![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
İki buçuk Türkiye'nin kanıtı Bugün size bir tablo sunmak istiyorum. Sonra bu tablonun bize öğrettikleri hakkında uzun uzun konuşacağız.Tabloyu ilk olarak pazartesi akşamı CNN Türk Masası programı sırasında Sedat Ergin'in elinde gördüm. Programın yarıdan fazlasını bu tabloyu tartışmaya ayırdık ama daha söylenecek çok şey olduğuna inanarak burada bilgileri tekrar ediyorum. Bu tablo, AC Nielsen Zet araştırma şirketi tarafından projeksiyon yöntemiyle hazırlandı. Bu bir gelir dağılımı araştırması değil, hatta onun tam tersi: Bir harcama grupları araştırması. A, B, C, D, E sosyo-ekonomik gruplarını yaptıkları hane başına harcamaya göre ayırmış tablo. Önce tabloya bakalım isterseniz: Grup Pay % Hane Sayısı Aylık harcama (Dolar) A 4.5 558.000 5.200 B 10.3 1.277.200 2.270 C1 16.9 2.095.600 780 C2 13.8 1.711.200 637 D 36.6 4.538.400 412 E 17.8 2.207.200 266 Bazı teknik bilgiler vermem gerek: Dünyanın her yerinde A sosyo- ekonomik grubu yüksek tüketim harcaması yapar. Türkiye'nin farkı, bu grubun çok az sayıda haneden (558 bin hane, yaklaşık 2 milyon 800 bin kişi) oluşması. Bu hanelerin yıllık harcaması 62 bin 750 doları buluyor. B sosyo ekonomik grubu, 'orta üst sınıf' anlamına gelir ve bu grup, araştırmaya göre 1 milyon 277 bin haneden, yaklaşık 6 milyon 386 bin kişiden oluşuyor. Yıllık hane halkı harcaması 27 bin 250 dolar. Normal olarak C1 ve C2, yani C sosyo ekonomik grubu tam tabiriyle 'ortadirek'tir. Araştırmaya göre Türkiye'de 3 milyon 800 bin hane bu grupta. 10 milyon 478 bin kişiden oluştuğu hesaplanan C1'in yıllık hane harcaması 9 bin 350, yaklaşık 8.5 milyon kişiden oluştuğu düşünülen C2'nin yıllık hane harcaması ise 7 bin 650 dolar. Bir önceki grupla aradaki uçurum dikkat çekici. Ve geliyoruz 'en alttakiler'e... Önce D grubu: 22.7 milyon kişiden oluştuğu hesaplanıyor ve yılda sadece 4950 dolar harcayabiliyor. En altın en altındaki E grubunda ise 11 milyonu aşkın vatandaşımız var ve hane başına harcama yılda 3 bin 200 dolar. Tabloya bakıldığında iki buçuk Türkiye çok net gözüküyor. D ve E bir Türkiye, C'ler öteki ve son olarak da buçuk Türkiye: A ve B. İşin ilginci 'konuşan Türkiye' sadece ve sadece bu buçuktan, yani 9 milyon kişiden oluşuyor. Neredeyse bütün ülke onlar için örgütlenmiş, seferber olmuş durumda. En basiti biz gazetelerimizi onlar için çıkartıyoruz, politikacılar öncelikle o 9 milyon kişiye hitap ediyor. Hazine bonosu ve tahvili ihalelerine de onlar giriyor, borsadan da onlar etkileniyor. 'Uçaklarda yer kalmadı' dediğimizde onlardan söz ediyoruz, hafta sonunun Şamdangalapaşa'larında onların hayatlarını yansıtıyoruz, Televolelerin konusu onlar, Kemal Sunal'a yaşarken burun kıvıranlar onlar, ülkedeki neredeyse bütün reklamcılık faaliyeti onlar için yapılıyor, tatile onlar gidiyor, üç ay kuyrukta bekleyip Mercedes otomobili onlar alıyor... En üstteki bu 9 milyon kişi, yani buçuk Türkiye her şeyiyle AB standardında yaşıyor, harcıyor. Bazıları AB standardının çok ama çok üstünde kazanıyor. C1 ve C2 grubundaki 19 milyon kişi, sırasıyla aylık 480 milyon ve 390 milyon liralık hane halkı harcamasıyla deli gibi bu buçuk Türkiye'ye, en üst gruba yaklaşmaya çalışıyor. Pek azı gazete satın alıyor, pek azı temel gıda harcamaları dışındaki harcamalara para ayırabiliyor, yani 'modern ekonomi' için tüketici bile değil onlar. Üstelik onlarınki umutsuz bir çaba. Her geçen gün hayat standardına özendikleri ve yakalamaya çalıştıkları bir üstteki gruptan biraz daha uzaklaştıklarını görüyorlar çünkü. Ve gelelim en alttakilere. 33 milyonu aşkın kişi, biz görmemeye çalışsak da ülkemizde açlık sınırlarının bile altında yaşıyorlar. 22 milyon kişilik D grubunda her ev yaklaşık ayda 254 milyon lira harcayabiliyor. Her evin en azından 4 kişiden oluştuğunu düşünün, kişi başına günde iki ekmekten biraz fazla para düşer. E grubu daha da kötü durumda: 11 milyon kişinin evinde ayda 164 milyon lira harcanabiliyor. Kişi başına bir ekmek ve belki bir iki zeytin. Bu kara tabloyu yorumlamaya yarın da devam edeceğim.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||