![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Bir yöntem sorunu var mı? Önce şunu belirtmeliyim: Aşağıda yazılanların 'Bunlar, bilerek rakamları saptırıyorlar' gibi bir yargıyla kesinlikle ilişkisi yoktur. Saptırma suçlaması, sürekli yöntemlerini geliştirme çabasında olan, ortaya koydukları istatistik ürünlerinde evrensel standartları yakalamaya çalışan teknisyenlere çok büyük bir hakaret olur. DİE'nin açıkladığı milli gelir rakamlarına eleştirel bir gözle bakmak gerekli sanıyorum. Açıklamaya göre, gayri safi yurtiçi hasılamız (GSYİH), yılın ilk üç ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 5.6 oranında artmış. GSYİH'nın alt kalemlerine inilince çok farklı büyüme hızlarıyla karşılaşılıyor. Şüphesiz böyle farklılıklar olabilir. Ancak, bu farklılıklarda dikkat çekici bir unsur var ve vurgulamak gerekiyor. Tarım sektörü yüzde 0.4, sanayi sektörü ise yüzde 2.8 hızında büyümüşler. Buna karşılık, ticaret sektörü yüzde 10.1 hızında büyüyor. Bu nasıl oluyor? Nasıl, ticaret sektörü, ticarete konu olan malları üreten sektörlerdeki üretim artışının çok üzerinde büyüyor? Yanıtını aradığım soru bu. Tekrarlıyorum; bunun rakam saptırmakla falan bir ilişkisi yok. Çünkü, DİE, 1994 yılında yayımladığı 1710 yayın numaralı ve 'Gayri safi milli hasıla: Kavram, yöntem ve kaynaklar' adlı kitabının 18 ve 19. sayfalarında ticaret katma değerini hesaplama 'yöntemini' açıklıyor. Ama, sorun da galiba bu yöntemde. Özellikle, ekonominin dönüm noktalarında bu sorun belirginleşiyor. Mesela, hızlı bir daralmadan sonra büyümeye geçilen dönemlerde. Ya da, kur politikasının değiştirildiği dönemlerde. Şu anda Türkiye'de ikisi de var. Açmaya çalışayım. Yöntemin sorun yaratan kısmı kabaca şöyle: Ticaret sektörü katma değeri hesaplanırken, sadece sanayi ve tarım sektörü üretim değerlerinden yararlanılmıyor. İthalat ve ithalat vergisi de bu sektörlerin üretim değerlerine ekleniyor. Normal dönemlerde ortada bir sorun yok. Ama şöyle düşünelim: Faizler çok düştü. Döviz kuru artışı sabit ve ürettiğim ürünün satış fiyatının çok altında artıyor. Üstelik bir tüketim canlanması da var. Böyle bir ortamda hammadde ve ara malı stoklarının kuvvetlendirilmesi, dolayısıyla, ithalatın öne alınması beklenmez mi? Hele, küçük de olsa, 'Ya ileride kur politikası değişirse' gibi bir kuşkunuz da varsa. Bu stokların ticarete konu olacak mallara dönüşmesi belki ileride olacak. Yılın ilk üç ayında hem itahalat hem de ithalat vergileri çok hızlı artmış. Mesela, ithalat vergileri yüzde 32.5 oranında yükselmiş. Dolayısıyla, ticaret katma değeri de çok yüksek bir hızla artıyor. Üstelik, bu yüksek artış, yine 'yöntem' gereği otel ve lokanta hizmetleri katma değerini de şişiriyor. İşte tartışılması gereken sorun bu. Bir de çok kaba bir hesap: 2000 yılının ilk üç ayındaki, sanayi, tarım ve ithal vergisi katma değerleri için DİE'nin açıkladığı rakamları alalım. Geriye kalanlar ise 1999 düzeyinde olsun. Bu durumda, GSYİH yüzde 2.3 oranında artıyor. Hizmet katma değeri de bu oranda yükselsin. Düzeltilmiş GSYİH artışı yüzde 2.8'e çıkıyor. Açık ki, bu büyümenin alt sınırını oluşturuyor. Çünkü, ithalattaki artışın, özellikle tüketim mallarına yönelik ithalatın, ticaret katma değerini artırmasını beklemek doğal. Bu durumda, yüzde 5.6 oranında olmasa bile yine de önemli bir oranda büyüme olduğu anlaşılıyor. Bu da sevindirici. Milli gelir istatistiklerine ilişkin dikkat çekici bir diğer nokta da harcama tarafındaki deflatörlere (fiyatlara) ilişkin. Yılın ilk üç ayında, dayanıklı tüketim mallarına yapılan tüketim harcamaları yüzde 81, yarı dayanıklı mallara yapılan harcamalar ise yüzde 85 oranında artmış. Oysa, reel artışlar çok farklı. İlki, yüzde 22 artıyorken, ikincisi yüzde 2 oranında azalmış. Bu durumda, dayanıklı malların fiyatı yüzde 48, yarı dayanıklıların fiyatı ise yüzde 88 oranında artıyor. Bu farklılığın bir açıklaması var mı?
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||