıla taşıyacak kişilik, bilgi ve birleştiricilik niteliklerine sahip değiller. İşin ilginç tarafı, onlar dahi bu kısırlığın farkındalar.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
|