![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Yoksulluk kader değil ama... gsak@radikal.com.trHadi yine iyisiniz. Bu hafta açıklanan enflasyon rakamları uygulanmakta olan programın enflasyonla mücadele cephesinde işlerin yolunda olduğuna işaret ediyor. 2000 yılının ilk üç ayı için açıklanan büyüme rakamları da olumlu. Ekonomimiz yeni bir rotaya oturuyor. Ama müsaadenizle biz bu haftayı da güncel iktisadi gelişmelerin dışında, önümüzdeki dönemin meselelerinin altını çizerek geçirelim. Geçen hafta yoksullukla mücadele konusunda uluslararası alanda süren 'yöntem tartışması'na dikkat çekmiştik. Gelin bu hafta o tartışmayı Türkiye'ye bir bağlayalım. Bu köşenin sürekli okuyucuları hatırlayacaklardır, ilk olarak, Radikal'in 24 Şubat tarihli müshasında 'işin öte tarafı'na dikkat çekmeye çalışmıştık ülkemiz çerçevesinde. O yazıda lafı 2000 yılının başında uygulamaya konulan iktisadi programa getirmiş ve bu programın daha da yoksullaşacak olanlar için ne getirdiğini sormuştuk. O gün ucu görünen bir 'yoksullaşma sorunu'nun önemini vurgulamaya çalışmış ve programın bu önemli eksiğini belirtmiştik. O zamandan beri bu konuda hiçbir adım atılmadığını söylemek aslında mümkün değil. Hükümetimiz bu çerçevede Dünya Bankası ile temasa geçerek bir 'sosyal yardım ağı' projesinin de uygulanmakta olan iktisadi programa eklenmesini sağlamak için bir ilk adım attı. Bu çerçevede, Dünya Bankası ülkemizde ciddi bir sosyal yardım ağının tesis edilmesi için kaynak ayırmayı kabul etti. Şimdi bu 'yoksullaşma sorunu'na karşı ne tür önlemler alınması gerektiği üzerinde çalışılıyor. Ancak sosyal yardım ağı yoksulları ölmekten kurtarıyor, yoksulluğu ortadan kaldırmıyor. Gelin bugün Dünya Bankası çevrelerindeki 'yoksullukla mücadele' tartışması ekseninde birkaç noktanın altını çizelim. Çünkü memleketimizde "Hele şu istikrar işi bir bitsin, alıverirsin kaynakları vergi ile zenginlerden, dağıtıverirsin topladığını fakirlere" biçiminde ifade edilebilecek bir 'kolaycı' zihniyet hâkim bulunuyor. Sahi, nereden ne kadar alıp, nereye ne kadar vereceğimizi öyle 'şıppadak' biliyor olsaydık, ne kadar güzel olurdu? O, 'aldım-verdim' işini yapacak olanlar etkin bir biçimde ve kendilerini düşünmeden çalışıverselerdi hoş olmaz mıydı? Ama gelin görün ki, bir Robin Hood öyküsünde yaşamıyoruz. Ortada kurgulanmış bir dünya değil, acı ve tatsız bir gerçek var. Evet, yoksulluk bir kader değil. Yoksulluk, kul yapısı bir iktisadi sistemin 'normal' işleyişinin sonucunda üretilen bir sonuç. Şimdi yine iktisadi tedbirlerle 'o' iktisadi işleyişi değiştirmek önemli olan. Peki, ama ne yapmak gerekiyor? Öncelikle ülkede iktisadi büyüme sürecini yeniden başlatmak önem taşıyor. Ülkenin sürdürülebilir bir büyüme sürecine girebilmesi için ise iktisadi istikrar ve serbest ticaret ortamı gerekiyor. Şimdi ona başladık. Ama yetmiyor, ulusal ve uluslararası ölçekte 'iyi' yönetim de vazgeçilmez bir biçimde önemli. İyi yönetim, ulusal ölçekte kamu idaresi reformu yanında katılımcı bir demokrasiyi mutlaka gerektiriyor. Tarih gösteriyor ki, kapitalizm hem demokrasi hem de dikta ile aynı rahatlıkla bir arada olabiliyor. Ama yine tarih gösteriyor ki, yalnızca demokrasi yoksulluğa çare üretebiliyor. Büyüme ile birlikte paylaşılacak pasta büyüdükçe herkesin aldığı pay da göreli olarak büyüyor. Ama büyüme yalnızca gerekli bir koşul ve kesinlikle yeterli değil. Büyümenin herkesin refahına katkıda bulunabilmesi için, herkesin o büyüme sürecine eşit birer olarak katılabilmesini temin etmek önem taşıyor. Dışlanma yoksulluk üretiyor. Herkesin iktisadi büyüme sürecine, 'piyasaya', eşit şartlarda katılabilmesini temin etmek için herkesin gerekli yeteneklere sahip kılınması gerekiyor. Piyasaya eşit şartlarda katılımın ön şartı ise herkese nitelikli sağlık ve eğitim. Bakın bir program ihtiyacı daha şekilleniyor. Merak etmeyin bu mesele bitmez. gsak@radikal.com.tr
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||