Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
5 Temmuz 2000

Borçlanmada olumlu gelişmeler

Niyet mektu-bunda, kamunun toplam borç stokunun GSMH'ye oranının 1999 yılı sonunda ulaştığı düzey dolaylarında (yüzde 58) kalacağının tahmin edildiği belirtiliyor. Bunun bir üst sınır olarak anlaşılması gerektiği ve bu oranın düşürülmeye çalışılacağı da vurgulanıyor. Bugün, toplam borç stokunun iç kısmındaki gelişmeler üzerinde duracağım.
Aşağıdaki tabloda, nakit (ihaleye bağlı) iç borç stokundaki gelişmeler, hem yıl sonları hem de haziran sonları itibarıyla veriliyor. İlk sütunda, nakit iç borç stokunda yılbaşına göre ne kadar yüzde artış olduğu gösteriliyor. İkinci sütunda, stokun GSMH'ye oranı (yüzde olarak) veriliyor. Son sütunda ise bir 'müflislik' ölçütü yer alıyor. Açayım:
Vadesi gelen bono ve tahvil ana paraları için yeniden borçlanmak doğal. Ancak, bu borçlanmaya ek olarak bir de faiz harcamaları için borçlanılıyorsa ve bu miktar giderek artıyorsa, o zaman 'müflis tüccar' konumuna düşülüyor. Bunun ülke ekonomisine getirdiği niteleme ise 'Her an kriz çıkabilir bir ülke' durumunda olmak. Uygulanan programın ana amaçlarından birisi, kamu maliyesini ve ülke ekonomisini böyle bir nitelemeden kurtarmak. Bunun için, Hazine'nin faiz harcamaları için yaptığı borçlanmanın giderek azaldığını görmemiz gerekiyor. Bu nasıl gerçekleşebilir: Dış borçlanma ve faiz dışı bütçede fazla vererek. Tabii ki sağlıklı olanı, faiz dışı bütçede fazla vererek bunu gerçekleştirmek.
Son sütunda yer alan rakamlar şöyle hesaplanıyor: Yıl başından ilgili tarihe kadar geçen sürede yapılan nakit iç borçlanmadan anapara ödemeleri düşülüyor. Elde edilen değer, net iç borçlanmayı gösteriyor. Sonra, net iç borçlanma rakamı iç faiz ödemelerine oranlanıyor ve çıkan rakam yüzde olarak veriliyor. Bu değerin giderek düşüyor olması gerekiyor. Yüzde 100'ün üzerindeki bir rakam, faiz ödemeleri dışında, bir de net dış borç geri ödemesi ve/veya faiz dışı bütçe açığı için de içeriden borçlanıldığını gösteriyor.
Yıl başına göre yüzde artış Stok/GSMH Müflislik ölçütü
1997 Haziran 46.2 - 126.7
1998 Haziran 46.7 - 74.1
1999 Haziran 54.0 - 105.0
2000 Haziran 34.1 27.4 58.0
1997 Sonu 141.3 15.8 153.4
1998 Sonu 104.9 17.9 88.8
1999 Sonu 112.3 25.8 114.7
2000 Sonu 71.0 30.0
Önemli noktalar:Birincisi, müflislik göstergesi, yılın ilk yarısında son derece düzelmiş. Nedeni, büyük ölçüde faiz dışı bütçede verilen fazla. Enflasyon hedefinin tutturulmasından daha önemli bir gelişme bu. Çünkü, enflasyondaki azalma bu düzelme olmadan hiçbir zaman kalıcı olamaz.
İkincisi, iç borç stokunun GSMH'ye olan oranında, 2000 yılı sonunda artış olması olasılığı. Müflislik göstergesi olumluya gidiyorken, bu nasıl olabilir? En büyük nedeni kuponlu tahvil uygulaması. 23 Ağustos'tan sonraki itfaların hepsi -ki 2.3 katrilyon lira kadar- kupon ödemeleri. Anapara geri ödemeleri söz konusu değil dolayısıyla. Bu durumda, bu tarihten sonra borç stokunda azalma olması imkânsız. Kupon ödemeleri için borçlanılacak her lira, stoku artıracak. Ancak, GSMH'ye olan borç stoku oranında artış olup olmayacağı, bu ödemelerin ne kadarı kadar borçlanılacağına ve GSMH'ye bağlı. Buradaki varsayımlar, iç borç servisinin yüzde 73'ü kadar borçlanılacağı ve GSMH artışının yüzde 42 dolaylarında olacağı şeklinde. İkinci bir neden de bir önceki hafta değindiğim olgu: Geçmişin kötü mirası nedeniyle, yılın ilk yarısında faiz harcamalarında yüksek artış var.
Program sekteye uğramazsa ve vergi gelirlerini artırıcı yeni düzenlemeler devreye konulursa, 2001 yılında çok daha olumlu mali göstergelerle karşı karşıya kalacağımız anlaşılıyor.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.