Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
12 Temmuz 2000

Beyoğlu'nda Ege esintisi

'Yüzyüze III' başlığıyla otuz bir sanatçının Beyoğlu'ndaki üç ayrı galeride açtığı sergiler, Türk ve Yunan sanatçıları arasında sanatın evrensel diliyle kurulan ve dört yıldır süren iletişimi aktarıyor
EVRİM ALTUĞ
İSTANBUL - Yazın en yakıcı günlerinde 'Yüzyüze' temasıyla
açılan üç sergi Beyoğlu'nda deyim yerindeyse 'püfür püfür' Ege rüzgârları esiyor. Bu esinti, aslında 1996'dan bugüne neredeyse katlanarak ulaşan sürecin sonucu. Sanatın diliyle kurulan yalın iletişimin derin bir örneği sayılabilecek bu uzun yol, Türk ve Yunan sanatçılarının Sakız Adası'nda bir araya gelerek açtığı dostluk ve dayanışma sergisinden başlıyor. Her iki yakasında da gergin günlerin yaşandığı bir zaman diliminde hazırlanan bu yürekli sergiyi, 1997 yılında Caddebostan Sanat Galerisi'nde 'Var Oluş' temasıyla açılan 'Yüzyüze I' sergisi takip ediyor. Daha sonra Aralık 1998'de Atina'da 'Yolda Oluş' başlığıyla hazırlanan ikincisi geliyor. 'Yüzyüze III' sergisinde toplam 30 Türk ve Yunanlı sanatçıya ait heykel, yerleştirme ve resim zleyiciyle buluşuyor. Özellikle Türk katılımcıların, çağdaş sanatımızın önde gelen isimleri olması dikkat çekiyor.
İki kıyının sanatını üçüncü kez kucaklayan sürecin oluşumunda etkili isimler Yunanistan Güzel Sanatlar Meslek Odası Başkanı Eva Mela, Ali Akay ve Bedri Baykam'a sanatın 'bağımsız kimliği' ve iki ulus arasındaki sanatsal ortak paydaları sorduk:

Piyasaya karşı ortaklık
Eva Mela: Yıldan yıla baktığım zaman her iki toplumun da Batı sanatı ve kültüründen etkilendiğini görebiliyorum. Ama Türkiye'deki sanatçıların, bizim de temsil ettiğimiz Doğu Akdeniz medeniyetini yeterince tanımadığını da söylemek gerekiyor. Birbirimizden her geçen yıl daha da fazla etkileniyoruz. Sanatsal açıdan baktığımızda, eserleri de benzer düşünce yapıları içinde kurguladığımız anlaşılıyor. Türkiye'den tanıdığım sanatçılar daha Avangard bir tavır içindeler. Yunanistan'da sanat, ticarileşme tehdidi altında. Umarım, buna karşı bağımsız sanat ortamını yaşatmak üzere ortaklığımızı güçlendirip özgün tavrımızı oluşturabiliriz.
Ali Akay: Asıl mesele, sanatın evrensel bir boyuta gittiği süreç
içerisinde yakalanabilecek, 'pazara' ortak direniş noktalarını bulabilmekten geçiyor. Sergiler bu bakımdan siyasi ve estetik bir niyet barındırıyor. Ve sonuçta ticari kaygıların ötesinde, piyasayla hiç alakası olmayan, sosyal bir yapı içeriyor.
Bedri Baykam: Politikacıların ve medyanın 'yarattığı' bir Türk-Yunan dostluğu değil bu; serginin adındaki gibi yüz yüze bir dostluk... Sanatçıların öncelikle birbirleriyle teması, şarabın, fikirlerin, estetiğin doğrudan paylaşımı söz konusu. Aynı çağı, dönemi ve nabzı paylaşan insanlarız. İstesek de istemesek de birbirimizi her alanda etkiliyoruz. Bu diyalog, sanatın ve bilinçaltının derinliklerinde yankılanıyor. Aramızda aşılması gereken komik ve tarihsel hesaplaşmalar var. Bu diyaloğa bundan sonra depremlerin değil, sanatın vesile olması gerekiyor.
'Yüzyüze III Sergileri, 29 Temmuz'a dek Asmalımescit, Galatea ve Yapı Kredi Kazım Taşkent Sanat Galerisi'nde görülebilir.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.