Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar

Barbarlar kapıda

Haberi görür görmez aklıma onlar geldi: Marmaris Koyu'ndaki Rebecca gemisinin garip insan kargosu... Onlar da
58 kişiydi, İngiltere'nin Dover Limanı'nda TIR kamyonunda ölü bulunan garibanlar da. Acaba onlar mıydı? Acaba Asya'nın derinliklerinde başlayıp Ege sularında devam eden yolculukları en sonunda böylesine korkunç bir trajediyle mi noktalanmıştı?
Rebecca denize kıyısı olmayan bir ülkenin, Bolivya'nın bandırasını taşıyordu. Gemicilerin 'ölü gemi' dedikleri türden, miadını doldurmuş, köhne bir tekneydi. Olsa olsa kantarla satılıp jilet yapmaya yarardı. Ya da son bir sefer daha yaparak uyuşturucu ya da insan kaçakçılığı yapmaya ve sıkışınca hiç çekinmeden batırmaya...
İçindeki sekiz Rus tayfa ayrılınca onların yerini sekiz Sri Lankalı tayfa almıştı.
Rebecca aylarca Marmaris Koyu'nda kaldı.
Gün geldi, gemideki tayfaların açlık sınırında oldukları anlaşıldı. Hepsi yardıma muhtaçtı.
Peki, ne bekliyordu? Niçin aylar boyu burada demirlemiş duruyordu?
Günlerden bir gün geminin tıka basa insan dolduğu fark edildi. Bazıları ulusal giysileri içinde Hintliler ve Pakistanlılar dolaşıyordu güvertesinde. Hepsi erkekti ve sayıları 60 dolayındaydı. Buraya ne zaman, nasıl geldiklerini kimse bilmiyordu.
Ve en önemlisi ne zaman nereye gideceklerini bilen de yoktu.
Ama onların nasıl bir 'son' yolculuk için Marmaris Koyu'ndaki bu gemide bulunduklarını tahmin etmek o kadar zor değildi.
İşte onlar geldi aklıma Dover'daki Mercedes marka beyaz TIR kamyonunda bulunan 58 cesedi duyduğum zaman. Acaba onlar mıydı?
İngiliz polisi başlangıçta ölülerin kimliği ve ulusal kökeni konusunda bir açıklama yapmadı. Sonra, insan kaçakçıları tarafından Rotterdam'da domates sandıklarıyla yüklü bu kamyona doldurulanların Çinli olduğu bildirildi.
Demek ki, onlar değildi!
Ama pekâlâ onlar da olabilirdi. Şu anda onlar gibi binlercesi insan kaçakçılarına dünyanın parasını vererek Avrupa'ya geçmek için aktarma istasyonlarında bekliyorlardı.
Cesetlerin bulunmasının hemen ardından, Portekiz'in Santa Maria de Faria kentinde yapılan Avrupa Birliği zirvesinde 'insan tacirleri' şiddetle kınandı, yeni önlemler alınması istendi. Avrupa'nın surlarının daha da yükseltilmesi için hazırlıklar başladı.
Batı'nın büyük kandırmacalarından biri bir kez daha manşetlere sıçradı. Sermayenin, paranın, iletişimin ülkeler arasında engelsiz akmasını en temel insan hakları düzeyine çıkaranlar, sıra insanlara gelince nedense başka telden çalıyorlardı. Ulus-devlete, sınırlara, kotalara karşı amansızca savaşanlar yabancılar kent kapıları zorlayınca "Aman daha sağlam sınır, aman daha güçlü önlem, aman daha az göçmen!" diye
çığlıklar atıyorlardı. Bir yandan, tüm dünyaya yaydıkları mesajlarıyla kendi ülkelerini yeni bir Atlantis gibi göklere çıkarırken; öte yandan, o mesajlara inanıp oraya kapak atmaya çalışanlara düşman gözüyle bakıyorlardı.
Ama 'barbarlar'ın akını bir türlü biteceğe benzemiyordu.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.