Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
7 Temmuz 2000

Sualtının büyüsünü yansıtan deniz kurdu

Haluk Cecan'ın çektiği 'Mahşerin Atlıları' isimli sualtı filmi katıldığı tüm festivallerde ödül üstüne ödül kazanıyor
Haber ResmiHIZIR TÜZEL
İSTANBUL - Çektiği sualtı filmleriyle uluslararası festivallerde bugüne kadar çeşitli ödüller kazanan Haluk Cecan, son olarak 'Mahşerin Atlıları' adlı filmiyle katıldığı Çek Cumhuriyeti'ndeki Tachov 22. Uluslararası Sualtı Filmleri Festivali'nden de ödülle döndü.
Sualtı filmleri konusunda Türkiye'nin sayılı isimlerinden biri olan Haluk Cecan'ın son filmi olan 'Mahşerin Atlıları' daha önce de, Strasbourg ve Marsilya Sualtı Filmleri festivallerinde 'Bronz Balina' ve Anfor ödüllerini almıştı. Çevre kirliliğine dikkat çeken 'Mahşerin Atlıları' ayrıca, 24. Uluslararası Ciclo Sualtı Filmleri Festivali'nde de 'Jüri Özel Ödülü' kazanmıştı.
Sualtı filmleri konusunda uzmanlaşmış pek çok ülkenin katıldığı bu festivallerde, çektiği filmlerle yıllardır adından söz ettiren Cecan, tam bir deniz tutkunu. Bir hobi olarak başladığı denizaltı çalışmalarına daha sonra kısa filmler çekerek devam eden Cecan, özellikle denizaltı canlılarına kostümler giydirerek çektiği 'Tenten ve Denizler Hâkimi' isimli filmle belki Türkiye'de değil ama Avrupa'da büyük ilgi çekmiş, yine yığınla ödül almıştı.

Özel bir teknik
Cecan son filmi 'Mahşerin Atlıları'nı tam iki buçuk yılda çektiğini söylüyor: "Bu filmde 40 kadar maket ve model kullandım. Bunların yapımı zaten altı ay sürdü. Sonra bunları Ayvalık'taki yazlığımın açıklarında denize monte ettim. Havanın uygun olduğu günlerde çekimleri tamamladık."

Kirliliğe dikkat çekti
"Nedir bu filmin özelliği, neden bu kadar çok ödül kazanıyor?" diye soruyoruz Halik Cecan'a: "Bir kere deniz kirliliğine dikkat çeken bir film. Sadece bilinen o denizaltı görüntülerini, balıkları, böcekleri göstermiyor. Hareket eden dev maketler var filmde. Savaş arabaları, dev denizatları, heykeller, tapınaklar var. Filmin en önemli özelliği ise, bazı sahnelerde kullandığım özel bir teknik. Filmin bir bölümünde ışık alttan yani denizaltından geliyor. Bu sahneleri maketleri ve oyuncuları köpüklerle desteklemek suretiyle, ters olarak çektim. Yani hepsi baş aşağıydılar. Bu teknik dünyada ilk kez uygulanıyor. Zaten Tachov'daki festivalde aldığım 'Deniz Kızı' ödülünü, en ilginç ve yapımı en zor olan filmlere veriyorlar."
Uzun yıllar mimarlık yapan Cecan, bütün birikimini sualtı çalışmalarına yatırmış, aradığı huzuru denizaltında bulan şanslı bir insan. Hiçbir maddi gelir beklemeden sürekli denizaltı araştırmaları yapan, filmler çeken bu deniz kurdu, yakında yine ilginç filmlere imza atacağını söylüyor.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.