![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
ABD'ye bir öğüt mine.saulnier@free.frSen kimsin ki ABD'ye öğüt vermeye kalkıyorsun? Diyeceksiniz. Fransız televizyonunda 1993 yapımı bir film seyrettim. ABD filmlerinden yer bulup Türkiye'ye gelemeyen başyapıtlardan biri. Yönetmen Nae Karanfil'in 'Pazar İzinleri' adını taşıyan filminin bir sahnesinde, Çavuşesku zamanında askerlik yapan erlere her gün zorla okutulan gazete seansı var. Gazete okurken aralarında fısıldaşan erleri, "Konuştun, ceza defterime yazıyorum..." diye uyaran çavuşa karşı bir er kalkıp: "Asıl siz konuşuyorsunuz, bizim öğrenim konsantrasyonumuzu engelliyorsunuz, ben de sizi defterime yazıyorum, künyenizi verin!" deyince işler karışıyor. İşte ben de kendimde benzeri bir hak buluyorum ABD'ye öğüt vermekte. ABD, merhum SSCB blokuyla giriştiği Soğuk Savaş'ta Türkiye'ye, "Solcuları susturacaksın, yaşatmayacaksın!" diye emir verdi. Bu emrin sonucunda, yalnız solculuk değil, benim ülkemin kaderini değiştirecek, bugünkü sorunlarını kökten çözecek 'eğitim' köreltildi, Köy Enstitüleri kapatıldı ve her şeyden fazla kafasını değiştirmesi gereken toplum tabanı, yobazlığın karanlığına mahkûm edildi. İnsanları dünyaya, dinler ve milli kimlikler ötesi bilgiye, meraka, uluslararası kültüre açan bu okulların yerine imam hatip okulları, bugün artık adım gibi biliyorum, ABD'nin icazetiyle kuruldu. Bu icazetin devamında, Atatürk'ün hilafeti bir günde devirmesine yol açan ünlü mektubu kaleme alan Ağa Han'ın burslarıyla, sözüm ona laik aydınlar beslenip, "Şeriattan korkmayınız, İslamcılar zararlı değildir," mesajını bizzat eğitim kurumlarında yaymakla görevlendirildiler. Bir gün Ağa Han'ın hilafeti savunan mektubunu ve kurduğu Ağa Han Vakfı'nın ne işe yaradığını ve Türkiye'de kimlere burs verdiğini etraflıca yazacağım. Bu icazetin devamında, 'Ilımlı İslam' adı verilen tümüyle gerçek dışı ve hatalı Amerikan politikası benimsendi. Fethullah Gülen'e, gerek bizzat ABD, gerekse ABD desteğindeki Türk devleti tarafından verilen paralarla içerde ve dışarda yüzlerce okul kurduruldu. Başbakan Ecevit, ilk iktidarında bükemediği ABD'nin bileğini ikinci iktidarında öpmeye karar verince, kulağına: "Sen bakma askerlere. Fethullah Hoca bizdendir, cesur ol, arka çık!" diye fısıldandı. Ecevit'in kulaklıkları çok hassas. Amerikan mesajlarını iyi algılıyor ve uyguluyor artık. Keşke bazen çıkarsa kulaklıklarını... Duymasa ya da duymazlıktan gelse. Hepimiz için daha iyi olurdu, hatta...ABD için bile. Çünkü ABD, Pakistan'da yanıldığı gibi, Afganistan'da yanıldığı gibi, İran'da yanıldığı gibi, Türkiye hakkında da yanılıyor. Ben Amerikan düşmanı değilim. Dostu da değilim ama, Felix Rohatyn'in biz gazetecilerin ülkesine yönelttiğimiz eleştirileri: "Dünyanın en büyük devleti ABD değil de İngiltere, Fransa ya da Almanya olsaydı, Amerikalılardan daha iyi mi yaparlardı dersiniz? Bizden daha mı sempatik, daha mı adil olurlardı?" diye yanıtlamasını doğru buluyorum. En büyük güç, elbette dünyaya kabul ettirmeye kalkacak kendi çıkarlarına hizmet eden politikaları. ABD yerine bir başka devlet de aynı baskıyı, hatta daha kötüsünü kurardı. Önemli olan, büyük gücün bize uygun olmayan politikalarına küçük güç olarak bile direnebilmek. İşte bu noktada ABD'yi, Türkiye'ye yönelik 'din' politikasının, kendi çıkarlarına bile hizmet etmeyeceği yönünde uyarmak gerektiğini düşünüyorum. Çünkü temelinde, ABD, Türkiye'nin kötülüğünü istemiyor. Fethullah Gülen gibilerini: "Biz bu İslamiyetçileri, ancak ılımlı İslamiyet'le yeneriz," fikriyle 'medyatör' olarak destekliyor. Oysa Gülen, ABD'yi bile aldatan, sahte bir ılımlı. Merak edenler, Müdafaa-i Hukuk gazetesinin ele geçirdiği ve 19 Mayıs 2000 sayısında yayımladığı 'son' kasetlerine bir göz atsınlar. Hazret, "Demokrasi, insan hakları maskeleri sökmezse, şiddete başvurmak gerek!" diyor açıkça. ABD, Fethullah ve Merve gibilerini kullandığını sanıyor. Oysa onlar tarafından kullanılıyor. Tıpkı İran ve Afganistan'da olduğu gibi. ABD'nin Türkiye'yi bir iç savaşa sürüklemek ya da şeriat devleti kurulsun istediğini sanmıyorum. Çok geç olmadan, desteklediği İslamcıların ılımlı olmadığını, şeriatın ılıtılamayacağını anlasa, hem bize iyilik eder, hem uzun vadede kendisine.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||