![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Durun! Siz evlenemezsiniz... Şu 500 milyarlık yarışma programı başlayalı beri, halk arasında yapılagelen 'maraba televole' esprisi (!) unutuldu ve yerini yenisine bıraktı. Şimdi kokoreççiden kestaneciye kadar herkes birbirine 'emin misin, son kararın mı?' demekte... Belki de bu soruların en gerekli olduğu yerlerin başında nikâh daireleri geliyor. Nikâh memuru, çiftlere yönelttiği '... eşliğe kabul ediyor musun?' sorusunun ardına 'Emin misiniz, son kararınız mı?' sorularını da eklese hiç fena olmayacak gibi... Çünkü dört bir yanımız, asla 'emin ve kararlı' olmadan yapılan evliliklerle dolu. Evlilik müessesesi, kurallara bağlandığından bu yana en çok sorgulanan kurumların başında geliyor. Evlilik yanlıları, evlilik karşıtları, biraz yanlı biraz karşıtları, istemeden yapılan evlilikleri, istendiği halde yapılamayan evlilikleri, istediği halde boşanamayanları, 'hamama girince terleyenleri' ve herşeye rağmen katlananlarıyla sürekli didiklenen konuların başında geliyor evlilik...Sinemada sayısız kere işlenen ve işlenmeye de devam edilecek olan evlilik olgusu, kimi kez Meryl Streep-Robert de Niro, bazen Woody Allen-Mia Farrow, Nicole Kidman-Tom Cruise, hatta Ahu Tuğba-Tarık Tarcan özneleriyle sürekli karşımıza çıktı. Bu hafta vizyona giren 'İkimizin Hikâyesi' adlı filmdeki çiftimiz ise Michelle Pfeiffer ve Bruce Willis... Yüzlerce örneği arasında çok da fazla bir şey söylemeyen, iç karartıcı, yüzeysel ve sıkıcı bir film İkimizin Hikâyesi. Bildik durumlar, klasik ev hali sorunları, kavgalar ve tarihin en klişe sorularından olan 'Evlilik aşkı öldürür mü?'nün kendi halinde bir irdelemesi. Üstelik film boyunca, boşansalar da kurtulsak dediğimiz çiftin finalde, alışkanlıklar ve 'aman kim uğraşacak şimdi yeni biriyle' mantığı ile evliliklerini kurtarır görünmeleri hiç de inandırıcı değil ve mutlu sona bile benzemiyor... Olumlu ve umutlu bir mesaj veriyor gibi görünmesine karşın, Amerikan Güzeli filmindeki pespaye evliliğe saldırının yanında çok sahte buluyoruz İkimizin Hikâyesi'ni... 'Amerikan Güzeli'nden bahsetmişken ve bunun yanına 'Gözü Tamamen Kapalı' filmini de koyarak, Amerikan aile sistemini kıyasıya sorguladıkları için yazılan hayranlık dolu eleştirileri hatırlıyoruz. Ve hemen burada dikkatleri kendi halinde bir Amerikan sitcom dizisine çekmek istiyoruz. Şu sıra Kanal e'de yayımlanmakta olan 'Çocuklarla Evlilik' adlı dizide, ayakkabıcı Al Bundy, karısı ve iki çocuğu arasında gelişen evlilik ve aile içi öykülerinde bu kurum eleştirisinin sözü geçen sinema filmlerinden çok daha önce ve çok daha keskin şekilde, asla taviz vermeyen kahkahalar arasında yapılageldiğini belirtmemeyi haksızlık sayıyoruz. Tüm evlilere, evlilikten yırttığını düşünenlere ve evliliğe endekslenenlere önerilir... Tamamen iki kişi arasında paylaşılması gereken evliliğin, devlet de dahil olmak üzere herkesin burnunu soktuğu ve ne kadar 'kutsal' bir müessese olması gerektiği dayatmasıyla büyüyen, yaşayan bir toplumuz... Dahası, aile kasaplarından aile çay bahçelerine kadar nerdeyse 'bekâra kız verilmez' noktasına dayanan bir 'birey özgürlüğüne hayat yok' durumuyla iç içeyiz. Evlilik aşkı öldürür mü, sorusunu başka bir soruyla karşılamak gerekirse, derim ki şunu düşünelim: Ferhat, Şirin'le evlenseydi... Evliliklerinin 7. yılında aşkından dağları tekrar deler miydi, yoksa atlet ve pijamasıyla oturup zapping yapmayı mı tercih ederdi?.. Not: Sevgili Kemal Sunal'ın ölümünden dolayı hissettiğim keskin acıyı tüm sevenleriyle paylaşıyorum...
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||