Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar

İlginç gelişmeler

Avrupa Birliği, Türkiye'deki TC vatandaşı Kürt kökenlilerin azınlık sayılmasını istiyor.
Böylece ulusun büyük bir bölümü 'azınlık' olarak özel haklara sahip olarak ciddi bir bölünme gerçekleşecek.
AB'nin Ankara'daki temsilcisi bayan yeni bir bölme zemini yakaladığını düşünerek Alevi vatandaşları 'sorunlarını konuşmak için' evine davet ediyor.
Ulusu bir de din esaslarına göre bölme çabaları açıkça ve cesaretle sergileniyor.
Yapılan çeşitli yayınlarla, Türk demokrasisine sivil siyasetçi kesiminin değil, askerlerin egemen olduğuna inandırılmak isteniyor.
AB konusundaki temel politika esaslarının saptanması konusunda TBMM'nin değil, asker bir genel sekreterin başkanlığındaki Milli Güvenlik Kurulu Sekretaryası'nın egemen olduğu düşünülüyor.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin son yirmi yılda yetiştirdiği en parlak kurmay subaylarından biri olduğu tartışılmaz; Oramiral Güven Erkaya ölümünün ardından tahkir ediliyor. Böylece; Onun şahsında TSK küçük düşürülmek isteniyor.
Son yıllardaki pek tutarlı olmayan politikası ve liderinin üzerindeki gölgeler dolayısıyla marjinalleşme eğilimindeki bir parti kurtuluşunu liderinin, nereye kadar gittiği pek belli olmayan, ölçüsüz demeçlerinde arıyor. Ararken de ortaya attığı unsurlar alabildiğine istismar ediliyor.
Herkes Türk demokrasisinin, bütün yönleriyle, daha ileri gitmesini arzuladığını söylüyor. Buna itiraz eden yok. Ama körlerin fil tarifi gibi; iyi ya da kötü niyetli herkes konunun sadece dokunabildiği küçük yanıyla ilgili.
Yasalarla bu konularda sorumluluk almış kurumlar da çalışmalarını sürdürürken, daha ziyade uzmanlık alanlarıyla ilgili öneriler ortaya koyuyorlar.
Bütün bu gelişmeler devam ederken insan kendi kendine soruyor; çeşitli yaklaşımlar nerede ve nasıl bir araya getirilecek? Ama ne olacak? Toz ve duman ne zaman ortadan kalkacak?
Ortada Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet var.
Bu Cumhuriyet'in dayandığı temeller var. Bunların başında da, asla vazgeçilmeyecek olan; ülkenin ve ulusun bölünmez bütünlüğü ile laik ve demokratik karakter geliyor.
Bu temelleri kim koruyacak?
Soruya verilecek yanıtın kolay olması lazım. Çünkü gerçek demokrasilerde sistemi koruyacaklar bellidir. Ama Türkiye'de durum değişik.
Ne yazık ki ülkeyi yönetme durumunda olan, halk nezdindeki güven ve itibarları yüksek olmayan, TBMM'deki kimi kişisel ya da partisel çıkar arayışlı tutumlarıyla siyasetçilerin geneldeki yaklaşımları pek iç rahatlatmıyor.
Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'in korunması ve demokrasinin sağlam zeminler üzerinde geliştirilmesi idealini savunacak kişi ve kurumlar Allah'tan var.
Bunların başında TSK'nın geldiği düşünülüyor. Bu tam doğru düşünce değil. Eksik. Çünkü Cumhuriyet'in kuruluşundan bu yana, Atatürk ideallerine uygun
o kadar çok nesil yetişti ki.
Sadece askeri liselerden, harp okullarından ve harp akademilerinden yetişenleri değil, Anayasa'nın giriş maddelerinde yazılı prensiplere göre diğer sivil okullardan yetişmiş nesilleri de unutmayınız.
Manzaraya bu açıdan bakınca, çevrenizdeki bu temellere göre oluşmuş grupları hesaba katınca, ülke için endişe etmenize gerek yok.
Yeter ki devletin görevli ve sorumlu kurumları gereken çalışmaları yapsınlar. Kamuoyunu olup bitenlerden haberdar etsinler. Meydan sadece demokrasi ve insan hakları adına hareket ettiklerini iddia ederek bu ülkenin temellerine dinamit koymak isteyenlere kalmasın.
Düşünce özgürlüğünün önündeki sınırlar,
gerçek demokratik ölçüler içerisinde, mümkün olduğunca kaldırılsın.
Mümkün olan her şey açıkça tartışılsın.
Ortada 'tabu' kalmasın.
Ama bütün bunlar yapılırken kamuoyunu tek taraflı etkileyici, ulusu oyuna getirici, aldatıcı, art niyetler taşıyan girişimler yanıtsız bırakılmasın.
Genel durum bakımından hiç kötümser değiliz.
1953'ten beri Ankara'dan ülkedeki gelişmeleri izliyoruz.
Çeşitli iç ve dış çıkar oyunlarıyla ülke için ne tehlikeler yaratılmak istendiğini çok gördük. Ama bu girişimlerin hepsi boş çıktı. Çünkü yukarıda işaret ettiğimiz gibi; 1923'ten bu yana Atatürk ideallerine göre yetişmiş, onun kurduğu Cumhuriyet'i her koşul altında savunabilecek o kadar çok insan yetişti ki...


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.